21 Ekim 2026, Çarşamba
Güne ve gündeme dair her şey için sadece 9 Dakika diyoruz!
Dokuz Dakika
Gündem İş Dünyası Çevre ve Enerji Girişimcilik Teknoloji Kültür - Sanat
Giriş Yap
Dokuz Dakika
Bizi takip edin
Kategoriler
Gündem İş Dünyası Çevre ve Enerji Girişimcilik Teknoloji Kültür - Sanat
Keşfet
Bültenler Haberler
Kurumsal
Hakkımızda Künye Reklam & İş Birliği Kariyer İletişim
Giriş Yap Kayıt Ol
İş Dünyası · Sayı #6

Küresel Ticarette Büyüme Sürüyor, Türkiye’de Maliyet Baskısı Gündemde

D
Didem Damyan
2 Eylül 2026
9 dak. 2 sn. okuma
Bu sayıyı dinleyin 17 dak. 46 sn. dinleme
Tarayıcınız ses oynatmayı desteklemiyor. Dosyayı indirin.

Bu Sayıda

  • 1 ANALİZ
  • 2 TÜRKİYE'DEN
  • 3 DÜNYADAN
  • 4 ŞİRKET HABERLERİ
  • 5 MAKRO RADAR

2 Eylül Ticari Diplomasi Gündeminden Merhaba,

Küresel ticarette büyümenin devam ettiği, ancak ticaretin yönünü belirleyen dinamiklerin hızla değiştiği bir dönemden geçiyoruz. Teknoloji ürünlerinden savunmaya, otomotivden tekstile kadar birçok sektörde üretim ve tedarik zincirleri yeniden şekilleniyor. Türkiye açısından ise küresel talepteki hareketlilik kadar içerideki maliyet yapısı ve fiyat gelişmeleri de ihracat rekabetçiliğinin belirleyicisi olmaya devam ediyor.

9 dakika okuma süresiyle günün önemli gelişmeleri için Dokuz Dakikada Gündem diyoruz; www.dokuzdakika.com

analiz 3 DK 4 SN

İstanbul enflasyonu yüzde 34,96: İhracatçı için asıl soru maliyetlerin ne hızla gerilediği

İstanbul Ticaret Odası'nın ağustos ayına ilişkin verileri, Türkiye ekonomisindeki dezenflasyon sürecinin devam ettiğini ancak fiyat baskısının hâlâ yüksek seviyede bulunduğunu gösteriyor. İstanbul'da perakende fiyatlar ağustosta bir önceki aya göre yüzde 1,66 artarken, yıllık artış yüzde 34,96 oldu. Temmuz ayında aylık artış yüzde 2,06, yıllık artış ise yüzde 35,20 seviyesindeydi. Böylece hem aylık hem yıllık artışta sınırlı bir yavaşlama görüldü.

Ancak ticaret ve ihracat açısından bakıldığında yalnızca yıllık enflasyonun gerilemesine odaklanmak yeterli değil. İhracatçı şirketler açısından kritik olan, üretim maliyetlerinin rakip ülkelerdeki maliyetlere kıyasla nasıl değiştiği.

Türkiye'nin ihracatının önemli bölümünü oluşturan sanayi sektörleri; enerji, iş gücü, finansman, lojistik ve girdi maliyetlerindeki gelişmelere doğrudan duyarlı. Dolayısıyla iç enflasyonun yüzde 35 seviyesinde seyretmesi, nominal olarak fiyat artış hızının yavaşlamasına rağmen şirketlerin maliyet tabanının hâlâ yüksek olduğunu gösteriyor.

Üstelik İstanbul verisinin bileşenleri de maliyet baskısının tek bir kalemden kaynaklanmadığını ortaya koyuyor. Eğitim harcamaları ağustosta yüzde 17,28 ile en yüksek artışı kaydederken, alkollü içecekler ve tütün yüzde 8,22, konut yüzde 2,32 ve ulaştırma yüzde 1,43 arttı. Buna karşılık giyim ve ayakkabıda yüzde 0,08'lik sınırlı bir gerileme görüldü.

Bu tablo ticaret açısından iki farklı mesaj içeriyor.

Birincisi, hizmet ve iç talep kaynaklı fiyat baskılarının devam etmesi şirketlerin genel giderlerini aşağı çekmesini zorlaştırıyor. İkincisi ise ihracatçı sektörlerin fiyatlama gücü ile maliyet artışları arasındaki fark daha fazla önem kazanıyor.

Burada kur politikası da devreye giriyor. İhracatçı açısından döviz gelirleri aynı hızda artmazken TL bazlı üretim maliyetleri yükselmeye devam ederse, şirketlerin fiyat avantajı giderek zayıflayabilir. Bu nedenle dezenflasyonun yalnızca tüketici fiyatları açısından değil, üretici ve ihracatçı maliyetleri açısından da takip edilmesi gerekiyor.

Özellikle Türkiye'nin Avrupa Birliği pazarındaki rakipleri düşünüldüğünde bu konu daha kritik hale geliyor. Türkiye'nin en önemli avantajlarından biri Avrupa'ya yakınlığı, güçlü üretim altyapısı ve kısa teslimat süreleri. Ancak bu avantajın fiyat rekabetçiliğiyle desteklenmesi gerekiyor.

İstanbul enflasyonundaki yavaşlama bu açıdan olumlu bir sinyal. Fakat yüzde 34,96'lık yıllık artış, maliyet normalleşmesinin henüz tamamlanmadığını gösteriyor.

Bu noktada İstanbul verisi, açıklanacak Türkiye geneli TÜFE öncesinde önemli bir öncü gösterge niteliğinde. Ancak İstanbul ekonomisinin hizmetler ve ticaret ağırlığı nedeniyle ulusal enflasyonun birebir karşılığı olmadığı da göz önünde bulundurulmalı.

TÜRKİYE'DEN 5 DK 17 SN

Türkiye tahıl diplomasisinde yeniden kritik aktör konumunda

Karadeniz'de Ukrayna ve Rusya'nın tahıl ihracatında yaşanan kesintiler, Türkiye'nin tahıl diplomasisi açısından önemini yeniden artırıyor. Karadeniz üzerinden gerçekleştirilen ihracatın aksaması, küresel gıda tedarik zincirleri açısından yeni riskler yaratırken Türkiye'nin bölgesel diplomatik ve lojistik konumunu da öne çıkarıyor.

Türkiye'nin Karadeniz'deki konumu, hem bölgesel ticaret akışlarının devamlılığı hem de gıda arz güvenliği açısından stratejik önem taşıyor. Tahıl ticaretindeki gelişmeler bu nedenle yalnızca tarım ticareti değil, lojistik ve jeopolitik başlıklarıyla da izlenmeli.

Ne Anlamalıyız?

Türkiye, Ukrayna ve Rusya'dan aldığı tahılları işleyerek dünya pazarlarına ihraç eden önemli bir gıda işleme merkezi konumunda. Dolayısıyla Karadeniz'deki ticaret akışının bozulması, Türkiye'nin yalnızca hammadde tedarikini değil, katma değerli gıda ihracatını da etkileyebilir.

Bu nedenle tahıl koridoru meselesi aynı anda gıda güvenliği, lojistik, dış ticaret ve diplomasi başlığı olarak okunmalı. Türkiye'nin Karadeniz'deki diplomatik ağırlığı, önümüzdeki dönemde ticari bir avantaja da dönüşebilir.

Türkiye tarımı ihracat stratejisinin merkezine taşımayı hedefliyor

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Türkiye'nin üretim gücünü, kalite ve güvenilirliğini küresel bir marka değerine dönüştürmeyi hedeflediklerini açıkladı. Foodist İstanbul'un açılışında konuşan Yumaklı, Türk çiftçisinin emeğinin dünyanın farklı pazarlarında raflarda yer almasını istediklerini belirterek, üretim kapasitesini artırmanın yanı sıra ihracatçıların yeni pazarlara erişimine ve ürünlerin önündeki teknik engellerin kaldırılmasına odaklandıklarını söyledi.

Bakanlığın yaklaşımında dikkat çeken nokta, tarım diplomasisinin yalnızca diplomatik ilişkiler kapsamında değil, doğrudan ihracat ve pazar erişimi politikası olarak ele alınması. Yumaklı, yürütülen müzakereler sonucunda somon, çipura ve levrek gibi su ürünlerinin yanı sıra bademin Çin pazarına girişinin önünün açıldığını ifade etti.

Ne Anlamalıyız?
Bu yaklaşım, Türkiye'nin tarımsal üretimde yalnızca miktarı artırmak yerine yüksek katma değerli ve markalı gıda ihracatını büyütme hedefinin önem kazandığını gösteriyor. Küresel gıda ticaretinde iklim değişikliği, jeopolitik gerilimler, tedarik zinciri sorunları ve artan girdi maliyetleri nedeniyle ülkelerin gıda arz güvenliğine daha fazla odaklandığı bir dönemde, yeni pazarların açılması Türkiye için stratejik önem taşıyor.

Lisanssız elektrik üretiminde 13,3 MW kapasite tahsis edildi

Türkiye Elektrik İletim AŞ, temmuz dönemindeki lisanssız elektrik üretimi başvuruları kapsamında 6 proje için toplam 13,3 MW kapasite tahsis etti. Başvuruların tamamı üretim ve tüketimin aynı yerde gerçekleştiği projelerden oluştu.

Tahsis edilen kapasitenin 8,1 MW'ı birinci bölgede, 5,2 MW'ı ise dokuzuncu bölgede bulunuyor.

TEİAŞ'ın 31 Ağustos itibarıyla yayımladığı verilere göre iletim gerilim seviyesinden şebekeye bağlanabilecek GES ve RES yatırımları için bölgesel kalan kapasite toplam 38,7 MW seviyesinde.

Bu gelişme, özellikle kendi elektriğini üretmek isteyen sanayi tesisleri açısından lisanssız üretim modelinin önemini koruduğunu gösteriyor.

Ne Anlamalıyız?

Buradaki asıl mesaj, sanayicinin elektrik maliyetlerini kontrol etmek için kendi enerjisini üretme eğiliminin devam etmesi. Üretim ve tüketimin aynı noktada gerçekleştiği lisanssız projeler, özellikle yüksek elektrik tüketen işletmeler açısından enerji maliyetlerini yönetmenin önemli araçlarından biri haline geliyor.

Ancak 38,7 MW'lık kalan iletim kapasitesi, özellikle büyük ölçekli GES ve RES yatırımlarında şebeke kapasitesinin artık yatırım kararlarının kritik belirleyicilerinden biri olduğunu gösteriyor. Önümüzdeki dönemde yenilenebilir enerji yatırımlarında yalnızca finansman ve ekipman maliyeti değil, bağlantı kapasitesine erişim de rekabetin önemli bir unsuru olacak.

E-ticarette beş üründe iade hakkı yeniden gündemde

Danıştay'ın kararıyla internet üzerinden satın alınan akıllı saat, cep telefonu, tablet, bilgisayar ve motosiklet gibi ürünlerde cayma hakkının yeniden uygulanmasının önü açıldı. İade sırasında kargo ücretinin tüketiciye yüklenmesini öngören düzenlemeye ilişkin de yürütmenin durdurulması kararı verildi.

Karar, özellikle elektronik ticaret şirketleri açısından iade operasyonlarının ve lojistik maliyetlerinin yeniden değerlendirilmesini gerektirebilir.

Ne Anlamalıyız?

Kararın en doğrudan etkisi e-ticaret şirketlerinin iade maliyetleri ve operasyonları üzerinde görülecek. Özellikle elektronik gibi yüksek fiyatlı ürünlerde iade oranları, lojistik ve stok yönetimi şirketlerin maliyet yapısını doğrudan etkileyebilir.

Ancak konu yalnızca tüketici hukuku açısından değerlendirilmemeli. Türkiye'de e-ticaretin büyümesiyle birlikte tersine lojistik yani ürünün tüketiciden satıcıya geri taşınması da giderek daha önemli bir ticari faaliyet haline geliyor. Yeni uygulama, e-ticaret şirketlerinin kargo anlaşmalarından depo yönetimine kadar operasyonlarını yeniden değerlendirmesini gerektirebilir.

DÜNYADAN 5 DK 24 SN

Polonya savunma sanayisinde yerlileşmeyi hızlandırıyor

Polonya, Avrupa'nın en büyük kara ordusunu oluştururken savunma tedarikinde uzak ülkelere bağımlılığı azaltmak amacıyla yerli ve Orta Avrupa merkezli şirketlere yöneliyor. Yerli şirketlerden savunma tedariki ve Orta Avrupa şirketleriyle ortak girişimlere yönelik harcamalar 2022'den bu yana yaklaşık dört kat artarak 2025'te 30,4 milyar zlotiye ulaştı.

Polonya'nın 2026'da savunmaya yaklaşık 53 milyar avro harcaması ve bunun GSYH'nin yaklaşık yüzde 4,7'sine ulaşması bekleniyor.

Buradaki temel değişim, savunma harcamalarının yalnızca silah satın almaya değil, üretim kapasitesi oluşturmaya yönelmesi. Varşova; mühimmat, İHA, füze ve zırhlı araçlar gibi alanlarda üretim kapasitesini ülke içinde geliştirmeye çalışıyor.

Çekya merkezli CSG'nin Polonya'da üretimi genişletmesi ve Rheinmetall gibi şirketlerin ülkede üretim yatırımlarına yönelmesi, savunma sektöründe Avrupa içi tedarik zincirlerinin güçlenmeye başladığını gösteriyor.

Ne Anlamalıyız?

Avrupa'nın savunma harcamalarındaki artış artık yalnızca daha fazla silah satın alma anlamına gelmiyor; aynı zamanda yeni bir sanayi politikası yaratıyor. Polonya örneğinde olduğu gibi ülkeler kritik savunma ürünlerinde üretim kapasitesini kendi coğrafyalarına çekmeye çalışıyor.

Bu eğilim, Avrupa'da savunma tedarik zincirlerinin yeniden kurulacağı anlamına geliyor. Türkiye açısından fırsat, yalnızca savunma ürünü ihracatında değil; ortak üretim, teknoloji transferi ve Avrupa merkezli tedarik zincirlerine entegrasyonda ortaya çıkabilir. Özellikle İHA, elektronik sistemler, mühimmat ve kara araçları gibi alanlarda Türkiye'nin üretim kapasitesi bu dönüşüm açısından yakından izlenmeli.

Küresel moda sektörü aşırı sıcakla mücadele ediyor

Küresel moda markalarının tedarikçileri, aşırı sıcakların üretim tesislerinde çalışan verimliliği ve iş güvenliği üzerindeki etkileriyle mücadele ediyor. Uniqlo ve Ralph Lauren gibi küresel markalara üretim yapan tedarikçiler açısından sıcaklık artışı artık yalnızca bir çevre konusu değil, doğrudan üretim kapasitesini etkileyen bir işletme riski haline geliyor.

Özellikle Asya'daki tekstil üretim merkezlerinde sıcaklıkların yükselmesi, fabrikaların soğutma sistemlerine yatırım yapmasını ve çalışma koşullarının yeniden düzenlenmesini zorunlu kılıyor.

Ne Anlamalıyız?
Bu gelişme, küresel markaların tedarikçi seçiminde iklim dayanıklılığının giderek daha fazla dikkate alınabileceğine işaret ediyor. İklim değişikliği, küresel tedarik zincirlerinde fabrika seçimi kriterini değiştirmeye başlıyor. Önümüzdeki dönemde markalar yalnızca maliyet, kalite ve teslimat süresine değil; tedarikçinin aşırı sıcak, sel, su stresi ve enerji kesintileri karşısındaki dayanıklılığına da bakabilir.

Dünya ticareti 2 trilyon dolar büyüdü

UNCTAD verilerine göre küresel ticaret yılın ilk yarısında yaklaşık 2 trilyon dolar büyüdü. Mal ticareti yüzde 12,5 artarak 13,7 trilyon dolara ulaşırken hizmet ticaretindeki büyüme yüzde 10,5 oldu.

Büyümede yapay zekâ, yarı iletkenler, bataryalar ve elektrikli araçlar gibi teknoloji yoğun sektörler öne çıkıyor. Enerji, taşımacılık ve lojistik maliyetlerindeki yükseliş ise ticaret değerindeki artışın önemli unsurlarından biri.

Bu tablo, küresel ticaretin sadece daha fazla mal hareketinden değil, aynı zamanda daha yüksek maliyetlerden de beslendiğini gösteriyor.

Ne Anlamalıyız?

İlk bakışta küresel ticaret açısından son derece güçlü bir büyüme tablosu var. Ancak rakamın tamamını reel ticaret hacmindeki artış olarak okumamak gerekiyor. UNCTAD, enerji, taşımacılık ve lojistik maliyetlerindeki yükselişin ticaret değerini yukarı çektiğine dikkat çekiyor.

Daha önemli gelişme ise büyümenin sektörler arasında eşit dağılmaması. AI, yarı iletkenler, kritik mineraller, batarya ve elektrikli araç ticaretindeki hızlı artış, küresel ticaretin ağırlık merkezinin teknoloji yoğun sektörlere kaydığını gösteriyor.

Çin otomotiv ihracatında fiyat savaşını sınırlıyor

Çin Ticaret Bakanlığı, Sanayi ve Bilgi Teknolojileri Bakanlığı ile Piyasa Düzenleme İdaresi tarafından hazırlanan yeni rehber, Çinli otomotiv şirketlerinin dış pazarlardaki fiyatlama ve kampanya uygulamalarını daha sıkı bir çerçeveye alıyor.

Pekin'in temel hedefi, Çinli otomobil üreticilerinin yurt dışında agresif indirimlerle pazar payı kazanmasını sınırlamak ve küresel büyümeyi daha kontrollü hale getirmek.

Bu hamle, Çin'in otomotiv ihracatında yalnızca satış hacmini artırmaya değil, şirketlerin kârlılığını ve marka değerini korumaya da daha fazla önem vermeye başladığını gösteriyor.

Ne Anlamalıyız?

Pekin artık yalnızca “daha fazla otomobil ihraç etmek” istemiyor; Çinli markaların küresel pazarlarda daha sürdürülebilir fiyatlama ve kârlılık yapısına kavuşmasını istiyor.

Bu durum Avrupa ve Türkiye otomotiv pazarındaki rekabeti de etkileyebilir. Çinli üreticilerin agresif fiyat indirimlerinin sınırlandırılması, rakip üreticiler üzerindeki kısa vadeli fiyat baskısını azaltabilir. Ancak bunun Çin'in küresel otomotiv genişlemesinden vazgeçtiği anlamına gelmediği unutulmamalı. Tam tersine, fiyat rekabetinden marka, teknoloji ve üretim yatırımı üzerinden rekabete geçiş söz konusu olabilir.

 

şirket haberleri 2 DK 18 SN

Swiss Life 600 kişiyi işten çıkaracak

İsviçre merkezli Swiss Life, 2026'nın ilk yarısında net kârını yüzde 8 artırarak 649 milyon İsviçre frangına çıkarmasına rağmen, verimliliği artırmak amacıyla 2028 sonuna kadar yaklaşık 600 kişiyi işten çıkaracağını açıkladı. Kesintilerin yaklaşık yarısı İsviçre'deki sigorta faaliyetlerinde, diğer yarısı ağırlıklı olarak yurt dışındaki varlık yönetimi birimlerinde gerçekleşecek.

Şirketin faaliyet kârı da yüzde 8 artarak 967 milyon İsviçre frangına yükseldi. Brüt prim üretimi ise yüzde 3 artışla 12,3 milyar franga ulaştı.

Elektrik ticareti algoritmalara geçiyor

Octopus Energy, makine öğrenmesi ve algoritmalar kullanarak elektrik piyasalarında otomatik işlem gerçekleştiren Danimarkalı BD Energy'yi satın aldı. BD Energy 15 ülkede 25 fiyat bölgesinde otomatik ticaret gerçekleştiriyor.

Yenilenebilir enerji üretiminin hava koşullarına bağlı değişkenliği, elektrik piyasalarında fiyatların kısa vadede daha hassas biçimde tahmin edilmesini giderek daha önemli hale getiriyor.

Anthropic'ten 80 milyar dolarlık bulut hamlesi

Claude'un geliştiricisi Anthropic'in altı gün içerisinde iki ayrı bulut anlaşmasıyla yaklaşık 80 milyar dolarlık kapasiteyi bağladığı bildirildi. Teksas'taki son proje kapsamında Nvidia çipleri için 350 MW veri merkezi kapasitesi sağlanması planlanıyor.

Yapay zekâ şirketleri arasındaki rekabetin ölçeği, model geliştirme yatırımlarının yanında veri merkezi, çip ve enerji altyapısına yönelik devasa kapasite yatırımlarına doğru genişliyor.

İntetra Teknoloji halka arz gelirinin yüzde 65'ini yatırımlara ayıracak

Borsa İstanbul'da INTET koduyla işlem görmeye başlayan İntetra Teknoloji ve Bilişim Hizmetleri AŞ, halka arzdan elde ettiği kaynağın yüzde 65'ini yatırımlara, yüzde 35'ini ise işletme sermayesinin güçlendirilmesine ayıracak. Şirket, yatırım bütçesini üretim kapasitesinin ve teknolojik altyapısının artırılması ile yurt dışı pazarlardaki kapasitesinin genişletilmesinde kullanmayı planlıyor.

Akıllı ulaşım sistemleri, elektronik ücret toplama ve demir yolu teknolojileri alanlarında faaliyet gösteren şirket, Türkiye'de geliştirdiği teknoloji ve mühendislik birikimini uluslararası pazarlara taşımayı hedefliyor. Şirket yönetimi, özellikle yeni lojistik koridorların oluşturduğu fırsatlarda kara ve demir yolu projelerinin teknoloji tarafında yer almayı planladıklarını belirtiyor.

makro radar 26 SN

Türkiye | İstanbul enflasyonu: Aylık yüzde 1,66, yıllık yüzde 34,96.

Küresel ticaret: Mal ticareti yılın ilk yarısında yüzde 12,5 büyüyerek 13,7 trilyon dolara ulaştı.

Türkiye | Elektrik: Lisanssız üretimde 6 proje için 13,3 MW kapasite tahsis edildi.

Çin | Otomotiv: Pekin, dış pazarlardaki agresif fiyatlama politikalarını sınırlamaya hazırlanıyor.

Polonya | Savunma: 2026 savunma harcamasının yaklaşık 53 milyar avroya ulaşması bekleniyor.

Paylaş
1,989 kelime

İlgili Yazılar

Tüm sayılar →
21 Eki 2026

Maliyet Baskısı, Yeni Pazarlar, Büyük Yatırımlar: İş Dünyasında Y...

14 Eki 2026

Küresel Ekranlardan İhracat Pazarlarına: Ticaretin Yeni Dengeleri...

7 Eki 2026

Savunma İhracatı 11 Milyar Doları Aştı, Dış Ticarette İthalat - İ...

ANALİZ TÜRKİYE'DEN DÜNYADAN ŞİRKET HABERLERİ MAKRO RADAR
1 ANALİZ 2 TÜRKİYE'DEN 3 DÜNYADAN 4 ŞİRKET HABERLE... 5 MAKRO RADAR
Dokuz Dakika

Gündem, İş Dünyası, Çevre ve Enerji, Girişimcilik, Teknoloji ve Kültür - Sanat: ihtiyacınız olan tüm bilgiyi Dokuz Dakikalık özetlerle her sabah e-posta kutunuza getiriyoruz.

Kurumsal

Hakkımızda Künye Reklam & İş Birliği Kariyer İletişim

Keşfet

Bültenler Haberler Yazarlar Tüm sayılar Yayın takvimi Tavsiye Edin Abone ol Giriş yap

Kategoriler

Gündem İş Dünyası Çevre ve Enerji Girişimcilik Teknoloji Kültür - Sanat

Yasal

Kullanım Koşulları Gizlilik Politikası Çerez Politikası KVKK Aydınlatma KVKK Veri İşleme
© 2026 - Dokuz Dakika . Tüm hakları saklıdır.
Wave Medya Dijital Yayıncılık

Bültenlere Abone Ol

E-posta adresinizi girin ve ilgilendiğiniz bültenleri seçin.

Diğer bültenleri de gör →

Aboneliğiniz Tamamlandı!

E-posta adresinize onay mesajı gönderildi. Seçtiğiniz bültenler artık gelen kutunuzda olacak.

Çerez tercihleriniz

Sitenin çalışması için zorunlu çerezleri ve ziyaret istatistikleri için analitik çerezleri kullanıyoruz. Pazarlama çerezleri yalnızca siz onay verirseniz çalışır. Ayrıntılar için Çerez Politikası ve KVKK Aydınlatma Metni.