Z Kuşağı ne diyor, X Kuşağı ne anlıyor?
X kuşağı, "zam" diye başlayıp "aslında zam önemli değil" diye devam eden bir konuşmayı tutarsızlık olarak okuyor. Z kuşağı içinse ikisi aynı cümlenin iki yüzü: Bu sistem beni görmüyor, fiyat da bunun göstergesi.

Bu hafta bir üniversite yemekhanesi tartışması günlerce konuşuldu. Konuşulan şey aslında yemek değildi. İki kuşağın "talep" kelimesinden farklı şeyler anlaması, kamera karşısında görünür oldu.
X kuşağı için talep, kıtlıkla ilgilidir.
Bir şeyin yokluğundan ya da pahalılığından doğar. Kolektiftir, somuttur. "Fiyat yüksek.", "porsiyon az.", "sıra uzun." gibi.
Z kuşağı için talep, uyumla ilgilidir.
Bir şeyin yokluğundan değil, kendisine uymamasından doğar. Bireyseldir. "Bana uygun seçenek yok.", "Benim beslenme biçimimin burada karşılığı yok."
İkisi de tesadüf değil.
Kamunun öğrenci yemekhanesi standartlaştırmak üzere kuruldu: Tek menü, tek fiyat, herkese aynı. Buradaki adalet, kimsenin farklı muamele görmemesidir.
Z kuşağı ise kendisine uyarlanan bir dünyada büyüdü. Müzik listesi, içerik akışı, sipariş… Hepsi ona göre şekillendi.
İki taraf bu yüzden birbirini duymuyor.
X kuşağı, "zam" diye başlayıp "aslında zam önemli değil" diye devam eden bir konuşmayı tutarsızlık olarak okuyor.
Z kuşağı içinse ikisi aynı cümlenin iki yüzü: Bu sistem beni görmüyor, fiyat da bunun göstergesi.
Z kuşağının haklı olduğu yerler var.
Gıda alerjisi, intolerans, inanca dayalı tercih, vejetaryenlik vb. evet bunlar lüks değil, doğal gerçekler. "Herkese aynı" ilkesi herkesi kapsamıyorsa eşitlik üretmiyor demektir.
X kuşağının haklı olduğu yer var.
Ucuz ve erişilebilir bir öğün, bir ülkede kolay kurulmuş bir şey değil. Maliyetin nereden karşılanacağı sorulmadan yapılan çeşitlilik talebi havada kalıyor. Ve bir talebi kamuoyuna taşıyacaksan bir mantığı ve bir sırası olmalı.
Bir de iletişim tarafı var.
Topluluk önünde konuşmak öğrenilen bir beceri. Bu kuşak onu öğrendiği ortamlarda daha az vakit geçirdi: Münazara, panel, sunum. Bu zekâyla değil, antrenmanla ilgili. Ama sonucu gerçek: Haklı bir talebi, haklılığını kaybettirecek şekilde ifade etmek.
Madalyonun öteki yüzü de şu: X kuşağı kırk saniyelik bir kesitten bir kuşak hakkında hüküm veriyor. Kendi gençliğinde herkesin cebinde kamera yoktu. İki kuşak da birbirini en kötü anından tanıyor.
Bir talebi ciddiye almak için, iyi ifade edilmiş olması şart mı?
Mustafa Özkan
20 yıldır iletişim sektöründe faaliyet gösteriyorum ve şu anda Wave İletişim ve Marka Ajansı'nda Ajans Başkanı olarak görev alıyorum.
Tüm yazıları (5) →Gündem gündemi her sabah gelen kutunuzda
Yazarlarımızın yazıları ve günün özeti, dokuz dakikada okunacak biçimde. Ücretsiz.