Gözler Enflasyon Verilerinde, ABD-İran Arasında Gerilim, Rusya’da “Veba” Alarmı, Djokovic, Nadal’ın rekorunu Tarihe Gömdü…
2026 Ekim ayının ilk pazartesi gününden Merhaba.
Piyasalar hafta başlangıcında neler söylüyor, bültenimizin ilk gündem konusu olarak kısa bir piyasa yorumunu bulabilirsiniz.
Türkiye gündeminde bugün açıklanacak enflasyon verileri, en önemli konuların başında geliyor. Fon soruşturmasında gelinen noktayı ve işin vahametini uzunca bir süre daha konuşacağız gibi gözüküyor.
Dünya gündeminde yine bir ABD-İran gerilimi görüyoruz. Rusya’da başlayan ve 200 kişinin gözetim altına alındığı “veba” başlıklı kriz bakalım ilerleyen günlerde ne boyuta ulaşacak? Çin’de de bankalar dünyasında bir temizlik söz konusu.
Teknoloji başlığında, güneş ışığı ve sudan hidrojen üreten yeni bir malzemenin geliştirilmesi haberinin detaylarını bulabilirsiniz.
Kültür-sanat tarafında ise 33. defa dağıtılan Altın Koza ödülleri ve Ankara’daki senfoni izdihamı konularımız oldu.
Sporda da yeni bir rekora imza atan Novak Djokovic’e bültenimizde yer verdik.
Günün ve gündemin öne çıkanlarını yakalamanız için; dokuzdakika.com
Piyasalarda yeni haftanın ilk günü
Yeni haftaya girerken piyasalarda belirgin bir yön birliğinden çok, seçici ve temkinli bir görünüm öne çıkıyor. Cuma günü ABD ve Avrupa borsalarında görülen pozitif kapanışlara rağmen, tahvil faizleri, enerji fiyatları ve para politikalarına ilişkin beklentiler yatırımcıların risk iştahını sınırlamaya devam ediyor. İçeride ise Borsa İstanbul’un 12.270 puan seviyesindeki kapanışının ardından yeni haftada bu bölgenin üzerinde kalıcılık sağlayıp sağlayamayacağı izlenecek.
Piyasa ekranı
|
Endeks / Enstrüman |
Değer |
Değişim |
|
BIST 100 |
12.270,18 |
+ %0,17 |
|
S&P 500 |
7.722,72 |
+ %0,73 |
|
Euro Stoxx 600 |
631,35 |
+ %0,75 |
|
USD/TRY |
49,14 |
+ %0,23 |
|
EUR/TRY |
55,36 |
+ %0,11 |
|
Brent Petrol |
102,25 |
- %0,06 |
|
Altın (Ons) |
4.143,00 |
− %0,85 |
Küresel piyasalar ve makro görünüm
Küresel risk iştahı ve hafta sonu gelişmeleri: Haftanın ilk gününde yatırımcılar bir yandan zayıflayan ekonomik verilerin faiz baskısını azaltma ihtimalini, diğer yandan yüksek tahvil getirilerinin şirket değerlemeleri üzerindeki etkisini fiyatlıyor. Bu nedenle küresel piyasalarda iyimserlik tamamen kaybolmuş değil ancak daha kontrollü bir seyir dikkat çekiyor.
Avrupa ve Asya cephesi: Avrupa borsaları haftayı toparlanmayla tamamlamış olsa da yeni haftada faiz görünümü ve ekonomik aktiviteye ilişkin sinyaller önemini koruyor. Asya piyasalarında ise merkez bankalarının yönlendirmeleri ve bölgesel büyüme verileri ön planda olacak. Küresel sermaye akımlarının hangi bölgelere yöneldiği, haftanın ilk bölümünde risk iştahının tonunu belirleyebilir.
İç piyasada ve Borsa İstanbul’da gündem
BİST 100’de yeni hafta başlangıcı: BIST 100 endeksi cuma gününü 12.270,18 puandan tamamladı. Yeni haftada endeksin 12.000 puanın üzerinde tutunması, kısa vadeli görünüm açısından yakından izlenecek. Bankacılık ve sanayi hisselerindeki hareketlerin yanı sıra yabancı yatırımcı ilgisi ve işlem hacmi de endeksin yönü üzerinde etkili olabilir.
Döviz piyasası (USD & EUR): Dolar/TL yaklaşık 49,14, euro/TL ise 55,17 seviyelerinde bulunuyor. Kur cephesinde sert bir hareket görülmese de düşük oynaklık, özellikle iç piyasa açısından dikkat çekici olmaya devam ediyor. Yeni haftada dış piyasalardaki dolar hareketi ve faiz beklentileri kur tarafında belirleyici olabilir.
Emtia piyasası ve altın cephesinde son durum
Ons altın: Altın 4.140 dolar civarındaki kapanışıyla güçlü yükseliş döneminin ardından daha dengeli bir görünüm sergiliyor. Yüksek tahvil getirileri yukarı yönlü hareketi sınırlarken, küresel belirsizlikler ve güvenli liman talebi fiyatları destekleyen temel unsurlar arasında kalıyor.
Gram altın: Ons fiyatındaki geri çekilmeye karşılık dolar/TL’nin yüksek seviyelerde kalması, gram altındaki düşüşü sınırlayan bir unsur oluşturuyor. Bu nedenle iç piyasada gram altın, bir süre daha hem ons altın hem de kur hareketlerinden eş zamanlı etkilenmeye devam edecek.
Brent petrol: Brent petrolün 102 doların üzerinde kalması, enerji piyasasında arz ve talep dengesine ilişkin risklerin hâlâ güçlü olduğunu gösteriyor. Petrol fiyatlarının bu seviyelerde kalıcı olması halinde, önümüzdeki dönemde enflasyon beklentileri ve merkez bankalarının politika alanı açısından yeniden önemli bir başlık haline gelmesi mümkün.
Gözler bugün açıklanacak enflasyonda

Türkiye ekonomisinin gözü bugün açıklanacak eylül ayı enflasyon verisinde. TÜİK, eylül ayı TÜFE verisini saat 10.00'da açıklayacak. Veri öncesinde 33 banka ve aracı kurumun katıldığı Matriks Haber anketinde, piyasanın aylık enflasyon beklentisi yüzde 2,21; yıllık enflasyon beklentisi ise yüzde 30,21 oldu.
Ağustosta TÜFE aylık yüzde 1,84 artmış, yıllık enflasyon ise yüzde 31,51 olarak gerçekleşmişti. Piyasanın eylül beklentisinin gerçekleşmesi hâlinde yıllık enflasyonda yeniden düşüş görülmesi bekleniyor. Eylül ayı için ekonomistlerin aylık tahminleri yüzde 1,94 ile yüzde 2,60 arasında değişiyor.
Yıl sonu beklentisi yüzde 29,50
Matriks Haber anketine göre ekonomistlerin 2026 yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 29,50 seviyesinde kaldı. 2027 sonu beklentisi ise önceki anketteki yüzde 22,90'dan yüzde 23,50'ye yükseldi. 12 ay sonrası için yıllık TÜFE beklentisi de yüzde 24 olarak hesaplandı.
Fon soruşturmasında 217 şüpheli: Hangi şirketlerin yöneticileri tutuklandı?

Sermaye piyasasındaki şüpheli işlemlere ilişkin yürütülen ve kamuoyunda “fon soruşturması” olarak bilinen soruşturmada yeni gelişmeler yaşandı. 17 Eylül’den bu yana hakkında adli işlem yapılan şüpheli sayısı 217’ye, tutuklananların sayısı 85’e, adli kontrol uygulananların sayısı ise 98’e yükseldi.
Soruşturmanın merkezinde, aralarında Pusula Finans Holding, Tera Yatırım, Hedef Holding ve Bulls Yatırım ile bunların alt şirketlerinin de bulunduğu çok sayıda şirketin yöneticileri yer alıyor. Başsavcılık, MASAK’tan şirket yöneticilerinin 2024’ten bu yana gerçekleştirdiği para ve kripto varlık transferleri ile hesap hareketlerinin incelenmesini istemişti.
Hangi şirketlerden tutuklamalar oldu?
Soruşturmanın önceki aşamalarında; Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, Tera Portföy Genel Müdürü Alper Öztürk, Tera Yatırım yöneticileri Emre Alkin ve Kerem Alkin tutuklandı. Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel ve Tera Yatırım CEO’su Emir Münir Sarpyener de soruşturma kapsamında tutuklanan isimler arasında yer aldı.
Son dalgada ise soruşturma Destek Yatırım Bankası, Destek Faktoring ve Özata Denizcilik bağlantılarına uzandı. Destek Yatırım Bankası Genel Müdürü Özgür Akayoğlu ile Destek Faktoring yöneticileri hakkında adli işlem yapılırken Özata Denizcilik Yönetim Kurulu üyeleri Ali Çil, İskender Balcı, İsmet Öğüt ve Adem Karatepe tutuklandı. Dokuz şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Soruşturma kapsamında ayrıca 26 Borsa İstanbul hissesindeki işlemler de inceleniyor. Yetkililer, manipülatif işlemler ve şüpheli para hareketleriyle elde edildiği değerlendirilen kazançların tespit edilerek suçtan elde edildiği belirlenen varlıkların TMSF’ye aktarılması için hukuki süreç yürütüldüğünü açıkladı.
Soruşturma devam ederken SPK’nın daha önce yedi portföy yönetim şirketine ait 131 yatırım fonunun tasfiyesine yönelik kararları da sürecin önemli başlıklarından biri olmayı sürdürüyor.
İstanbul'da yarın toplu taşıma ücretsiz

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), İstanbul’un düşman işgalinden kurtuluşunun 103. yıl dönümünde, İstanbullulara şehir içi ulaşımda büyük kolaylık sağlıyor. 6 Ekim günü İstanbulkart entegrasyonuna dahil tüm toplu ulaşım araçları gün boyu ücretsiz olacak.
Milli mücadelenin en önemli dönüm noktalarından biri olan 6 Ekim günü, İstanbulluların ulaşımda rahatça hareket edebilmesi amacıyla alınan karar doğrultusunda; otobüs, metro, metrobüs, vapur ve raylı sistemler gibi tüm entegre hatlarda ücret alınmayacak. İstanbullular, bu hatlardan gün boyu ücret ödemeden yararlanabilecek.
ABD-İran hattında savaş gerilimi yeniden yükseliyor

ABD ile İran arasındaki gerilim, Hürmüz Boğazı üzerinden yeniden tırmanıyor. İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ABD'ye iletilen yedi şart yerine getirilmeden Hürmüz Boğazı'nın açılmayacağını açıkladı. İran, daha önce Katar aracılığıyla Washington'a sunduğu plan kapsamında şartların karşılanması hâlinde boğazdaki normal deniz trafiğinin yedi gün içinde yeniden başlayabileceğini bildirmişti.
İran'ın şartları ne?
İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi'nin açıkladığı plana göre Tahran; savaşın sona erdirilmesi, ABD'nin İran'a yönelik deniz ablukasını kaldırması, İran'ın petrol satışının önünün açılması ve yurt dışında dondurulan İran varlıklarına erişim sağlanması gibi adımlar talep ediyor. Tahran ayrıca sürecin karşılıklı ve aşamalı biçimde yürütülmesini istiyor.
İran tarafı, Hürmüz'ün açılmasını doğrudan nükleer müzakerelere bağlamadığını da vurguluyor. Kalibaf, boğazın yeniden açılması için söz konusu yedi şartın uygulanması gerektiğini belirterek Washington'ın tek taraflı taleplerinin kabul edilmeyeceğini söyledi.
Trump şartları kabul etmiyor
ABD Başkanı Donald Trump daha önce İran'ın önerdiği şartları kabul etmediğini açıklamıştı. Buna rağmen Katar'ın arabuluculuğunda diplomatik temaslar devam ediyor. İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi de ABD'nin aracılar üzerinden ilettiği son mesajın incelendiğini açıkladı.
Hürmüz Boğazı'ndaki kriz küresel enerji piyasaları açısından da kritik. Dünya petrol ticaretinin önemli bir bölümünün geçtiği bu güzergâhta deniz trafiğinin aksaması, petrol fiyatları ve küresel enerji arzı üzerindeki baskıyı artırıyor. Taraflar arasında diplomasi trafiği sürse de şu aşamada nihai bir anlaşmaya varılmış değil.
Rusya’da veba alarmı: 200 kişi gözetimde, beş hastane karantinada

Rusya’nın Sibirya bölgesindeki İrkutsk’ta, Veba Araştırma Enstitüsü’nde çalışan 28 yaşındaki laboratuvar görevlisi Darya Şipilova’nın hayatını kaybetmesi paniğe yol açtı. Yerel kaynaklarda, çalışanın laboratuvarda veba etkeni taşıyan bir deney tüpünü kazara kırmış olabileceği öne sürülürken olayın ardından yaklaşık 200 kişi tıbbi gözetim altına alındı.
Beş hastane karantinaya alındı
Yerel medya ve bağımsız kaynaklara göre Şipilova ile temas etmiş olabilecek kişilerin bulunduğu sağlık kuruluşlarında karantina tedbirleri uygulanırken İrkutsk’ta beş hastanenin kapatıldığı bildirildi. Bir alüminyum fabrikasında da çalışanlara tedbir amacıyla maske takma zorunluluğu getirildi. Ancak bu önlemlerin doğrudan bir veba salgınının doğrulandığı anlamına gelmediği belirtiliyor.
Rusya’dan farklı açıklama
Rusya’nın tüketici ve halk sağlığı kurumu Rospotrebnadzor ise bölgedeki epidemiyolojik durumun “istikrarlı” olduğunu açıkladı. Kurum, Şipilova’nın ölüm nedenini “nedeni bilinmeyen zatürre” olarak açıkladı ve laboratuvarda patojen mikroorganizmalarla çalışırken herhangi bir kaza yaşandığına ilişkin bulgu bulunmadığını bildirdi.
Olayla ilgili en dikkat çekici nokta ise resmi açıklamalarla yerel basına yansıyan bilgilerin birbirinden farklı olması. Şu aşamada laboratuvardan veba sızdığına ilişkin resmi olarak doğrulanmış bir bulgu bulunmuyor. Temaslı kişilerin takibi ve testleri ise sürüyor.
Çin bankalarında büyük temizlik: 670’ten fazla banka kapatıldı

Çin, bankacılık sektöründe son yılların en kapsamlı konsolidasyonlarından birini gerçekleştiriyor. Ülkede özellikle küçük ve kırsal bankalar birleştiriliyor veya kapatılıyor. Yalnızca 2025 yılında 670’ten fazla bankacılık kuruluşunun faaliyetinin sonlandırıldığı belirtilirken ülkedeki toplam banka sayısı dört yılda yüzde 23 azalarak 3 bin 139’a geriledi.
Neden bu kadar banka kapatılıyor?
Temizliğin merkezinde, özellikle kırsal ve bölgesel bankaların mali yapısı bulunuyor. Küçük bankaların bir bölümünde düşük sermaye, zayıf varlık kalitesi ve yönetim sorunları öne çıkıyor. Çin yönetimi, bu kuruluşların daha büyük bankalarla birleştirilmesi veya faaliyetlerinin sonlandırılması yoluyla finansal sistemi daha sıkı denetim altında tutmayı hedefliyor.
Bu süreç, Çin ekonomisinin karşı karşıya olduğu daha geniş sorunlarla da bağlantılı. Düşük faizler, deflasyon baskısı, kredi talebindeki zayıflama ve uzun süredir devam eden gayrimenkul krizi bankaların kârlılığı üzerinde baskı oluşturuyor.
Güneş ışığı ve sudan hidrojen üreten yeni malzeme geliştirildi
ABD’deki Oregon Eyalet Üniversitesi’nden araştırmacılar, güneş ışığını kullanarak sudan hidrojen üretebilen yeni bir kristal malzeme geliştirdi. BVR-19 adı verilen malzeme, suyu hidrojen ve oksijene ayıran fotokatalitik bir sistem olarak çalışıyor ve üretim sırasında platin ya da paladyum gibi pahalı metallere ihtiyaç duymuyor.
Elektrik yerine doğrudan güneş ışığı
Metal-organik kafes yapısındaki BVR-19, ışığa maruz kaldığında yapısındaki kükürt-kükürt bağlarında geçici değişimler oluşturuyor. Bu süreç, suyun hidrojen ve oksijene ayrılması için gerekli elektron hareketini sağlıyor. Araştırmacılar, malzemenin oda sıcaklığındaki sulu çözeltilerde çalışabildiğini ve güneş ışığı altında reaksiyonu hızlandırdığını belirtiyor.
Yeşil hidrojen için maliyet avantajı
Günümüzde hidrojenin büyük bölümü doğal gaz gibi fosil yakıtlardan üretiliyor. Sudan yenilenebilir enerji kullanılarak elde edilen “yeşil hidrojen” ise daha düşük karbonlu bir alternatif olmasına rağmen maliyeti yüksek. Yeni malzemenin pahalı metal katalizörlere ve yüksek enerji girdisine olan ihtiyacı azaltabilmesi, gelecekte hidrojen üretim maliyetlerinin düşürülmesine katkı sağlayabilir.
Araştırmacılar, çalışmanın henüz ticari kullanıma hazır bir hidrojen üretim sistemi anlamına gelmediğini, ancak güneş ışığını doğrudan temiz yakıta dönüştürebilecek yeni nesil fotokatalizörlerin geliştirilmesi için önemli bir tasarım yaklaşımı sunduğunu belirtiyor. Araştırmanın sonuçları Journal of the American Chemical Society dergisinde yayımlandı.
Hareket etmek için spor salonuna gitmek şart değil

Dünya Sağlık Örgütü (WHO), yetişkinlerin haftada 150-300 dakika orta yoğunlukta fiziksel aktivite yapmasını öneriyor. Ancak bu hedefe ulaşamayan kişiler için de “hiç hareket etmemektense bir miktar hareket etmenin” sağlık açısından faydalı olduğu vurgulanıyor.
Fiziksel aktivitenin yürüyüş, bisiklete binme, ulaşım sırasında hareket etme ve günlük işler gibi farklı yollarla da yapılabileceği belirtiliyor. Uzm. Dr. Serdar Yaşar, günlük hareketi artırmak isteyenler için şu noktalara değindi:
📌 “Bugün spor yapamadım” demek, hiç hareket etmemek anlamına gelmemeli. Kısa yürüyüşler, merdiven kullanmak veya gün içinde daha fazla ayağa kalkmak hareket miktarını artırabilir.
📌 Yürüyüşü günlük rutinin bir parçası hâline getirmek önemli. İşe veya alışverişe giderken yolun bir bölümünü yürümek, kısa mesafelerde araç yerine yürümeyi tercih etmek gibi küçük değişiklikler sürdürülebilir bir başlangıç sağlayabilir.
📌 Hedefi bir anda yükseltmek yerine kademeli artırmak daha uygulanabilir olabilir. Dünya Sağlık Örgütü de fiziksel aktiviteye küçük miktarlarla başlanmasını ve zaman içinde sıklık, süre ve yoğunluğun artırılmasını öneriyor.
📌 Adım sayısına tek başına odaklanmak yerine genel hareketliliğe bakılmalı. Sağlıklı yaşam için herkes açısından geçerli tek bir günlük adım sayısı hedefinden ziyade düzenli fiziksel aktivite ve daha az hareketsiz zaman önem taşıyor.
📌 Hareketin faydası yalnızca kilo kontrolüyle sınırlı değil. Düzenli fiziksel aktivite kalp-damar sağlığını desteklerken tip 2 diyabet riskinin azaltılmasına, uyku kalitesinin iyileşmesine ve ruhsal iyilik hâlinin desteklenmesine de katkı sağlayabiliyor.
Djokovic, Nadal’ın rekorunu tarihe gömdü

Novak Djokovic, Çin Açık çeyrek finalinde Alexander Zverev’i 4-6, 6-4, 6-4 mağlup ederek yarı finale yükseldi. 39 yaşındaki Sırp tenisçi bu galibiyetle Pekin’deki yenilmezlik serisini 32 maça çıkardı ve Rafael Nadal’ın bir turnuvadaki ilk 31 maçlık galibiyet rekorunu geride bıraktı.
Nadal, Roland Garros’ta turnuvadaki ilk 31 maçını kazanarak 31-0’lık bir seri yakalamıştı. Djokovic ise Çin Açık’ta ilk kez 2009’da mücadele etti ve turnuvaya katıldığı altı farklı yılda da yenilgi yaşamadı. Zverev karşısındaki galibiyetiyle serisini 32-0’a taşıdı.
Zverev ilk seti 6-4 kazanmasına rağmen Djokovic ikinci sette 6-4, üçüncü sette de 6-4 üstünlük sağlayarak karşılaşmayı çevirdi. Yaklaşık 2 saat 35 dakika süren maçın ardından yarı finale çıkan Djokovic, turnuvada yedinci şampiyonluğunu hedefliyor.
Djokovic’in yarı finaldeki rakibi Daniil Medvedev oldu. Rus tenisçi, çeyrek finalde Francisco Cerundolo’yu 7-6, 6-3 mağlup etti.
Altın Koza’da büyük ödül “Bir Arada Yalnız”ın

33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nde ödüller sahiplerini buldu. Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda Ali Vatansever’in yönettiği “Bir Arada Yalnız”, En İyi Film seçildi. Vatansever aynı zamanda En İyi Yönetmen ödülünün de sahibi oldu.
Oyunculuk ödülleri Hazar Ergüçlü ve Fatih Al’a
“Mutter: Bir Annenin Hatıra Defteri” filmindeki performansıyla Hazar Ergüçlü En İyi Kadın Oyuncu, “Bir Arada Yalnız”daki rolüyle Fatih Al En İyi Erkek Oyuncu ödülünü kazandı. “Günyüzü” ise Banu Sıvacı’ya Yılmaz Güney Ödülünü getirdi.
Festival dokuz gün sürdü
26 Eylül-4 Ekim tarihleri arasında düzenlenen festivalde 23 ülkeden 154 yönetmenin 210 filmi izleyiciyle buluştu. Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda 10 film yarışırken, “Karanlıkta Islık Çalanlar” En İyi Senaryo ve En İyi Müzik ödüllerini aldı.
Sinema Yazarları Derneği (SİYAD) En İyi Film Ödülü ise Nuri Cihan Özdoğan’ın “Ölü Köpekler Isırmaz” filmine verildi.
Ankara’da senfoni izdihamı

Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası (CSO), 2026-2027 sanat sezonunun açılışını 2 Ekim akşamı CSO Ada Ankara Ziraat Bankası Ana Salon’da gerçekleştirdi. Kökleri 1826’da kurulan Musika-i Hümayun’a uzanan orkestranın iki asırlık yolculuğunu taçlandıran konser, sanatseverlerin yoğun ilgisine sahne oldu.
Biletleri konser tarihinden haftalar önce tükenen sezon açılışında, dinleyiciler konser öncesinde uzun kuyruklar oluşturdu. Salonun dolup taştığı gece, başkentte klasik müziğe duyulan ilginin güçlü bir yansıması oldu.
Dünyanın en köklü senfoni orkestraları arasında yer alan CSO, 200. yılında dinleyicileriyle kapalı gişe bir açılışta buluşarak yeni sezona görkemli bir başlangıç yaptı.
CSO Müzik Direktörü Cemi’i Can Deliorman’ın yönettiği konserin solisti, Özbek piyanist Behzod Abduraimov oldu. Uluslararası konser sahnelerinin önde gelen isimleri arasında gösterilen sanatçı, Çaykovski’nin romantik piyano repertuvarında özel bir yere sahip olan Si bemol minör 1 No’lu Piyano Konçertosu’nu seslendirdi.
Konserin ikinci yarısında ise İspanya esintileri taşıyan iki eser seslendirildi. Nikolay Rimski-Korsakov’un “İspanyol Kapriçyosu” ve Manuel de Falla’nın “Üç Köşeli Şapka” eserinden 2 No’lu Süit, programın ikinci bölümünü oluşturdu.
Çaykovski’nin görkemli piyano konçertosundan İspanyol danslarının canlı ritimlerine uzanan programla CSO, iki asırlık müzik birikimini yeni sezonun ilk gecesinde başkentli sanatseverlerle buluşturdu.