21 Ekim 2026, Çarşamba
Güne ve gündeme dair her şey için sadece 9 Dakika diyoruz!
Dokuz Dakika
Gündem İş Dünyası Çevre ve Enerji Girişimcilik Teknoloji Kültür - Sanat
Giriş Yap
Dokuz Dakika
Bizi takip edin
Kategoriler
Gündem İş Dünyası Çevre ve Enerji Girişimcilik Teknoloji Kültür - Sanat
Keşfet
Bültenler Haberler
Kurumsal
Hakkımızda Künye Reklam & İş Birliği Kariyer İletişim
Giriş Yap Kayıt Ol
İş Dünyası · Sayı #13

Türkiye’nin Ticaret Rotası Genişliyor: Asya, Lojistik ve Yeni Rekabet

D
Didem Damyan
11 Eylül 2026
9 dak. 2 sn. okuma
Bu sayıyı dinleyin 13 dak. 49 sn. dinleme
Tarayıcınız ses oynatmayı desteklemiyor. Dosyayı indirin.

Bu Sayıda

  • 1 TÜRKİYE'DEN
  • 2 DÜNYADAN
  • 3 ŞİRKET HABERLERİ
  • 4 MAKRO RADAR

11 Eylül Ticari Diplomasi Gündeminden Merhaba,

Bugünün ticaret gündeminde Türkiye açısından üç başlık öne çıkıyor: İhracat pazarlarının çeşitlendirilmesi, lojistik koridorların güçlendirilmesi ve stratejik girdilerde tedarik güvenliği. Uzak Doğu’ya ihracatın yılın ilk sekiz ayında yüzde 18,6 artarak 5,7 milyar doları aşması, Türkiye’nin geleneksel Avrupa pazarlarının yanında Asya’da da daha güçlü bir ticaret alanı oluşturma arayışının sonuç vermeye başladığını gösteriyor. Aynı dönemde yeni ulaştırma koridorlarının kapasitesini artırmaya yönelik hedefler, Türkiye’nin yalnızca mal satan değil, malların geçtiği bir merkez olma stratejisini de güçlendiriyor.

Enerji tarafında ise Türkiye’nin Ufuk Avrupa kapsamındaki projelerde 94,5 milyon avroluk bütçeye ulaşması, yeşil dönüşümün yalnızca enerji yatırımlarıyla değil, araştırma, teknoloji ve üretim kapasitesiyle birlikte ele alındığını ortaya koyuyor. Tarımda Rusya ile gübre tedarikinin güvence altına alınması da benzer biçimde, dış ticaret politikasının artık yalnızca ihracat rakamlarından ibaret olmadığını; kritik girdilerin sürekliliğinin de ticari rekabetin bir parçasına dönüştüğünü gösteriyor.

Küresel tarafta ise Çin’in büyüyen dış ticaret fazlası, ABD-Çin tarife görüşmeleri, Avrupa’nın uzay yatırımlarını artırma arayışı ve enerji arzındaki jeopolitik risklerin kömürü yeniden rekor seviyelere taşıması dikkat çekiyor. Şirketler cephesinde Volkswagen’ın 16 milyar avroluk yeniden yapılanma maliyeti ve Novartis’te 12 milyar dolarlık satın alma sonrasında yaşanan klinik başarısızlık, küresel şirketlerin büyüme ve yatırım stratejilerinin ne kadar yüksek maliyetli riskler barındırabildiğini gösteriyor.

türkiye'den 6 DK 58 SN

Türkiye’nin Ufuk Avrupa enerji projelerindeki bütçesi 94,5 milyon avroya ulaştı

Türkiye’nin AB’nin araştırma ve inovasyon programı Ufuk Avrupa kapsamındaki enerji projelerinde yer alan kuruluşların toplam proje bütçesi 94,5 milyon avroya ulaştı. 2021’den bu yana üniversiteler, araştırma kurumları, kamu kuruluşları ve sanayi şirketleri elektrik şebekeleri, enerji verimliliği, sürdürülebilir binalar, hidrojen ve güneş teknolojileri gibi alanlarda Avrupa konsorsiyumlarına dahil oluyor.

Fotovoltaik teknolojiler özellikle öne çıkarken, TÜBİTAK MAM koordinasyonundaki yaklaşık 8,2 milyon avroluk SUN-TRANS projesinde güneş panellerinin elektrikli otobüsler ve son kilometre teslimat araçlarıyla entegre edilmesi hedefleniyor. İzmir’in yanı sıra Romanya ve İspanya’da da pilot uygulamalar yapılacak. Önümüzdeki dönemde Türkiye’den yürütülecek PRELAM-IPV ve CRAFT-PV projelerinde ise daha az kritik hammadde kullanan, geri dönüştürülebilir ve daha uzun ömürlü güneş panellerinin geliştirilmesi amaçlanıyor.

Türkiye’nin enerji dönüşümündeki konumu yalnızca kurulu güç kapasitesiyle ölçülmüyor. Avrupa araştırma programlarına daha fazla proje koordinatörü ve sanayi kuruluşuyla dahil olunması, Türkiye’nin enerji teknolojilerinde üretici ve Ar-Ge merkezi olma potansiyelini güçlendiriyor. Özellikle güneş paneli, depolama, hidrojen ve elektrikli ulaşımın kesişimindeki projeler, önümüzdeki dönemde ihracata konu olabilecek teknoloji alanlarını da işaret ediyor.

Rusya ile gübre anlaşması tedarik güvenliğini hedefliyor

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Türkiye ile Rusya arasında imzalanan gübre anlaşmasının, Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu gübre hammaddeleri ve gübre ithalatında Rusya’nın kota veya sınırlama uygulamamasını güvence altına almayı amaçladığını açıkladı. Bakanlık, ekim dönemi öncesinde tarımsal girdilerde sorun yaşanmaması için Rusya’nın yanı sıra diğer önemli tedarikçi ülkelerle de görüşmeler yürütüyor.

Türkiye aynı zamanda tarım diplomasisini ihracat tarafında da genişletiyor. Çin ile defne yaprağı ihracatına ilişkin protokol imzalanırken, söz konusu ürünün yıllık ihracatının yaklaşık 60 milyon dolar olduğu belirtildi. Kanatlı eti ihracatı konusunda da Çin ile görüşmelerin sürdüğü açıklandı.

Gıda ticaretinde rekabet artık yalnızca ürünün satış fiyatına değil, girdinin sürekliliğine de bağlı. Gübre gibi stratejik bir girdide tedarik güvenliği sağlanırken aynı anda Çin gibi büyük pazarlara tarım ürünlerinin girişinin kolaylaştırılması, Türkiye’nin tarım diplomasisini hem ithalat güvenliği hem de ihracat artışı üzerinden yürüttüğünü gösteriyor.

Uzak Doğu ihracatı 5,7 milyar doları aştı

Türkiye’nin Uzak Doğu ülkelerine ihracatı ocak-ağustos döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 18,6 artarak 5 milyar 736 milyon dolara çıktı. Türkiye’nin toplam ihracatı aynı dönemde yüzde 4 artışla 185 milyar dolara yükselirken, Uzak Doğu’ya yapılan ihracat yaklaşık 901 milyon dolar arttı.

Bölgedeki en büyük pazar Çin oldu. Çin’e ihracat yüzde 35,1 artarak 2 milyar 531 milyon dolara yaklaşırken, Güney Kore’ye 480 milyon, Japonya’ya 424 milyon, Endonezya’ya 366 milyon ve Pakistan’a 362 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirildi. Güney Kore, Japonya ve Endonezya’ya ihracat da çift haneli oranlarda yükseldi.

Uzak Doğu hâlâ Türkiye’nin toplam ihracatında Avrupa kadar büyük bir ağırlığa sahip değil ancak büyüme hızı dikkat çekici. Özellikle Çin’e ihracattaki yüzde 35’lik artış, Türkiye’nin Çin’den yüksek miktarda ithalat yapan bir ekonomi olmanın ötesinde bu pazarda ihracat kapasitesini de artırabileceğini gösteriyor. Ancak Çin’in küresel ihracat fazlasının büyüdüğü bir dönemde Türkiye’nin Uzak Doğu stratejisini yalnızca pazar erişimi değil, yüksek katma değerli ürünlerde rekabet üzerinden geliştirmesi gerekiyor.

Hedef: Türkiye’yi küresel lojistik merkez yapmak

2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program kapsamında Türkiye’nin Asya, Avrupa, Orta Doğu ve Afrika arasındaki ticaret akışlarında küresel lojistik merkez olma hedefi güçlendiriliyor. Taşıma, depolama ve dağıtım süreçlerinin hızlandırılması, maliyetlerin düşürülmesi ve lojistik hizmetlerin katma değerinin artırılması planlanıyor.

Orta Koridor ve Kalkınma Yolu başta olmak üzere uluslararası ulaştırma koridorlarının kapasitesinin ve sürekliliğinin artırılması, doğu-batı ve kuzey-güney güzergâhlarının Türkiye’de bütünleştirilmesi hedefleniyor. Bölgedeki savaşlar ve ulaşım hatlarında yaşanan kesintiler, alternatif ticaret güzergâhlarının önemini artırırken Türkiye’nin coğrafi konumunu ekonomik avantaja dönüştürme arayışını da hızlandırıyor.

Türkiye’nin lojistik stratejisinin başarısı yalnızca yeni demiryolu veya otoyol projelerine bağlı olmayacak. Gümrük süreçlerinin hızlandırılması, dijital takip sistemleri, liman-demiryolu bağlantıları, depolama kapasitesi ve sınır geçişlerinin verimliliği aynı derecede önemli. Amaç, Türkiye’den geçen yük miktarını artırmaktan çok, bu akıştan daha yüksek katma değer elde etmek olmalı.

Girişimciye “Dijital Şirket” modeli geliyor

2027-2029 OVP kapsamında teknoloji tabanlı girişimlerin kuruluşunu kolaylaştırmak amacıyla “Dijital Şirket” uygulaması hayata geçirilecek. Şirket kuruluşunda kolaylık ve başlangıç aşamasında bazı muafiyetler sağlanması planlanırken, iş ve yatırım süreçlerindeki bürokrasiyi azaltmak için “tek durak ofis” modeli de devreye alınacak.

Sınai mülkiyet tescil süreçlerinde yapay zekâdan yararlanılması, yatırımcı ile kamu arasındaki sorunların yargı veya tahkim öncesinde çözülmesi amacıyla Yatırım Koordinasyon ve Uzlaştırma Kurulu oluşturulması ve piyasa gözetim-denetim faaliyetlerinin yeni bir kurum altında toplanması da programdaki diğer başlıklar arasında.

Türkiye’nin girişimcilik politikasında teşvik kadar işlem maliyetlerini azaltmak da kritik hale geliyor. Şirket kuruluşundan fikri mülkiyet tesciline, yatırım izinlerinden kamu ile yaşanan uyuşmazlıklara kadar sürecin dijitalleşmesi, özellikle teknoloji girişimlerinin Türkiye’de kurulması ve büyütülmesi açısından doğrudan rekabet avantajı yaratabilir.

dünyadan 4 DK 7 SN

Çin’in dış ticaret fazlası yeni “China Shock” tartışmasını tetikliyor

Çin’in dış ticaret fazlası küresel ekonominin yeniden önemli gündemlerinden biri haline geliyor. Financial Times’ın analizine göre Çin’in dış ticaret fazlası 2025’te yaklaşık 1,2 trilyon dolara ulaştı ve 2026’da yeni bir rekor görülebilir. Ağustos ayında Çin’in ihracatı dolar bazında yıllık yüzde 25 artarken, ocak-ağustos dönemindeki dış ticaret fazlası 805,5 milyar dolara çıktı.

İhracat artışında yüksek teknoloji ürünlerinin payı özellikle dikkat çekiyor. Yüksek teknoloji ihracatı toplam ihracatın yüzde 29’unu oluştururken, ihracat artışının yüzde 54’ünü bu ürünler sağladı. Buna karşılık Çin’de iç talep, özellikle gayrimenkul sektöründeki sorunların etkisiyle zayıf kalmayı sürdürüyor.

Çin’in üretim kapasitesinin küresel pazarlara daha fazla yönelmesi, Avrupa başta olmak üzere üretim merkezleri için rekabet baskısını artırıyor. Türkiye açısından mesele yalnızca Çin’den gelen ürünlerle rekabet değil; Avrupa, Orta Doğu ve Afrika pazarlarında Çinli üreticilerle aynı anda karşı karşıya gelmek. Bu nedenle Türkiye’nin ihracat stratejisinde maliyet avantajının yanında teknoloji, hız, lojistik ve ürün farklılaştırması daha kritik hale geliyor.

ABD-Çin arasında 30 milyar dolarlık tarife pazarlığı

Çin, ABD ile karşılıklı tarifelerde toplam 30 milyar dolarlık indirim konusunda anlaşmaya çalışıldığını açıkladı. İki ülkenin 24 Eylül’de gerçekleştirmesi beklenen Trump-Xi görüşmesi öncesinde ticaret ilişkilerinin yönetimi için Ticaret Kurulu ve Yatırım Kurulu mekanizmalarının oluşturulması da gündemde. Mevcut tarife ateşkesinin kasım ayında sona ermesi bekleniyor.

Washington-Pekin hattında tam bir normalleşmeden ziyade kontrollü bir ticaret yönetimi ortaya çıkıyor. Tarifelerde kısmi indirim ihtimali küresel tedarik zincirleri açısından olumlu olsa da teknoloji, kritik mineraller ve stratejik ürünlerde rekabet devam edecek. Türkiye açısından bu süreç, Çin ve ABD arasındaki ticaretin yeniden şekillendirdiği üçüncü ülke pazarlarını yakından izlemeyi gerektiriyor.

AB uzay ekonomisine daha fazla yatırım hazırlığında

AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Avrupa’nın güvenliğinin giderek uzaydaki güvenliğine bağlı hale geldiğini belirterek ortak hareket edilmesi ve yatırımların artırılması çağrısında bulundu. Galileo ve Copernicus gibi sistemlerin ulaştırma, finans, elektrik şebekeleri ve afet yönetimi gibi kritik alanlarda kullanıldığına dikkat çekildi. Galileo’nun dünya genelinde 4,5 milyardan fazla cihaz tarafından kullanıldığı belirtiliyor.

Uzay artık yalnızca savunma veya bilim politikası başlığı değil. Uydu iletişimi, navigasyon, finansal altyapı, tarım, lojistik ve enerji şebekeleri uzay tabanlı sistemlere daha fazla bağımlı hale geliyor. AB’nin bu alandaki yatırımlarını artırması, Türkiye’de uydu teknolojileri, savunma, haberleşme ve veri hizmetleri geliştiren şirketler açısından yeni iş birlikleri yaratabilir.

IEA: Küresel kömür talebinde rekor beklentisi

Uluslararası Enerji Ajansı, daha önce düşüş beklediği küresel kömür talebine ilişkin tahminini değiştirdi. IEA, 2026’da kömür tüketiminin yüzde 1,2 artarak 8,94 milyar tonla rekor seviyeye ulaşmasını bekliyor. Hürmüz Boğazı’ndaki LNG sevkiyatlarında yaşanan belirsizlik ve buna bağlı doğalgaz fiyatlarındaki yükseliş, elektrik üretiminde kömüre yönelimi artıran temel faktörlerden biri olarak gösteriliyor.

Enerji dönüşümü doğrusal ilerlemiyor. Jeopolitik riskler ve arz güvenliği endişeleri, ülkeleri kısa vadede daha yüksek emisyonlu enerji kaynaklarına geri yöneltebiliyor. Bu tablo, yenilenebilir enerji yatırımlarının yalnızca iklim hedefleri açısından değil, enerji arzının çeşitlendirilmesi ve dışa bağımlılığın azaltılması açısından da stratejik önemini artırıyor.

şirket haberleri 3 DK 45 SN

TGS Ağustos’ta uçuş ve yolcu rekoru kırdı

THY’nin yer hizmetleri iştiraki Turkish Ground Services, Ağustos’ta hizmet verdiği 92 bin 161 uçuş ve 15 milyon 336 bin 188 yolcuyla aylık bazda tarihinin en yüksek rakamlarına ulaştı. Şirket, Ağustos 2026’da geçen yılın aynı ayına göre operasyonel süreçlerde yüzde 6,6 verimlilik artışı sağlandığını açıkladı.

Volkswagen’da 16 milyar euroluk yeniden yapılanma faturası

Avrupa otomotiv sektöründeki Çin rekabeti, yüksek üretim maliyetleri ve kapasite fazlasıyla mücadele eden Volkswagen’ın küçülme planının maliyetinin yaklaşık 16 milyar avroya ulaşabileceği hesaplanıyor. Bunun yaklaşık 10 milyar avroluk kısmının çalışan sayısının azaltılmasıyla bağlantılı giderlerden oluşabileceği belirtiliyor. Şirketin dünya genelinde 60 bine kadar pozisyonu azaltması ve Almanya’daki dört tesisin geleceğini yeniden değerlendirmesi bekleniyor.

Avrupa otomotivinde rekabet artık yalnızca elektrikli araç teknolojisi üzerinden değil, üretim maliyeti ve kapasite yönetimi üzerinden de şekilleniyor. Volkswagen örneği, Çinli üreticilerin baskısının Avrupa’daki sanayi yapılanmasını değiştirmeye başladığını gösteriyor.

Tera Grubu finansal hizmetlerde büyümeye hazırlanıyor

Tera Grubu şirketleri, Pusula Finans Holding ve bünyesindeki şirketlerin paylarını devralmak üzere görüşmelere başladı. Potansiyel işlem kapsamında Pusula Portföy Yönetimi, Pusula Yatırım Menkul Değerler ve Katılımevim başta olmak üzere grup şirketlerindeki payların devri değerlendiriliyor. İşlem için SPK, BDDK ve ilgili kurumlara başvurulması planlanıyor.

HAVELSAN’dan Mısır’a HAMZA-1 ihracatı

HAVELSAN ile Mısır merkezli Arab Organization for Industrialization, HAMZA-1 insansız hava aracının satışı konusunda anlaşma imzaladı. Anlaşma, iki kurum arasında 2025’te imzalanan stratejik iş birliğinin devamı niteliğinde. Dikey kalkış ve iniş yapabilen otonom İHA sistemlerinin Mısır’da ortak üretilmesi hedefleniyor.

Savunma sanayisinde ihracatın bir sonraki aşaması yalnızca ürün satışı değil, teknoloji transferi ve ortak üretim. Mısır ile geliştirilen model, Türk savunma şirketlerinin bölgesel pazarlarda yerelleşme kapasitesinin de önem kazandığını gösteriyor.

Ford, Çin bağlantıları nedeniyle Washington’ın baskısıyla karşı karşıya

Ford’un Çinli şirketlerle olan ticari ve teknolojik bağlantıları Washington’da yeni bir tartışmanın merkezine yerleşti. ABD yönetimi bir yandan şirketi eleştirirken diğer yandan bazı adımlarını olumlu karşılıyor. ABD Temsilciler Meclisi’ndeki Çin Komitesi de Ford’un Çin’deki faaliyetlerini mercek altına aldı.

ABD-Çin rekabetinin şirket bilançolarına ve yatırım kararlarına etkisi derinleşiyor. Otomotiv gibi küresel tedarik zincirlerinin yoğun olduğu sektörlerde şirketlerin Çin ile ticari ilişkilerini sürdürmesi giderek daha fazla jeopolitik bir karar haline geliyor.

Novartis’te 12 milyar dolarlık satın alma sorgulanıyor

Novartis’in 12 milyar dolarlık Avidity Biosciences satın almasıyla elde ettiği ilacın ileri aşama klinik çalışmasında başarısız olması, şirketin satın alma stratejisini tartışmaya açtı. Başarısızlık sonrasında Novartis’in piyasa değerinden yaklaşık 30 milyar dolar silinirken, büyük hissedarlardan Artisan Partners yönetim kurulunda değişiklik çağrısında bulundu.

Büyük satın almalar şirketlere hızlı büyüme sağlayabilir ancak özellikle ilaç sektöründe satın alınan varlığın klinik başarısı garanti değil. Novartis örneği, M&A stratejisinde yalnızca potansiyel pazar büyüklüğünün değil, teknolojik ve klinik risklerin de yönetim kurulu düzeyinde değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor.

makro radar 1 DK 44 SN
  • Çin’in ihracat fazlası: Çin’in dış ticaret fazlası 2025’te yaklaşık 1,2 trilyon dolara ulaşırken 2026’da yeni rekor ihtimali güçleniyor. Yüksek teknoloji ürünleri ihracat büyümesinin önemli bölümünü taşıyor.

  • Türkiye’nin ihracatında Uzak Doğu: Türkiye’nin Uzak Doğu’ya ihracatı ocak-ağustos döneminde yüzde 18,6 artarak 5,7 milyar doları aştı. Çin’e ihracattaki artış yüzde 35,1 oldu.

  • Küresel kömür talebi: IEA, 2026 küresel kömür talebi tahminini yüzde 1,2 artışla 8,94 milyar tona yükseltti. Enerji arz güvenliği ile iklim hedefleri arasındaki gerilim yeniden belirginleşiyor.

  • Uzay ekonomisi: AB, uzay altyapısını ekonomik ve stratejik bağımsızlığın temel unsurlarından biri olarak görüyor ve yatırımları artırmaya hazırlanıyor.

  • Tedarik güvenliği: Türkiye-Rusya gübre anlaşması, tarımsal üretimde kritik girdilerin sürekliliğinin dış ticaret politikasında daha merkezi bir konuma geldiğini gösteriyor.

Bugünün ortak teması, ticaretin giderek daha fazla “stratejik kapasite” üzerinden şekillenmesi. Türkiye açısından Uzak Doğu’da yeni pazarlar, Avrupa’da teknoloji ortaklıkları ve alternatif lojistik koridorlar aynı stratejinin farklı parçaları. Küresel ölçekte ise Çin’in üretim gücü, ABD’nin tarifeleri, Avrupa’nın teknoloji yatırımları ve enerji arz güvenliği arasındaki denge, şirketlerin yatırım kararlarını doğrudan etkiliyor. Önümüzdeki dönemde rekabet avantajını belirleyecek unsur, daha güvenli, daha hızlı ve daha yüksek katma değerli üretim ve ticaret yapabilmek olacak.

Paylaş
1,992 kelime

İlgili Yazılar

Tüm sayılar →
21 Eki 2026

Maliyet Baskısı, Yeni Pazarlar, Büyük Yatırımlar: İş Dünyasında Y...

14 Eki 2026

Küresel Ekranlardan İhracat Pazarlarına: Ticaretin Yeni Dengeleri...

7 Eki 2026

Savunma İhracatı 11 Milyar Doları Aştı, Dış Ticarette İthalat - İ...

TÜRKİYE'DEN DÜNYADAN ŞİRKET HABERLERİ MAKRO RADAR
1 TÜRKİYE'DEN 2 DÜNYADAN 3 ŞİRKET HABERLE... 4 MAKRO RADAR
Dokuz Dakika

Gündem, İş Dünyası, Çevre ve Enerji, Girişimcilik, Teknoloji ve Kültür - Sanat: ihtiyacınız olan tüm bilgiyi Dokuz Dakikalık özetlerle her sabah e-posta kutunuza getiriyoruz.

Kurumsal

Hakkımızda Künye Reklam & İş Birliği Kariyer İletişim

Keşfet

Bültenler Haberler Yazarlar Tüm sayılar Yayın takvimi Tavsiye Edin Abone ol Giriş yap

Kategoriler

Gündem İş Dünyası Çevre ve Enerji Girişimcilik Teknoloji Kültür - Sanat

Yasal

Kullanım Koşulları Gizlilik Politikası Çerez Politikası KVKK Aydınlatma KVKK Veri İşleme
© 2026 - Dokuz Dakika . Tüm hakları saklıdır.
Wave Medya Dijital Yayıncılık

Bültenlere Abone Ol

E-posta adresinizi girin ve ilgilendiğiniz bültenleri seçin.

Diğer bültenleri de gör →

Aboneliğiniz Tamamlandı!

E-posta adresinize onay mesajı gönderildi. Seçtiğiniz bültenler artık gelen kutunuzda olacak.

Çerez tercihleriniz

Sitenin çalışması için zorunlu çerezleri ve ziyaret istatistikleri için analitik çerezleri kullanıyoruz. Pazarlama çerezleri yalnızca siz onay verirseniz çalışır. Ayrıntılar için Çerez Politikası ve KVKK Aydınlatma Metni.