Şirketler Belirsizlikte Büyümenin Yolunu Arıyor
10 Eylül Ticari Diplomasi Gündeminden Merhaba,
Küresel ekonomi, ticaret savaşlarından enerji maliyetlerine, faiz politikasından yapay zekâ yatırımlarına kadar çok sayıda değişkenin aynı anda etkili olduğu yeni bir döneme giriyor. ABD ile Kanada arasında yeniden tırmanan ticaret gerilimi ve Avrupa Birliği’nin kamu ihalelerinde Avrupalı şirketleri öne çıkarmaya hazırlanması, küresel ticarette korumacılığın kalıcı bir politika aracına dönüşebileceğine işaret ediyor. Japonya’da faiz beklentileri ise yen carry trade üzerinden küresel finansal piyasalar için yeni bir risk alanı yaratıyor.
Avrupa’da enerji fiyatlarının enflasyon üzerindeki baskısı faiz politikasını zorlaştırırken, Çin’de üretici fiyatlarındaki yükseliş küresel emtia ve tedarik zincirlerinin jeopolitik gelişmelere ne kadar duyarlı hale geldiğini gösteriyor.
Türkiye tarafında ise tarımsal üretim maliyetlerinin düşürülmesi, gıda fiyatlarındaki oynaklığın azaltılması ve ihracat kapasitesinin güçlendirilmesine yönelik adımlar öne çıkıyor. Ev ve mutfak eşyaları sektörünün 2,6 milyar dolarlık dış ticaret fazlası dikkat çekerken, kentsel dönüşümün hurda ve geri dönüşüm piyasalarında yarattığı hareketlilik de ekonomideki farklı sektörlere yayılan dönüşümü ortaya koyuyor.
Şirketler cephesinde teknoloji ve yüksek katma değerli üretim gündemin merkezinde. TUSAŞ’ın 65,2 milyar liralık Ar-Ge harcaması, Türkiye’nin yüksek teknoloji yatırımlarındaki ölçeği gösterirken, Aktif Bank’ın Çin’in yuan ödeme sistemi CIPS’e katılması Türkiye-Çin ticaretinde finansal bağlantıların güçlendiğine işaret ediyor. Çinli yapay zekâ şirketi DeepSeek’in halka arz hazırlığı ve Google’ın Avrupa’ya en az 13 milyar avroluk yatırım planı ise yapay zekâ yarışının artık yalnızca teknoloji şirketlerini değil, sermaye piyasalarını ve fiziksel altyapı yatırımlarını da şekillendirdiğini gösteriyor.
Bugünün Ticari Diplomasi Bülteni, küresel ticaretin yönünü değiştiren gelişmelerden Türkiye’nin üretim ve ihracat gündemine, şirketlerin yatırım kararlarından yeni finansal risklere kadar iş dünyasının takip etmesi gereken başlıkları bir araya getiriyor.
CEO’ların geleceğe güveni artıyor, yapay zekâda değer yaratma ayrışıyor
PwC’nin Küresel CEO Araştırması Ara Dönem Görünümü – 2026 çalışması, zorlu faaliyet koşullarına rağmen CEO’ların geleceğe yönelik güveninin güçlendiğini ortaya koydu. 59 ülke ve 27 sektörden 351 CEO’nun katıldığı araştırmadan öne çıkanlar şöyle:
-
Gelir beklentisi yükseldi: Önümüzdeki 12 ayda gelir artışına çok veya son derece güvenen CEO’ların oranı %39’dan %42’ye çıktı. Üç yıllık beklentide güven %46’dan %51’e yükseldi.
-
CEO güveni hareketli: CEO’ların %33’ünün güveni artarken, %26’sının güveni azaldı.
-
Maliyet baskısı sürüyor: CEO’ların yaklaşık %70’i, küresel şoklar nedeniyle enerji ve enerji dışı maliyetlerinin arttığını belirtti.
-
Karar alma zorlaşıyor: Maliyet dalgalanmaları nedeniyle CEO’ların %27’si fiyatlandırma, %26’sı ise tedarik zinciri yönetimi kararlarında zorlandığını ifade etti.
-
Yapay zekâda olumlu sonuçlar öne çıkıyor: CEO’ların %39’u, yapay zekânın gelirleri artırdığını, maliyetleri azalttığını veya her iki sonucu birden sağladığını belirtti. %16’sı ise olumsuz etki bildirdi.
-
Yapay zekânın etkisi değişiyor: CEO’ların %51’i, son sekiz ayda yapay zekânın iş sonuçları üzerindeki etkisinin değiştiğini söyledi.
-
Yeni fırsatlar için AI kullanımı artıyor: CEO’ların %38’i yeni müşteri, ürün veya pazar fırsatlarını belirlemek; %30’u tedarik, maliyet ve talep sorunlarına yönelik aksiyon geliştirmek; %23’ü ise küresel gelişmelerin olası etkilerini öngörmek için yapay zekâ kullanıyor.
PwC Türkiye Ülke Kıdemli Ortağı Cenk Ulu, bu dönemde CEO’lar için en önemli rekabet avantajının “öğrenme hızı” olduğunu vurgularken, yapay zekânın yalnızca bir teknoloji yatırımı olarak değil, insan ve iş modeliyle birlikte ele alınması gerektiğine de dikkat çekti. Bu yaklaşım, sürdürülebilir büyümenin temelini oluşturuyor.
Gıda fiyatlarında oynaklığı azaltmak için tarımsal üretim maliyetlerine odaklanılacak
Gıda fiyatlarındaki dalgalanmanın azaltılması amacıyla tarımsal üretimde maliyetleri aşağı çekecek yeni adımlar gündeme geliyor. Çalışmaların odağında üretim maliyetlerinin düşürülmesi, tarımsal üretimde verimliliğin artırılması ve fiyat oluşumunda öngörülebilirliğin güçlendirilmesi bulunuyor. Atılacak adımlar, özellikle girdi maliyetlerinin yüksek seyrettiği tarım sektöründe üreticinin maliyet baskısını azaltmayı ve bunun tüketici fiyatlarına yansımasını sınırlamayı hedefliyor.
Ev ve mutfak eşyalarında 2,6 milyar dolarlık dış ticaret fazlası
Ev ve mutfak eşyaları sektörü, Türkiye’nin dış ticaretinde güçlü fazla veren alanlar arasında öne çıkıyor. Sektörün 2,6 milyar dolarlık net dış ticaret fazlası sağladığı belirtilirken, ihracatta büyümenin özellikle ABD ve Amerika kıtasına yönelik pazar çeşitlendirmesiyle desteklenmesi hedefleniyor. Sektör temsilcileri, Avrupa’daki güçlü konumun korunmasının yanı sıra ABD pazarında ürünlerin teknik standartlara uyarlanması ve belgelendirme çalışmalarının ihracat potansiyelini artırabileceğine dikkat çekiyor. Katma değerli ürün, tasarım ve markalaşma da sektörün küresel rekabet gücünü artırması açısından öne çıkan başlıklar arasında.
Kentsel dönüşüm hurdacılık sektörünü hareketlendirdi
İstanbul’da hızlanan kentsel dönüşüm, yıkılan binalardan çıkan malzemelerin geri kazanılmasıyla yeni bir ekonomik hareketlilik yaratıyor. Eski binalardan çıkan demir, bakır, alüminyum, pirinç, elektrik kabloları, kalorifer petekleri ve tesisat malzemeleri hurda piyasasında önemli bir ekonomik değer oluşturuyor. Özellikle yüksek miktarda inşaat demiri içeren eski yapıların dönüşümü, geri dönüşüm ve hurda sektörünün hacmini büyütürken, çalışır durumdaki kombi ve bazı yapı ekipmanları da ikinci el piyasasında değerlendiriliyor.
Yıkım öncesinde geri kazanılabilir malzemelerin ayrıştırılmasını öngören mevzuatın da etkisiyle, kentsel dönüşüm yalnızca inşaat sektörünü değil, geri dönüşüm, hurda ve ikincil hammadde piyasalarını da destekleyen bir ekonomik alan yaratıyor.
Yen carry trade için kritik dönem: Piyasalar Japonya Merkez Bankası’na odaklandı
Japon yeninin son dönemde güçlenmesi ve Japonya Merkez Bankası’nın (BOJ) faiz artırabileceği beklentisi, küresel piyasaların önemli finansal işlemlerinden biri olan yen carry trade üzerindeki baskıyı artırıyor. Bu stratejide yatırımcılar düşük faizle yen borçlanarak dolar, Meksika pesosu ve gelişmekte olan ülke tahvilleri gibi daha yüksek getirili varlıklara yatırım yapıyor.
Reuters’a göre, sınır ötesi yen borçlanması mart ayında 360 trilyon yene (yaklaşık 2,34 trilyon dolar) ulaşarak son 30 yılın en yüksek seviyesine çıktı. Yenin hızlı değer kazanması ve faiz farkının kapanması halinde yatırımcıların pozisyonlarını kapatması, küresel piyasalarda dalgalanmayı artırabilir. 2024'teki benzer çözülme Japonya borsasında sert satışlara yol açmıştı.
ABD-Kanada ticaret gerilimi yeni bir aşamaya taşındı
ABD ile Kanada arasındaki ticaret anlaşmazlığı, karşılıklı tarifelerin ötesine geçerek kamu alımları ve ithalat kısıtlamalarına da uzanıyor. Kanada’nın ABD ürünlerine yönelik misilleme tarifeleri devreye girerken, Washington da Kanada menşeli ürünlere yönelik yeni kısıtlamalar açıkladı.
ABD yönetimi, 29 Eylül’den itibaren Kanada’dan bazı süt ürünleri, alkollü içecekler ve motorlu araçların ithalatını yasaklamayı planlıyor. Washington ayrıca Kanada menşeli ürünlerin bazı federal kamu alım listelerinden çıkarılması için de adım attı. Ticaret geriliminin özellikle otomotiv, tarım ve imalat sektörlerinde Kuzey Amerika tedarik zincirleri üzerindeki maliyet baskısını artırması bekleniyor.
ECB’nin faiz kararı enerji şokunun gölgesinde
Avrupa Merkez Bankası (ECB), enerji fiyatlarındaki yükselişin enflasyonist baskıları yeniden artırdığı bir ortamda yılın ikinci faiz artırımına hazırlanıyor. Avro Bölgesi'nde yıllık enflasyon Ağustos'ta %3,3’e çıkarak yaklaşık üç yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Petrol fiyatlarının 100 dolar seviyesini aşması ve Avrupa doğal gaz fiyatlarının 2023’ten bu yana görülmeyen seviyelere çıkması, ECB’nin kararını zorlaştırıyor.
Piyasalarda 25 baz puanlık faiz artışı beklentisi öne çıkarken, enerji fiyatlarındaki gelişmelerin ECB’nin yılın geri kalanındaki politika patikasını belirlemesi bekleniyor. Özellikle Orta Doğu’daki çatışmaların uzaması halinde yeni faiz artışlarının gündeme gelebileceği değerlendiriliyor.
AB kamu ihalelerinde “Avrupa tercihi” dönemine hazırlanıyor
Avrupa Birliği Komisyonu, yıllık yaklaşık 2,6 trilyon avroluk kamu ihale pazarında Avrupa şirketleri ve ürünlerine öncelik verilmesini sağlayacak yeni bir düzenleme teklif etti. Teklif, kamu alımlarında yalnızca en düşük fiyatın değil, kalite, çevre, yenilikçilik, güvenlik ve tedarik dayanıklılığı gibi kriterlerin daha fazla dikkate alınmasını öngörüyor.
Düzenleme, AB’nin kritik sektörlerde üçüncü ülkelere bağımlılığını azaltma ve Avrupa sanayi kapasitesini güçlendirme stratejisinin bir parçası olarak öne çıkıyor.
📌 Türkiye açısından da kritik bir başlık: Mevcut Gümrük Birliği, kamu ihalelerine karşılıklı erişim sağlamadığı için Türk şirketlerinin “Avrupa tercihi” uygulanan ihalelerde otomatik olarak AB şirketleriyle eşit statüye sahip olması garanti edilmiyor.
Çin’de üretici fiyatları enerji şokuyla yükseliyor
Çin’de üretici fiyatlarındaki yükseliş, Orta Doğu’daki savaşın küresel enerji ve hammadde fiyatları üzerindeki etkisiyle Ağustos’ta da devam etti. Çin’in Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE), Ağustos'ta yıllık bazda %3,8 arttı. ÜFE, yılın ilk iki ayında geriledikten sonra marttan itibaren yükselişe geçmişti.
Enerji maliyetlerindeki artış tüketici fiyatlarına da yansırken, Çin’de TÜFE ağustosta yıllık %0,8 yükseldi. Özellikle Hürmüz Boğazı’ndaki ulaşım kesintileri, Çin açısından önemli bir risk oluşturuyor; ülkenin ithal ettiği petrolün yaklaşık %45’i, LNG’nin ise %30’u Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı üzerinden geliyor.
Portekiz’e sosyal konut için 1,5 milyar avroluk finansman
Avrupa Yatırım Bankası (EIB), Portekiz’de sosyal ve sürdürülebilir konut yatırımlarını desteklemek amacıyla 1,5 milyar avroluk kredi sağlayacak. Finansman, ülkede 50 binden fazla yeni sosyal konutun inşa edilmesi veya mevcut konutların yenilenmesini destekleyecek. İlk aşamada 500 milyon avroluk kredi anlaşması imzalandı.
Yatırımların yalnızca konut arzını artırması değil, aynı zamanda binaların enerji performansını, erişilebilirliğini ve güvenliğini geliştirmesi hedefleniyor. EIB’nin konut alanındaki finansman programı, Avrupa’da artan konut maliyetleri ve arz sorunlarına karşı kamu yatırımlarının ve enerji verimliliği odaklı renovasyonların öneminin arttığını gösteriyor.
DeepSeek halka arz için CITIC Securities ile çalışıyor
Çinli yapay zekâ şirketi DeepSeek, yurt içi halka arz hazırlıkları kapsamında CITIC Securities ile çalışmaya başladı. Şirketin Çin’deki halka arz sürecinde danışmanlık ve aracılık hizmeti alacağı belirtilirken, işlem DeepSeek’in yapay zekâ alanındaki hızlı yükselişinin finansal piyasalara taşınması açısından önem taşıyor.
DeepSeek’in olası halka arzı, Çin’in yapay zekâ sektöründeki şirketlerin sermaye piyasalarından daha fazla kaynak sağlamasına yönelik eğilimin de göstergesi olarak değerlendiriliyor. Şirketin küresel ölçekte yarattığı rekabet baskısı dikkate alındığında, halka arzın DeepSeek’in teknoloji geliştirme ve yapay zekâ altyapısına yönelik yatırımlarını desteklemesi bekleniyor.
MKE’den Mısır’da önemli ihracat başarısı
Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE), Mısır’da savunma sanayisi ve üretim kapasitesi açısından önemli bir iş birliğine imza attı. “Zafer adımı” olarak duyurulan gelişme, MKE’nin savunma sanayisi ürün ve teknolojilerinin uluslararası pazarlardaki konumunu güçlendirme stratejisinin bir parçası olarak öne çıkıyor.
Mısır pazarı, Türkiye’nin savunma ve makine sanayisi ihracatının çeşitlendirilmesi açısından dikkat çeken pazarlardan biri olurken, anlaşmanın iki ülke arasındaki savunma sanayisi ve ticari ilişkilerin geliştirilmesine katkı sağlaması bekleniyor.
TUSAŞ, 65,2 milyar liralık Ar-Ge harcamasıyla zirvede
Türkiye’nin Ar-Ge yatırımlarında savunma ve havacılık sektörü öne çıkmaya devam ediyor. TUSAŞ, 65,2 milyar liralık Ar-Ge harcamasıyla Türkiye’de Ar-Ge’ye en fazla kaynak ayıran şirket oldu. Harcama büyüklüğü, şirketin yeni nesil hava platformları ve ileri teknoloji geliştirme çalışmalarının ölçeğini ortaya koyuyor.
TUSAŞ’ın liderliği, Türkiye’de yüksek teknoloji üretiminin ve savunma sanayisi yatırımlarının Ar-Ge harcamalarındaki ağırlığını da gösteriyor. Yüksek Ar-Ge harcamaları, şirketlerin yalnızca mevcut ürünlerini geliştirmesi değil, uzun vadede küresel pazarlarda rekabet edebilecek özgün teknolojiler üretmesi açısından kritik önem taşıyor.
Aktif Bank, Çin’in yuan ödeme sistemi CIPS’e katılan ilk Türk bankası oldu
Aktif Bank, Çin’in uluslararası yuan ödeme sistemi CIPS’e (Cross-Border Interbank Payment System) katılan ilk Türk bankası oldu. Hamle, Türkiye ile Çin arasındaki ticaretin finansmanında yuan kullanımını kolaylaştırması ve iki ülke arasındaki sınır ötesi ödeme altyapısının güçlendirilmesi açısından önem taşıyor.
CIPS üyeliğinin Türk şirketlerinin Çin ile gerçekleştirdiği ithalat ve ihracat işlemlerinde ödeme süreçlerini kolaylaştırması, yuan cinsinden işlemlerin gelişmesine katkı sağlaması bekleniyor. Bankacılık tarafındaki bu adım, Türkiye’nin ticarette alternatif para birimlerinin kullanımını artırma ve Asya pazarlarıyla finansal bağlantılarını güçlendirme arayışına da işaret ediyor.
Google’dan Avrupa’ya en az 13 milyar avroluk yatırım
Google, Avrupa’daki veri merkezi ve yapay zekâ altyapısını güçlendirmek amacıyla kıtaya en az 13 milyar avroluk yatırım yapmayı planlıyor. Yatırım, şirketin Avrupa’daki en büyük yatırım hamlesi olarak öne çıkarken, yapay zekâ hizmetlerine yönelik artan talebi karşılamak için bilgi işlem kapasitesinin genişletilmesini hedefliyor.
Google’ın yatırımları, Avrupa’nın dijital altyapı ve yapay zekâ kapasitesini artırma hedefleri açısından da önem taşıyor. Veri merkezlerine yönelik yatırımların enerji tüketimi, elektrik altyapısı ve yenilenebilir enerji kaynaklarına olan talebi artırması beklenirken, teknoloji şirketlerinin Avrupa’da fiziksel altyapıya ayırdığı kaynakların büyüklüğünü de ortaya koyuyor.
Küresel ekonomi yeni maliyet ve ticaret şoklarıyla karşı karşıya
-
Faiz cephesinde enerji baskısı: Avrupa’da enerji fiyatlarındaki yükseliş enflasyonist baskıları yeniden artırırken, Avrupa Merkez Bankası’nın para politikası üzerindeki hareket alanı daralıyor. Enerji maliyetlerinin kalıcılaşması, faiz indirim beklentilerinin ötelenmesi ve şirketlerin finansman maliyetlerinin yüksek kalması riskini beraberinde getiriyor.
-
Ticarette korumacılık güçleniyor: ABD-Kanada arasındaki yeni tarife gerilimi ve AB’nin kamu ihalelerinde Avrupa şirketlerini önceliklendirmeye hazırlanması, küresel ticarette serbestleşmeden stratejik korumacılığa doğru geçişi hızlandırıyor. Şirketler açısından pazar erişimi kadar yerel üretim, tedarik zinciri güvenliği ve menşe kriterleri de rekabet avantajının parçası haline geliyor.
-
Yen carry trade yakından izleniyor: Japonya’da faiz artışı beklentilerinin güçlenmesi, düşük faizli yen ile borçlanarak daha yüksek getirili varlıklara yatırım yapan yatırımcıların pozisyonlarını yeniden değerlendirmesine yol açabilir. Carry trade işlemlerinin hızlı çözülmesi, özellikle gelişmekte olan piyasalarda finansal oynaklığı artırabilecek bir risk olarak öne çıkıyor.
-
Çin’de maliyet baskısı yeniden gündemde: Çin’de üretici fiyatlarının enerji şokunun etkisiyle yükselmesi, küresel emtia fiyatlarındaki hareketlerin dünyanın en büyük üretim merkezlerinden birindeki maliyet yapısını da değiştirdiğini gösteriyor. Bu gelişme, ihracat fiyatları ve küresel tedarik zincirleri açısından yakından izlenmeli.
-
Türkiye’de maliyet ve rekabet gündemi: Türkiye açısından küresel tablo, özellikle enerji, tarımsal girdi ve finansman maliyetlerini kritik hale getiriyor. Buna karşılık yüksek teknoloji, savunma sanayisi, makine ve ev-mutfak eşyaları gibi ihracatçı sektörlerde kapasite ve pazar çeşitlendirmesi önem kazanıyor.
-
Yapay zekâ yeni yatırım döngüsünü besliyor: DeepSeek’in halka arz hazırlığı ve Google’ın Avrupa’daki büyük ölçekli yatırımı, yapay zekâ ekonomisinin yalnızca yazılım yatırımlarından ibaret olmadığını gösteriyor. Veri merkezleri, enerji altyapısı, çipler ve yüksek performanslı bilgi işlem kapasitesi önümüzdeki dönemin önemli yatırım alanları olmaya devam edecek.