Bakan Tekin’den ailelere uyarı, sigarada ömür boyu satış yasağı planı, Claude’un DNA tararken keşfettiği yeni enzim sistemi…
Bu Sayıda
25 Eylül 2026, haftanın son iş gününden günü ve gündemi yakalamanız için buradayız.
Açılışı piyasalardaki hareketlerin son durumlarını vererek yapıyoruz.
Şanlıurfa’da yaşanan deprem, Manisa’daki okul saldırısı derken Türkiye gündemi oldukça yoğun. Neyse ki depremde can kaybı yaşanmadı. Okul saldırısı sonrasında ise Milli Eğitim Yusuf Tekin’den ailelere uyarı geldi.
Yine sigara yasağı konusunda yapılan ön çalışmalar oldukça dikkat çekici. 2015 ve sonrası doğanlar için ömür boyu sigara satışı yasağı gündemde. Fon soruşturmasında ise dondurulan ve el konulan hesapların tutarı 750 milyon liraya ulaştı.
Suudi Arabistan, Husilerden gelen füzelerin ardından aralarında Mekke’nin de olduğu beş şehrinde acil durum uyarısı yaptı. Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı (UNCTAD), Gazze’nin yeniden inşası için gerekli tutarın şu an için 71,5 milyar dolar olduğunu açıkladı.
Teknoloji tarafında ise Claude modelinin DNA taraması yaparken yeni bir enzim sistemi keşfetmesi altı çizilmesi gereken bir gelişme. Nvidia CEO’su Jensen Huang, “Yapay zekânın 2030’a kadar dünyayı yok etme olasılığı yok.” diyerek son dönemdeki tartışmalara dahil oldu.
Son 24 saatlik gündemden öne çıkan gelişmeler ile dopdolu bir bülten sizleri bekliyor.
Keyifli okumalar.
Piyasalarda son durum
Haftanın son işlem gününe girerken küresel piyasalarda hafif pozitif bir ivme korunuyor. Borsa İstanbul’da isehaftanın genelindeki toparlanma çabası ve kapanış öncesi denge arayışı ön planda. Yatırımcılar hafta sonu riski almadan önceki son pozisyonlanmalarını şekillendiriyor.
Piyasa ekranı
|
Endeks / Enstrüman |
Değer |
Değişim |
|
BIST 100 |
13.155,80 |
+%0,27 |
|
S&P 500 |
7.712,40 |
+%0,22 |
|
Euro Stoxx 600 |
648,90 |
+%0,23 |
|
USD/TRY |
48,87 |
+%0,04 |
|
Brent Petrol |
101,20 |
-%0,30 |
|
Altın (Ons) |
4.392,10 |
+%0,16 |
Küresel piyasalar ve makro görünüm
-
Küresel risk iştahı ve Fed: ABD borsalarındaki sınırlı ama istikrarlı yukarı yönlü hareketler Asya ve Avrupa seanslarına da pozitif yansıyor. Fed'in gelecek döneme dair atacağı adımlar ve enflasyon patikasına ilişkin değerlendirmeler piyasaların odağında kalmaya devam ediyor.
-
Avrupa ve Asya cephesi: Stoxx 600 endeksi 648 puan sınırında hafif alıcılı seyrederken Asya piyasalarında Çin'in ekonomik teşviklerinin sektörel yansımaları takip ediliyor.
İç piyasada ve Borsa İstanbul’da gündem
- BİST 100’de haftanın kapanış virajı: Hafta ortasındaki tepki alımlarının ardından BIST 100 endeksi 13.155 puan seviyelerinde tutunma çabasında. Sektörel bazda bilanço beklentileri ve fon piyasasındaki düzenlemelerin etkileri yakından izleniyor.
- Döviz piyasası: Dolar/TL 48,87 seviyesinde yatay banttaki sakin seyrini sürdürüyor. Euro/TL kuru da dar bir aralıkta hareket ediyor.
Emtia piyasası ve enerji
- Altın cephesi: Ons altın 4.392 dolar sınırına yaklaşarak güvenli liman talebini canlı tutmuş durumda. Gram altın iç piyasadaki kur dengesiyle birlikte yukarı yönlü seyrini destekliyor.
-
Brent petrol: Küresel talep endişeleri ve arz dengesindeki hafif gevşemeyle Brent petrol 101,20 dolar seviyelerinde işlem görüyor.
Şanlıurfa'da 5,4 büyüklüğünde deprem
Şanlıurfa'nın Karaköprü ilçesinde 5,4 büyüklüğünde deprem meydana geldi. AFAD verilerine göre saat 10.49'da gerçekleşen sarsıntının derinliği 7,39 kilometre olarak ölçüldü. Deprem, Şanlıurfa'nın yanı sıra çevre illerde de hissedildi.
Depremin ardından ilk değerlendirmelerde bölgede Bozova Fayı'na dikkat çekildi. Deprem Uzmanı Prof. Dr. Şükrü Ersoy, sarsıntının 6 Şubat 2023 depremlerinin devamı niteliğinde olmadığını belirtti. Ersoy, bölgede daha küçük artçıların görülebileceğini ve özellikle mühendislik hizmeti almamış yapılarda hasar riskine karşı dikkatli olunması gerektiğini söyledi.
Bakan Tekin’den Manisa saldırısı sonrası ailelere çağrı

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Manisa’nın Turgutlu ilçesinde 11 öğrencinin yaralandığı silahlı saldırının ardından NTV’de açıklamalarda bulundu. Tekin, olayın doğrudan okulun içinde değil, İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin yakınında gerçekleştiğini belirterek konunun yalnızca okul güvenliği açısından değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
Tekin, saldırıda kullanılan silahın evden alındığına dikkat çekti. Evlerinde silah bulunan ailelere bunları çocukların erişemeyeceği yerlerde muhafaza etmeleri çağrısında bulundu.
Bakanın bir diğer çağrısı ise sosyal medya ve mesajlaşma platformlarıyla ilgiliydi. Tekin, anne ve babaların, çocuklarının kimlerle yazıştığını ve hangi içeriklerle karşılaştığını takip etmeleri gerektiğini söyledi. Saldırganın 9. sınıfa yeni başladığını ve okula yalnızca 2-3 gün gittiğini belirten Tekin, bu nedenle olayın “akran zorbalığı” üzerinden açıklanamayacağını ifade etti.
Manisa Valiliği’nin son açıklamasına göre saldırıda yaralanan öğrencilerden hafif yaralı olanların tamamı taburcu edildi, 3 öğrencinin tedavisi ise yoğun bakımda devam ediyor.
Sigarada ömür boyu satış yasağı gündemde

Türkiye’de tütün ürünlerine yönelik yeni ve oldukça kapsamlı bir düzenleme hazırlığı var. Sağlık Bakanlığının yaklaşık 1 yıldır üzerinde çalıştığı kanun teklifinin ekim ayında TBMM’ye sunulması planlanıyor. Taslakta, 1 Ocak 2015’ten sonra doğanlara hayatları boyunca tütün ürünü satılmaması da dahil olmak üzere birçok yeni düzenleme yer alıyor.
2012’den 2025’e sigara satışları nasıl değişti?
Kanun hazırlığında yer alan Prof. Dr. Toker Ergüder, Türkiye’de sigara satışlarının son yıllarda ciddi biçimde arttığını belirtti. Buna göre 2012 yılında yaklaşık 91 bin ton ve 4,5 milyar paket olan sigara satışları, 2025 yılında yaklaşık 160 bin ton ve 8 milyar pakete ulaştı. Yani yaklaşık 13 yıllık dönemde yıllık sigara satışı ton bazında yaklaşık 69 bin ton, paket bazında ise 3,5 milyar paket arttı.
Prof. Dr. Ergüder, Türkiye'de her yıl 35 bine yakın kişinin, önlenebilir bir neden olan sigara kullanımı nedeniyle akciğer kanserinden hayatını kaybettiğini söyledi. Dünya genelinde ise yaklaşık 1,2 milyar kişinin sigara kullandığı belirtildi.
2015 sonrası doğanlara ömür boyu yasak
Taslağın en dikkat çekici maddesi, 1 Ocak 2015 ve sonrasında doğan kişilere tütün ürünlerinin satılmasının hayat boyu yasaklanması. Düzenlemenin çocukları ve gençleri korumaya yönelik hazırlandığı belirtiliyor. Buradaki model, kişinin yaşına bağlı olarak yasağın her yıl değişmesi yerine belirli bir doğum tarihinden sonraki neslin hiçbir zaman yasal olarak tütün ürünü satın alamaması üzerine kuruluyor.
Restoranların açık alanlarında yasak gündemde
Taslak yalnızca satışla sınırlı değil. Kapalı alanlardaki mevcut düzenlemelerin genişletilmesi ve lokantaların hem açık hem de kapalı alanlarında sigara içilmesinin yasaklanması planlanıyor. Parklar, bahçeler ve kamu binalarının bahçelerinde ise sigara içmek isteyenler için dışarıdan görünmeyecek şekilde özel alanlar oluşturulması öngörülüyor.
“Slim” sigaralar kaldırılabilir
Bir başka değişiklik sigara paketleriyle ilgili. Taslakta standart paket uygulamasının getirilmesi planlanıyor. Bununla birlikte özellikle kadınlara yönelik pazarlama stratejileriyle ilişkilendirilen ince yani “slim” sigaraların piyasadan kaldırılması gündemde. Düzenlemenin bu yönüyle özellikle kadınların korunmasının hedeflendiği belirtiliyor.
18 yaş altına satışta yeni sistem
Çocukların ve gençlerin tütün ürünlerine erişimini zorlaştırmak için kimlik doğrulama sisteminin güçlendirilmesi de taslakta yer alan başlıklardan. Prof. Dr. Ergüder, kredi kartıyla yapılan alışverişlerde 18 yaşından küçüklerin tütün ürünlerini satın almasının engellenmesinin hedeflendiğini söyledi.
2040 hedefi de masada
Hazırlanan yol haritasında daha uzun vadeli bir hedef de bulunuyor. Prof. Dr. Ergüder'in aktardığına göre, taslakta 2040 yılından sonra Türkiye'de tütün ürünlerinin üretimi ve satışının kökten yasaklanması da planlanıyor. Bu hedefin, Türkiye'nin tütün ürünlerinden tamamen arındırılmış bir ülke haline gelmesine yönelik uzun vadeli bir politika olarak değerlendirildiği belirtildi. İrlanda, İngiltere, Finlandiya ve Avustralya'nın benzer hedefleri Türkiye'den daha erken tarihler için açıkladığı ifade edildi.
Fon hesaplarında dondurulan ve el konulan toplam tutar 750 milyon liraya ulaştı

Sermaye piyasalarındaki işlemlere ilişkin yürütülen soruşturmada mali boyut büyüyor. MASAK ile yapılan çalışmalar sonucunda fon hesaplarındaki 387 milyon 461 bin lira donduruldu. Bunun yanında, daha önce tutuklanan Pusula Portföy Yönetimi AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız’a ait 105 milyon lira ile TERA Portföy üzerinden transfer edilmek istenen 257 milyon liraya el koyma tedbiri uygulandı. Böylece üç ayrı işlemde tedbir uygulanan nakit tutar yaklaşık 750 milyon liraya ulaştı.
Dondurma ile el koyma aynı şey değil. 387,5 milyon liralık tutar için hesapların dondurulması kararı verilirken toplam 362 milyon lira için el koyma tedbiri uygulandı. Yani açıklanan 750 milyon liralık rakam, soruşturma kapsamında tedbir uygulanan nakit varlıkların toplamını ifade ediyor.
Soruşturmanın arka planı
Soruşturma, sermaye piyasalarında gerçekleştirildiği öne sürülen işlemlere ilişkin yürütülüyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından sürdürülen dosyada, SPK’nın 17 Eylül tarihli denetim raporunda Katılımevim paylarına ilişkin piyasa dolandırıcılığı tespiti yapılmıştı. Soruşturma kapsamında çok sayıda şirket yöneticisi ve yetkilisi hakkında gözaltı ve tutuklama kararları verilmişti.
Son gelişmeyle birlikte soruşturmanın yalnızca borsadaki işlemlerle değil, bu işlemlerle bağlantılı olduğu değerlendirilen para hareketleri ve mal varlıklarıyla da sürdürüldüğü görülüyor.
Neden önemli?
750 milyon liralık tutar, soruşturmanın mali boyutunda şimdiye kadar açıklanan en dikkat çekici rakamlardan biri. Ancak bu rakamın “zarar” ya da “yatırımcıların geri alacağı para” anlamına gelmediğini de belirtmek gerekiyor. Soruşturma devam ediyor. Uygulanan dondurma ve el koyma tedbirlerinin hukuki sonucu, soruşturma ve yargılama sürecinin ilerleyen aşamalarında netleşecek.
Suudi Arabistan’da Mekke dahil beş bölge için alarm
Husiler tarafından gönderilen altı balistik füzenin ardından Suudi Arabistan’da Mekke’nin de aralarında bulunduğu beş bölge için muhtemel tehlikeye karşı acil durum uyarısı yapıldı. Sivil Savunma Genel Müdürlüğü; Mekke, Cidde, Taif, Yenbu ve Tebük için peş peşe uyarılar yayımlarken vatandaşlardan resmi talimatlara uymaları, toplanma alanlarından uzak durmaları ve görüntü çekmemeleri istendi.
Uyarıların ardından Suudi makamları, tehlikenin geçtiğini duyurdu. Açıklamalarda uyarının niteliğiyle ilgili ayrıntı verilmedi. Bölgelerde herhangi bir can kaybı veya hasar bildirimi yapılmadı.
Gelişme, Yemen’deki Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik füze ve İHA saldırılarının arttığı bir dönemde yaşandı. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon da Taif ve Yenbu’yu hedef aldığı belirtilen altı balistik füzenin önlendiğini açıkladı.
Mekke için bu, kısa süre içinde verilen ikinci benzer uyarı. Geçtiğimiz hafta Suudi Arabistan, Mekke yakınlarında bir İHA’nın hava savunma sistemleri tarafından düşürüldüğünü açıklamış, Husiler ise bu suçlamayı reddetmişti.
Gazze’nin yeniden inşası için 71,5 milyar dolar gerekiyor

Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı’nın (UNCTAD) yeni raporu, Gazze’deki yıkımın ekonomik boyutunu ortaya koydu. Rapora göre Gazze’nin toparlanması ve yeniden inşası için 71,5 milyar dolara ihtiyaç var. Üstelik bu rakam, yeni hasarların tespit edilmesi hâlinde daha da artabilir.
Bu rakamın arkasında 35,2 milyar dolarlık fiziksel altyapı hasarı ile 22,7 milyar dolarlık ekonomik ve sosyal kayıp bulunuyor. Dünya Bankası, Avrupa Birliği ve BM tarafından hazırlanan hızlı hasar ve ihtiyaç değerlendirmesinde de Gazze’nin önümüzdeki 10 yıldaki toparlanma ve yeniden inşa ihtiyacı 71,4 milyar dolar olarak hesaplanmıştı. Aradaki fark, farklı değerlendirme tarihlerinden ve hesaplamalardan kaynaklanıyor.
Ekonominin yüzde 92’si hasar gördü
UNCTAD’ın raporuna göre Gazze’de ekim 2023’ten bu yana ekonomik işletmelerin yüzde 92’si hasar gördü veya yıkıldı. 2025 yılında Gazze’de kişi başına düşen GSYH ise yalnızca 212 dolar oldu. Bu, kişi başına günlük yaklaşık 0,58 dolarlık ekonomik üretime karşılık geliyor ve 2022 seviyesinin yalnızca yüzde 17’si.
İşsizlik oranı yüzde 78’e ulaşırken çalışma çağındaki nüfusun yüzde 90’ından fazlası istihdam dışında kaldı. Gazze’nin Filistin GSYH’si içindeki payı da Ekim 2023 öncesindeki yüzde 17,4’ten 2025’te yüzde 4’ün altına geriledi.
100 binlerce iş kaybı
UNCTAD, ekim 2023’ten bu yana işgal altındaki Filistin topraklarında 100 binlerce iş kaybı yaşandığını ve bunun toplamda yaklaşık 2,8 milyar dolarlık işgücü geliri kaybına yol açtığını belirtiyor.
Gazze’deki yıkımın ölçeğini gösteren bir başka veri de konutlarda. Dünya Bankası-AB-BM değerlendirmesine göre 371 bin 888’den fazla konut birimi yıkıldı veya hasar gördü. Hastanelerin yüzde 50’den fazlası çalışamaz durumda ve okulların neredeyse tamamı yıkıldı veya hasar gördü.
Claude, DNA tararken daha önce tanımlanmamış bir enzim sistemi buldu

Yapay zekâ, bu kez bir bilim insanının fark edebileceği biyolojik bir ipucunu kendisi yakaladı. Anthropic’in Claude modeli, yüz milyonlarca genetik veriyi tararken daha önce tanımlanmamış bir enzim sistemi belirledi. Sistem, DNA üzerinde düzenli şekilde tekrarlanan diziler içeriyor ve bu yapısıyla CRISPR sistemlerini hatırlatıyor. Ancak araştırmacılar henüz sistemin ne işe yaradığını bilmiyor.
950 Claude ajanı 21 saat çalıştı
Araştırma, tek bir yapay zekâ sohbetinden ibaret değil. Anthropic, yaklaşık 950 Claude ajanını aynı anda çalıştırarak devasa bir DNA veri tabanını tarattı.
Ajanlara başlangıçta, RNA'daki genetik bilgiyi DNA'ya kopyalayabilen ters transkriptaz (RT) enzimlerinin daha önce yeterince incelenmemiş örneklerini bulmaları için genel bir görev verildi.
Yaklaşık 21 saatlik çalışmada Claude ajanları toplam 210 milyon token kullandı. Önce 200 binden fazla RT örneği toplandı, ardından bunlar arasından yaklaşık 3.500 yeni aday sistem belirlendi. Daha ayrıntılı incelemeler sonunda liste, 20 güçlü adaya kadar indirildi.
Asıl keşif DNA'daki tekrarlar oldu
Claude'un dikkatini çeken adaylardan biri, daha önce bilimsel çalışmalarda tanımlanmış bir ters transkriptaz içeriyordu. Fakat enzimin çevresindeki DNA dizisine bakıldığında, düzenli aralıklarla tekrarlanan sıra dışı bir yapı bulunuyordu.
Claude bu tekrarların sayısını ve aralarındaki mesafeleri analiz etti, bilinen sistemlerle karşılaştırdı ve bilimsel literatürde daha önce tanımlanıp tanımlanmadığını araştırdı. Sonuçta bunun tesadüfi bir DNA dizisi değil, daha büyük bir biyolojik sistemin parçası olabileceği belirlendi. Anthropic bu sisteme Array-Associated Reverse Transcriptases (ART) adını verdi.
CRISPR'a benziyor ama henüz CRISPR değil
ART'nin ilginç tarafı burada başlıyor. Sistem, ağırlıklı olarak bakterileri enfekte eden virüslerde, yani bakteriyofajlarda bulunuyor. Üç temel bileşenden oluşuyor: Ters transkriptaz, yanında bulunan başka bir gen ve uzun bir DNA tekrar dizisi.
Bu tekrarların düzeni, CRISPR'da bulunan tekrar dizilerini andırıyor. CRISPR'ın da ilk keşfi bakterilerin DNA'sındaki sıra dışı tekrarların fark edilmesiyle başlamıştı. Daha sonra bu sistemin genetik materyali hedeflemek ve düzenlemek için kullanılabileceği ortaya çıktı.
Fakat burada önemli bir sınır var. ART'nin ne yaptığı henüz bilinmiyor. İlk deneyler, sistemdeki DNA tekrarlarının kısa RNA'lar hâlinde ifade edildiğini gösteriyor. Bunun işlevinin ne olduğu ve gelecekte biyoteknolojik bir araç olarak kullanılıp kullanılamayacağı konusunda ise araştırmalar devam ediyor.
“Yapay zekânın 2030’a kadar dünyayı yok etme olasılığı yok”

Yapay zekânın insanlığın sonunu getirebileceği tartışılırken Nvidia CEO’su Jensen Huang’dan oldukça net bir açıklama geldi. Huang, yapay zekânın 2030 yılına kadar dünyanın sonunu getirme ihtimalinin yüzde 0 olduğunu söyledi ve bu yöndeki uyarıları “sorumsuzluk” olarak nitelendirdi.
Huang’ın açıklaması, eski Anthropic araştırmacısı Jacob Coxon’ın yapay zekânın bu on yıl içinde insanlığın yok olmasına yol açabileceği yönündeki uyarılarının ardından geldi. Anthropic’ten bazı araştırmacıların da benzer risklere dikkat çekmesi, yapay zekânın ne kadar hızlı geliştirilmesi gerektiği konusunda teknoloji dünyasında yeni bir tartışma başlattı.
Huang ise bu senaryoların bilimsel temelden yoksun olduğunu savunuyor. Nvidia CEO’su ayrıca yapay zekâ geliştirme çalışmalarının yavaşlatılmasına yönelik çağrılara da karşı çıkarak, sektörün mümkün olduğunca hızlı ilerlemesi gerektiğini söyledi. Ancak şirketlerin hazır olmayan veya güvenli olmayan ürünleri piyasaya sürmemesi gerektiğinin de altını çizdi.
Tartışmanın diğer tarafında ise yapay zekânın kötüye kullanımına ilişkin somut örnekler bulunuyor. Anthropic, güçlü yapay zekâ modellerinin suçlular, devlet destekli gruplar ve casus yazılım şirketleri tarafından siber saldırılar, silah ve patojen geliştirme gibi amaçlarla kullanılmaya çalışıldığına ilişkin raporlar yayımladı.
Kısacası teknoloji dünyasında tartışma artık yalnızca “Yapay zekâ ne kadar gelişebilir?” sorusu etrafında dönmüyor. Bir taraf daha hızlı ilerleme çağrısı yaparken, diğer taraf gelişimin yaratabileceği güvenlik risklerinin kontrol altına alınmasını istiyor. Jensen Huang’ın “yüzde 0” çıkışı da bu tartışmanın en net ifadelerinden biri oldu.