21 Ekim 2026, Çarşamba
Güne ve gündeme dair her şey için sadece 9 Dakika diyoruz!
Dokuz Dakika
Gündem İş Dünyası Çevre ve Enerji Girişimcilik Teknoloji Kültür - Sanat
Giriş Yap
Dokuz Dakika
Bizi takip edin
Kategoriler
Gündem İş Dünyası Çevre ve Enerji Girişimcilik Teknoloji Kültür - Sanat
Keşfet
Bültenler Haberler
Kurumsal
Hakkımızda Künye Reklam & İş Birliği Kariyer İletişim
Giriş Yap Kayıt Ol
Kültür - Sanat · Sayı #8

“Dondurmam Gaymak: Gapital” Sinemalarda, Yekta Kopan’dan Yeni Kitap, TAVŞAN İMPARATORLUĞU Ekranlarda…

F
Fatih Önder
16 Ekim 2026
9 dak. 36 sn. okuma
Bu sayıyı dinleyin 15 dak. 47 sn. dinleme
Tarayıcınız ses oynatmayı desteklemiyor. Dosyayı indirin.

Bu Sayıda

  • 1 GÜNDEM
  • 2 PERDEDE
  • 3 EKRANDA
  • 4 SAHNEDE
  • 5 SERGİDE
  • 6 RAFLARDA
  • 7 PORTRE

16 Ekim 2026 cuma sabahından merhaba,

Haftalık olarak yayımladığımız kültür-sanat bülteniyle karşısınızdayız. 

Kültür-sanat dünyası oldukça hareketli.

📌Türkiye’nin en genç yönetmeni Ferit Kılıç’ın senaryosunu da yazdığı ve 19 yaşında çektiği ilk uzun metrajlı filmi “Dans Eden Melekler”, dünya prömiyerini 47. Kahire Uluslararası Film Festivali’nde gerçekleştirecek. 

📌8-15 Kasım tarihleri arasında sinemaseverlerle buluşacak 14. Boğaziçi Film Festivali’nin Uluslararası Uzun Metraj Yarışması’nda farklı ülkelerden 10 film, büyük ödül için yarışacak. 

📌Türk sinemasının unutulmaz mizah klasiklerinden “Dondurmam Gaymak”, 20 yıl aradan sonra devam filmiyle beyaz perdeye dönüyor.

📌Yedi dalda Altın Portakal sahibi TAVŞAN İMPARATORLUĞU, MUBI'de yayımlanmaya başladı.

📌Yekta Kopan’ın yeni kitabı Okudum da Ne oldu?: Yapay Zekâ Çağında Okur Olmak, Can Yayınları etiketiyle raflarda yerini aldı.

Bunlar gibi pek çok haber bültenimizde.

Günü ve gündemi yakalamak için dokuzdakika.com

Keyifli okumalar.

 
Gündem 5 DK 52 SN

Türkiye’nin en genç yönetmeni Ferit Kılıç’ın “Dans Eden Melekler”i uluslararası arenada 

Türkiye’nin en genç yönetmeni Ferit Kılıç’ın senaryosunu da yazdığı ve 19 yaşında çektiği ilk uzun metrajlı filmi “Dans Eden Melekler”, dünya prömiyerini 47. Kahire Uluslararası Film Festivali’nde gerçekleştirecek. 

Cannes, Berlin ve Venedik gibi prestijli organizasyonların yer aldığı 15 A kategorisi film festivalinden biri olan Kahire Uluslararası Film Festivali’nin yarışmalı bölümü Critics Week’te seyirci karşısına çıkacak olan film, 11-20 Kasım tarihleri arasında gösterilecek. Bu seçkiyle Kahire, dünya sinemasının en genç uzun metraj yönetmenlerinden biri olan Ferit Kılıç’ı ağırlayacak.

Karma Films yapımcılığında Türkiye-Hırvatistan ortak yapımı olarak hayata geçirilen film; Taha Sönmezışık, Saadet Işıl Aksoy, Defne Kayalar, Ushan Çakır, Umut Kaya, Öyküsu Özyürek ve Ceyda Düvenci gibi başarılı isimleri bir araya getiriyor.

İlk kısa filmi “SUS-MA”yı 2018 yılında, henüz 13 yaşındayken yöneten Ferit Kılıç, ikinci kısa filmi “Karanlıkta Dans” ile Aralık 2024’te EuroShorts Young Filmmakers’ta prömiyer yaptı. Aynı yıl ilk uzun metraj projesi “Dans Eden Melekler” ile Transilvania Pitch Stop’a seçilerek en büyük ödülü kazanan Kılıç, 2026 İstanbul Uluslararası Film Festivali’nin Köprüde Buluşmalar WIP bölümünden de ödülle ayrıldı.

Emmy ödüllü komedi dizisi GIRLS, yeni bir mini sezon ile ekrana dönüyor

HBO Max, Lena Dunham’ın yaratıcısı olduğu, başrolünü üstlendiği ve Judd Apatow’un yapımcılığını yaptığı Emmy ödüllü HBO Original komedi dizisi GIRLS’ün beş bölümlük yeni bir sezonla ekrana döneceğini duyurdu. Dizinin çekimlerine, 6. sezon finalinden tam 10 yıl sonra, 2027’de  başlanması planlanıyor.

Kadroda yeniden izleyici karşısına çıkacak isimler arasında; Lena Dunham (Hannah), Allison Williams (Marnie), Jemima Kirke (Jessa), Zosia Mamet (Shoshanna) ve Andrew Rannells (Elijah) yer alıyor.

GIRLS, altı sezonluk yayını boyunca 19 Emmy adaylığı elde etti ve komedi dizilerinde ‘En İyi Oyuncu Seçimi (Casting)’ dahil olmak üzere iki ödül kazandı. 

Boğaziçi Film Festivali’nin Uluslararası Uzun Metraj Yarışma filmleri belli oldu 

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü’nün desteğiyle gerçekleşecek 14. Boğaziçi Film Festivali, 8-15 Kasım tarihleri arasında sinemaseverlerle buluşacak. Festivalin Uluslararası Uzun Metraj Yarışması’nda farklı ülkelerden 10 film, büyük ödül için yarışacak.

Portekiz, İtalya ve Arjantin ortak yapımı, João Nuno Pinto imzalı “18 Holes to Paradise”, bir Portekiz malikânesinde mülk sahipleri ve çalışanlar arasındaki çatışmaları ele alıyor. Film, 29. Tallinn Black Nights Film Festivali’nde dünya prömiyerini gerçekleştirdi. İspanya ve Fransa ortak yapımı, Ion de Sosa’nın yönettiği “Balearic”, Akdeniz’deki bir adada lüks bir villaya giren dört gencin, orman yangınıyla birlikte giderek gerilen hikâyesini anlatıyor. Film, 2025 Locarno Film Festivali’nde dünya prömiyerini yaptı. Arjantin yapımı, Gerardo Tassan imzalı “Brew Before You Cry”, küçük bir sahil kasabasında yaşanan şüpheli bir ölümün ardından gelişen soruşturmayı konu alıyor.

İsveç yapımı, John Hellberg ve Bernhard Rasmusson imzalı “Cat Kingdom”, işsiz bir mühendis olan Kenneth’in iş görüşmesi için çıktığı yolculukta karmaşıklaşan yaşamını takip ediyor. Belçika, Fransa ve Meksika ortak yapımı, Valentina Maurel’in yönettiği “Forever Your Maternal Animal”, Kosta Rika’ya dönen Elsa’nın ailesiyle ilişkilerini ve annesinin geçmişiyle yüzleşmesini odağına alıyor. Film, 2026 Cannes Film Festivali’nin Belirli Bir Bakış (Un Certain Regard) bölümünde yer aldı ve En İyi Kadın Oyuncu ödülünü kazandı.

Japonya yapımı, Maha Harada imzalı “In My Father’s Room”, babasının ölümünün ardından gizemli bir zarfla karşılaşan Satomi’nin, babasının geçmişini ve kendi yaşamını yeniden keşfetmesini anlatıyor. Film, San Sebastian Film Festivali’nde FIPRESCI Ödülü ve Ateneo Guipuzcoano Ödülü’ne layık görüldü. Kosova yapımı, Zgjim Terziqi’nin yönettiği “Odyssey of Joy”, savaşta babasını kaybeden Lis’in, ailesiyle yaşadığı zorlukların ardından bir Fransız palyaço grubuna katılmasını konu alıyor. Film, 46. Kahire Uluslararası Film Festivali’nde gösterildi.

Hollanda yapımı, Abdelkarim El-Fassi imzalı “Porte Bagage”, demans hastası babasının bakımı ile kendi kariyeri arasında kalan Noor’un ailevi sorumluluklarıyla yüzleşmesini anlatıyor. Ürdün yapımı, Sondos Al-Smerat’ın yönettiği “Simsim”, özgürlüğünü kazanmak isteyen bir kadının, boşanmayı reddeden kocasına yeni bir eş bulma girişimini mizahi bir dille ele alıyor. Film, Amman Uluslararası Film Festivali’nde İlk Kez Senaryo Yazan Yönetmenler için Özel Mansiyon ve En İyi Kadın Oyuncu ödüllerini kazandı. Hollanda ve Yunanistan ortak yapımı, Mari Sanders imzalı “Stand Up” ise bir kaza sonrası ampute kalan Vera’nın, rehabilitasyon merkezinde tanıştığı Xander ile kurduğu ilişki üzerinden değişen yaşamını beyazperdeye taşıyor. Film, 2026 Tribeca Film Festivali, 2026 Chicago Uluslararası Film Festivali ve 2026 Thessaloniki Uluslararası Film Festivali seçkilerinde yer aldı.

Perdede 2 DK 54 SN

Dondurmam Gaymak, devam filmiyle sinemalarda

Türk sinemasının unutulmaz mizah klasiklerinden “Dondurmam Gaymak”, 20 yıl aradan sonra devam filmiyle beyaz perdeye dönüyor. Unik Film Yapım imzalı, yönetmen koltuğunda Eyüp Boz’un oturduğu ve senaryosunu Eyüp Boz ile Melik Saraçoğlu’nun kaleme aldığı “Dondurmam Gaymak: Gapital”, 16 Ekim Cuma günü (bugün) sinemaseverlerle buluşuyor.

Yıllar önce Ali Usta’nın sarı dondurma motoruyla hafızalara kazınan samimi Ege hikayesi, bu kez günümüzün değişen dünyasıyla yeniden hayat buluyor. Çekimleri Muğla’nın eşsiz atmosferinde gerçekleştirilen film, Ege insanının sıcaklığını, kendine has mizahını ve samimiyetini bir kez daha beyaz perdeye taşıyor.

Bu hafta vizyona hangi filmler girecek?

16 Ekim Cuma vizyonu, sinemaseverlere farklı dünyaların kapılarını aralayacak. “Dondurmam Gaymak: Gapital” ile birlikte vizyona girecek diğer filmleri şöyle detaylandırabiliriz:

Hasip ile Nasip: Toygan Avanoğlu, Didem Balçın ve Alper Kul’un başrollerini paylaştığı yerli komedi Hasip ile Nasip, kasabadaki iktidarı yıllardır aralarında paylaşan iki eski dost Hasip ile Nasip’in, çocukluk aşkları Perihan’ın belediye başkanlığına aday olmasıyla birbirlerine rakip olmasını konu alıyor.

Street Fighter: Noah Centineo, Andrew Koji ve Jason Momoa’nın başrollerini üstlendiği Street Fighter, 1993'te Chun-Li’nin bir araya getirmesiyle Sokak Dövüşçüleri Dünya Turnuvası’na dönen Ryu ve Ken Masters’ın turnuvanın arkasındaki ölümcül komployla yüzleşmesini konu alıyor. 

Balina Düşüşü (Whalefall): Austin Abrams ve Josh Brolin’in rol aldığı Balina Düşüşü (Whalefall), babasının cenazesini ararken devasa bir ispermeçet balinası tarafından yutulan genç Jay’in, balinanın içinde yalnızca bir saatlik oksijenle hayatta kalmaya çalışmasını anlatıyor. 4DX formatıyla gösterimde.

Aşk ve Yaşam (Sense And Sensibility): Daisy Edgar-Jones, Esme Creed-Miles ve Caitriona Balfe’nin başrollerini paylaştığı Aşk ve Yaşam (Sense And Sensibility), mülklerini kaybederek uzak akrabalarının yanına taşınmak zorunda kalan Elinor ve Marianne Dashwood kardeşlerin hem aşk hem de para meselelerinde yaşadığı imtihanı konu alıyor.

Naza: Yuval Abraham ve Rachel Szor’un yönettiği Naza, Tel Aviv çatılarından yürütülen bir araştırmanın izini sürdüğü belgesel; İsrail’in Gazze operasyonları sonucu yaşanan sivil kayıpları ve bu kayıpların arkasındaki sistemleri mercek altına alıyor.

Emiray: Macera Yolcusu: Çocukların ve animasyon tutkunlarının ilgisini çekecek yerli animasyon Emiray: Macera Yolcusu, gizemli bir Kündekâri bulmacasını çözen çocukların Mevlânâ’nın çocukluk çağına savrulan ekibini toplayıp kendi zamanlarına dönmek için zamana karşı yarışmasını konu alıyor.

ekranda 1 DK 35 SN

Yedi dalda Altın Portakal sahibi TAVŞAN İMPARATORLUĞU, MUBI'de 

Kırık Midyeler (2011) ile tanınan Seyfettin Tokmak'ın yeni filmi TAVŞAN İMPARATORLUĞU, yetişkinlerin dünyasının tüm karanlığına karşı inatla hayvanlara sarılan çocukların gözünden dünyaya bakıyor. Antalya Altın Portakal’da En İyi Film ödülünü alırken ödülü Yaşar Kemal’e adayan ve usta yazarın “Çocuklar İnsandır” kitabının hayatındaki öneminden bahseden Seyfettin Tokmak, filmin kendi çocukluğuyla ilişkisini şöyle anlatıyor: “Hırpalanmış çocukluğa dair bir şeyler anlatacaksam önce kendi çocukluğuma ait yerleri kazmam gerektiğini biliyordum. Bu başlangıç, önceleri derine indikçe çok rahatsız edici, yaralayıcı olsa da yavaş yavaş alıştım.’’

Çocukluğun kırılganlığını olduğu kadar hayal gücünün ve dayanışmanın dönüştürücü gücünü de hissettiren TAVŞAN İMPARATORLUĞU, Elazığ’ın Keban kasabasında babası Beko’yla yaşayan Musa'nın hikayesini anlatıyor. Babasının devlet yardımı alabilmek için engelli taklidi yapmaya zorladığı Musa, rehabilitasyon merkezinde tanıştığı Nergis’le birlikte, tuzaklardan ve tazı yarışlarından kurtardığı tavşanlar için eski bir madende kendilerine ait bir sığınak yapmanın hayalini kuruyor.

Alpay Kaya, Sermet Yeşil, Kubilay Tunçer, Perla Palamutçuoğulları ve Emrullah Çakay’ın rol aldığı, Erkan Oğur'un müziklerine imza attığı TAVŞAN İMPARATORLUĞU, MUBI Türkiye'de sinemaseverlerle buluşuyor.

Sahnede 1 DK 20 SN

Bergüzar Korel “Hatırladıkça” ile 22 Ekim’de Zorlu PSM’de

Oyunculuktaki anlatım gücünü müzikle buluşturan Bergüzar Korel, “Hatırladıkça” performansıyla farklı dönemlere eşlik eden sevilen şarkıları 22 Ekim akşamı Zorlu PSM Turkcell Platinum Sahnesi’nde müzikseverlerle buluşturacak. Klasik konser formatının ötesine geçen performans, şarkıların yanı sıra onların çağrıştırdığı anılara da yer açarak geçmişin izleriyle bugünün tınılarını aynı sahnede bir araya getirecek.

Müzik direktörlüğünü ve piyanoyu Mustafa Haybat’ın üstlendiği projede Bergüzar Korel’e güçlü bir orkestra eşlik edecek. Gitarda Hasan Meten, davulda Erkan Sönmez, bas ve kontrbasta Enver Muhammedi, perküsyonda Tunç Çakır, saksafonda Batu Şallıel, kemanda Hakan Güven ve back vokalde Yonca Kocadağ ve Güler Tuncer’in yer aldığı orkestra, şarkıların atmosferini zenginleştirecek. 

Geçmişten bugüne hafızalarda yer eden şarkıların Bergüzar Korel’in yorumuyla yeniden hayat bulacağı “Hatırladıkça”, 22 Ekim akşamı Zorlu PSM Turkcell Platinum Sahnesi’nde dinleyicilere nostalji ve müziği bir araya getiren özel bir gece yaşatacak.

Sergide 2 DK 5 SN

İş Sanat ve Arkas Sanat’tan iki önemli sergi 

Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi’nin yeni süreli sergisi “1914 Kuşağı: Tanıdığımız Ressamlar”, Türkiye İş Bankası ve Arkas koleksiyonlarından yaklaşık 200 eseri bir araya getiriyor. Sergi, ilk sanat eğitimlerini İstanbul’da aldıktan sonra Paris’e gönderilen ve 1914’te I. Dünya Savaşı’nın çıkmasıyla yurda dönen, bu nedenle “1914 Kuşağı” olarak anılan ressamlara odaklanıyor. İbrahim Çallı, Feyhaman Duran, Namık İsmail, Sami Yetik, Ali Sami Boyar, Hüseyin Avni Lifij, Mehmed Ruhi Arel, Nazmi Ziya Güran ve Hikmet Onat’ın yanı sıra hocalarının, çağdaşlarının ve etkiledikleri sonraki kuşakların eserlerini de içeren sergi, bu kuşağın Türk resim sanatındaki etkisini bütüncül bir bakışla sunuyor. 

Sergide önce 1914 Kuşağı’nın hocalarının yapıtlarına, ardından kuşağın temsilcilerinin konularına göre sıralanan eserlerine yer veriliyor. Aynı dönemde eser üreten ressamların ve 1914 Kuşağı’nın yetiştirdiği öğrencilerin eserlerinden de örnekler sunuluyor. 1914 Kuşağı’nın hocalarından Fernand Cormon’un “Bekleyiş” eserinin yanı sıra İbrahim Çallı’nın “Gül Koklayan Kadın”, Feyhaman Duran’ın “Mavi Şalvarlı Kız”, Namık İsmail’in “Harman” ve Türkiye İş Bankası Sanat Eserleri Koleksiyonu’nun ilk eseri olan Hikmet Onat’ın “Peyzaj-Ortaköy” adlı yapıtları sergide görülebiliyor. Nazmi Ziya’nın doğa yansımaları, Avni Lifij’in gizemli kompozisyonları, Ali Sami Boyar’ın eserleri, Sami Yetik ile Ruhi Arel’in memleket görünümleri de seçkide bulunuyor.

İş Sanat’ın Arkas Sanat iş birliğiyle hazırladığı sergi, 12 Temmuz 2027’ye dek Beyoğlu’ndaki Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi’nin ikinci ve üçüncü katlarında yer alıyor. Müze; salıdan cumaya 10.00-19.00, cumartesi ve pazar günleri ise 12.00-19.00 saatleri arasında ziyarete edilebiliyor.

Raflarda 2 DK 30 SN

Yekta Kopan’ın yeni kitabı “Okudum da Ne Oldu?” raflarda 

Okurluğun neşesi, tereddütleri ve yapay zekâ çağındaki geleceği üzerine samimi bir yüzleşme: Yekta Kopan’ın yeni kitabı Okudum da Ne oldu?: Yapay Zekâ Çağında Okur Olmak, Can Yayınları etiketiyle raflarda yerini aldı. 

Okumak ne işe yarar? Bu sorunun tek bir cevabı yok. Her okurun zihninde ve hayatında başka türlü yankılanıyor. Yekta Kopan, çocukluk anılarından kitaplarla kurduğu ilişkiye, sosyal medyanın gürültüsünden yapay zekâ çağının sorularına uzanan denemelerinde, okurluğun bugün ne anlama geldiğini araştırıyor. Okurluğun kolektif boyutundan çeviriye, dikkat ekonomisinden kitabın bir ürün olarak konumuna, yayıncılığın bugününden sesli kitaplara uzanan pek çok konuyu ele alan Kopan, kesin cevaplar vermek yerine okurla birlikte düşünüyor. Okudum da Ne Oldu?, hâlâ merak edenler için bir kitap…

Nevzat Aydın’ın biyografisi “Huysuz, Oyunbozan, Dahi” kitapçılarda 

Yemeksepeti kurucusu Nevzat Aydın’ın yaşamını farklı yönleriyle konu alan “Huysuz, Oyunbozan, Dahi: Ayarsız Bir Nevzat Aydın Biyografisi”, Okuyan Us etiketiyle 1 Ekim’de kitapçılardaki yerini aldı. Nevzat Aydın’ın yanı sıra ailesi, dostları, iş ortakları ve çalışma arkadaşlarıyla yapılan 70’i aşkın röportajla hazırlanan kitap, Aydın’ın çocukluğundan girişimcilik ve yatırımcılık deneyimlerine, dostluklarından aile hayatına uzanan çok sesli bir portre sunuyor. 

Kitap, Nevzat Aydın’ın Boğaziçi Üniversitesi’ndeki öğrencilik yıllarını ve Amerika’dan Türkiye’ye dönüşünü, Yemeksepeti’nin kuruluşuna uzanan süreçle birlikte anlatıyor. 2001’de ortaklarıyla kurduğu Yemeksepeti’nin hikâyesi, siparişlerin restoranlara faksla iletildiği 40 metrekarelik bir ofiste başlıyor. Kitap, bu ilk günlerden 2015’teki 589 milyon dolarlık satışa uzanan süreci, içinde yer alan kişilerin anılarıyla aktarıyor.

İlk yılların maddi güçlükleri, iş modelini restoranlara ve kullanıcılara benimsetme çabası, büyüme sürecinde alınan kararlar ve satış görüşmeleri bu bölümlerin başlıca konularını oluşturuyor. Nevzat Aydın’ın yatırımcılık deneyimleri, yeni girişimcilerle kurduğu ilişkiler ve yönetim anlayışı da kitapta yer buluyor.

Portre 3 DK 53 SN

Sinemanın Şairi: Abbas Kiyarüstemi

Bir arabanın ön camından görünen toprak yollar, zikzak çizen tepeler, bitmek bilmeyen sohbetler… Abbas Kiyarüstemi’nin sineması ilk bakışta sade, hatta yalın görünür. Bu yalınlığın ardında ise sinemanın ne olduğunu, gerçeğin nerede başlayıp nerede bittiğini sorgulayan derin bir zihin vardır.

1940'ta Tahran’da doğan Kiyarüstemi, Tahran Üniversitesi’nde güzel sanatlar okudu. Ressam, grafik tasarımcı ve reklam filmi yönetmeni olarak çalıştı. Kariyerindeki asıl dönüm noktası 1969'da geldi: Çocuk ve Gençlerin Zihinsel Gelişimi Enstitüsü (Kanun) bünyesinde bir film bölümü kurdu. İlk kısa filmi “Ekmek ve Sokak” (1970) burada doğdu. Uzun yıllar çocuklarla, çocuklar için film çekmesi, amatör oyunculara ve gündelik hayatın ritmine duyduğu güvenin temelini oluşturdu. 1979 devriminden sonra pek çok meslektaşı ülkeyi terk ederken o, İran’da kalıp çalışmayı seçti.

Uluslararası tanınırlığı “Koker Üçlemesi” olarak anılan filmlerle geldi. “Arkadaşımın Evi Nerede?” (1987), yanlışlıkla aldığı defteri sınıf arkadaşına geri vermek için köy köy dolaşan bir çocuğu anlatır. 1990 depreminin ardından çekilen “Ve Hayat Devam Ediyor” (1992) ile “Zeytin Ağaçları Altında” (1994) ise ilk filmin çekildiği bölgeye dönerek kurmaca ile belgesel arasındaki sınırı giderek bulanıklaştırır.

Bu sınır oyununun belki en çarpıcı örneği “Yakın Plan”dır (1990). Ünlü yönetmen Muhsin Mahmelbaf’ı taklit ettiği için yargılanan gerçek bir adamın hikâyesini, olayın gerçek kahramanlarına yeniden canlandırtan film, bugün sinema tarihinin en önemli yapıtları arasında sayılıyor.

Altın Palmiye, “Kirazın Tadı” ile geldi

1997'de “Kirazın Tadı”, Cannes’da Altın Palmiye’yi Shohei Imamura’nın “Yılanbalığı” ile paylaştı. İntihara karar vermiş bir adamın kendisini gömecek birini aradığı bu yolculuk, Kiyarüstemi’nin yaşam ve ölüm üzerine en yoğun düşüncelerini barındırır. Ardından gelen “Rüzgâr Bizi Sürükleyecek” (1999) Venedik’te Jüri Büyük Ödülü’nü kazandı.

Filmlerinde sıkça karşılaşılan arabalar, uzun planlar, açık uçlu sonlar ve kadraj dışında kalan sesler, seyirciyi boşlukları kendi hayal gücüyle doldurmaya davet eder. Kiyarüstemi, yarım bırakılmış ve seyircinin tamamladığı bir sinemadan yana olduğunu sık sık dile getirmişti.

“Sinema Griffith ile başlar, Kiyarüstemi ile biter.”

2000'lerde dijital kamerayla deneylere yöneldi: Tamamı bir arabanın içinde geçen “On” (2002) ve sinema salonundaki kadın seyircilerin yüzlerinden oluşan “Şirin” (2008) bu dönemin ürünleridir. Son evresinde İran dışına açıldı; Juliette Binoche’a Cannes’da En İyi Kadın Oyuncu ödülünü getiren “Aslı Gibidir” (2010) İtalya’da, “Aşık Gibi” (2012) ise Japonya’da çekildi.

Kiyarüstemi yalnızca bir yönetmen değil, şiirleri ve fotoğraflarıyla da tanınan çok yönlü bir sanatçıydı. 4 Temmuz 2016'da Paris’te hayatını kaybettiğinde ardında, ölümünden sonra tamamlanan “24 Kare” (2017) de dahil olmak üzere zengin bir miras bıraktı.

Jean-Luc Godard’a atfedilen ünlü söz onun yerini iyi özetler: “Sinema Griffith ile başlar, Kiyarüstemi ile biter.” Abartılı bulunabilir; ama Kiyarüstemi’nin seyirciyi edilgen bir izleyici olmaktan çıkarıp filmin ortak yazarına dönüştürdüğü kesin.

Paylaş
2,349 kelime

İlgili Yazılar

Tüm sayılar →
9 Eki 2026

Edebiyat Nobel’i Anne Carson’ın, Filmekimi Başlıyor, “Afife” 28 Y...

2 Eki 2026

Sonbaharla Birlikte, Sahne Yeniden Şehir...

25 Eyl 2026

Taylor Swift’in yeni albümü, Kültür Yolu Festivali’nin yeni durağ...

GÜNDEM PERDEDE EKRANDA SAHNEDE SERGİDE RAFLARDA PORTRE
1 GÜNDEM 2 PERDEDE 3 EKRANDA 4 SAHNEDE 5 SERGİDE 6 RAFLARDA 7 PORTRE
Dokuz Dakika

Gündem, İş Dünyası, Çevre ve Enerji, Girişimcilik, Teknoloji ve Kültür - Sanat: ihtiyacınız olan tüm bilgiyi Dokuz Dakikalık özetlerle her sabah e-posta kutunuza getiriyoruz.

Kurumsal

Hakkımızda Künye Reklam & İş Birliği Kariyer İletişim

Keşfet

Bültenler Haberler Yazarlar Tüm sayılar Yayın takvimi Tavsiye Edin Abone ol Giriş yap

Kategoriler

Gündem İş Dünyası Çevre ve Enerji Girişimcilik Teknoloji Kültür - Sanat

Yasal

Kullanım Koşulları Gizlilik Politikası Çerez Politikası KVKK Aydınlatma KVKK Veri İşleme
© 2026 - Dokuz Dakika . Tüm hakları saklıdır.
Wave Medya Dijital Yayıncılık

Bültenlere Abone Ol

E-posta adresinizi girin ve ilgilendiğiniz bültenleri seçin.

Diğer bültenleri de gör →

Aboneliğiniz Tamamlandı!

E-posta adresinize onay mesajı gönderildi. Seçtiğiniz bültenler artık gelen kutunuzda olacak.

Çerez tercihleriniz

Sitenin çalışması için zorunlu çerezleri ve ziyaret istatistikleri için analitik çerezleri kullanıyoruz. Pazarlama çerezleri yalnızca siz onay verirseniz çalışır. Ayrıntılar için Çerez Politikası ve KVKK Aydınlatma Metni.