21 Ekim 2026, Çarşamba
Güne ve gündeme dair her şey için sadece 9 Dakika diyoruz!
Dokuz Dakika
Gündem İş Dünyası Çevre ve Enerji Girişimcilik Teknoloji Kültür - Sanat
Giriş Yap
Dokuz Dakika
Bizi takip edin
Kategoriler
Gündem İş Dünyası Çevre ve Enerji Girişimcilik Teknoloji Kültür - Sanat
Keşfet
Bültenler Haberler
Kurumsal
Hakkımızda Künye Reklam & İş Birliği Kariyer İletişim
Giriş Yap Kayıt Ol
Teknoloji · Sayı #4

Yapay Zekâ Yarışında “En Güçlü Model” mi? “En Verimli Model” mi?

E
Ece Su Mete
15 Eylül 2026
9 dak. 13 sn. okuma
Bu sayıyı dinleyin 12 dak. 44 sn. dinleme
Tarayıcınız ses oynatmayı desteklemiyor. Dosyayı indirin.

Bu Sayıda

  • 1 GÜNDEM
  • 2 TÜRKİYE'DEN
  • 3 DÜNYADAN
  • 4 MİNİ ANALİZ
  • 5 AKTÜEL BAKIŞ
  • 6 GELECEK SAYIDA

Geleceğe hoş geldiniz. “Teknoloji ve Yapay Zekâ Bülteni” 4. bölüm başlıyor!

Bu Sayıda;

Yapay zekâ dünyasında hız yarışının yeni bir tartışmaya dönüştüğü bir haftaya bakıyoruz. Anthropic CEO’su Dario Amodei’nin yapay zekâ geliştirme sürecinin yavaşlatılması çağrısı üzerinden, sektörün güvenlik ve denetim konusundaki endişelerini ele alırken yapay zekâ yatırımlarının çip, veri merkezi ve enerji ihtiyacını nasıl büyüttüğünü konuşuyoruz.

Türkiye’den bölümünde, İstanbul’da gerçekleşen GITEX AI Türkiye’yi ve Türkiye’nin gelişen yapay zekâ ekosistemini mercek altına alıyoruz. Dünyadan bölümünde ise Apple’ın yeni katlanabilir iPhone hamlesi ve yapay zekâ destekli Siri’si, ASML’nin yeni nesil çip üretim makineleri ve Amazon’un yapay zekâ çiplerinde Qualcomm’la yaptığı anlaşma üzerinden teknoloji sektöründeki rekabetin farklı cephelerine bakıyoruz.

Mini Analiz’de bu kez yapay zekâ yarışının “en güçlü model” arayışından “en verimli model” arayışına nasıl evrildiğini inceliyoruz. Aktüel Bakış’ta da  yapay zekâ ajanlarının yükselişini ve yapay zekânın yalnızca sorularımızı yanıtlayan değil, bilgisayarlarımızda bizim yerimize işlem yapabilen bir teknolojiye dönüşmesini konuşuyoruz.

Keyifli okumalar!

gündem 3 DK 2 SN

Yapay zekâ yarışında frene basma çağrısı

Yapay zekâ sektöründe son birkaç yıldır hâkim olan anlayış oldukça netti: Daha büyük modeller, daha fazla veri, daha güçlü çipler ve daha hızlı geliştirme. Ancak bu hafta sektörün önde gelen isimlerinden gelen açıklamalar, bu yarışın yönünü değiştirebilecek yeni bir tartışmayı gündeme taşıdı.

Anthropic CEO’su Dario Amodei, hafta sonu yayımladığı yazısında “frontier AI” olarak adlandırılan en gelişmiş yapay zekâ sistemlerinin geliştirilme hızının kontrol altına alınması gerektiğini savundu. Amodei’nin temel endişesi, modellerin yalnızca daha iyi cevaplar vermesi değil. Ona göre asıl mesele modellerin giderek daha fazla bağımsız hareket edebilmesi. Yapay zekâ ajanlarının bilgisayarlara, internete ve farklı dijital sistemlere erişiminin artması, kötüye kullanım ihtimalini de büyütüyor.

Amodei, yapay zekâ şirketlerinin daha güçlü güvenlik standartları oluşturması, bağımsız güvenlik değerlendiricilerinin modellere erişebilmesi ve ülkeler arasında ortak güvenlik mekanizmaları kurulması gerektiğini savunuyor. Çağrı kısa sürede OpenAI CEO’su Sam Altman, Elon Musk ve Google DeepMind yöneticisi Demis Hassabis gibi isimlerden de destek gördü.

Tartışma yalnızca teknoloji çevrelerinde kalmadı. 14 Eylül’de Asya piyasalarında yapay zekâ ve çip şirketlerinin hisselerinde sert düşüşler yaşandı. SoftBank yüzde 10’un üzerinde değer kaybederken SK Hynix, Samsung Electronics, Kioxia ve TSMC gibi şirketler de geriledi. Avrupa’da ise ASML, ASMI ve Infineon gibi çip şirketlerinin hisseleri baskı altında kaldı.

Piyasanın tepkisi, yapay zekâ güvenliği tartışmasının artık teknoloji şirketlerinin ürün stratejisinden ibaret olmadığını gösteriyor. Çünkü yapay zekâ yatırımları son yıllarda devasa bir ekonomik ekosistem yarattı. Veri merkezleri, GPU'lar, bellek çipleri, enerji altyapısı ve soğutma sistemleri bu büyümenin parçası hâline geldi.

Yapay zekâ şirketlerinin daha yavaş hareket etmesi ihtimali, yatırımcılar tarafından doğrudan bu altyapı harcamalarının geleceğiyle ilişkilendiriliyor. Bu nedenle “AI’ı yavaşlatmak” çağrısı, aynı zamanda yüz milyarlarca dolarlık bir yatırım zincirinin geleceğini de tartışmaya açıyor.

Üstelik ABD'deki siyasi tartışma da farklı bir noktaya işaret ediyor. ABD Başkanı Donald Trump, yapay zekânın riskleri konusunda sektör yöneticilerinin uyarılarını küçümserken Çin ile teknoloji rekabetinde ABD’nin liderliğini korumasının öncelikli olduğunu savundu. Çin tarafında ise Amodei’nin çağrısı, ABD’nin teknolojik üstünlüğünü korumaya yönelik bir strateji olarak yorumlandı.

Yani yapay zekâ sektöründe önümüzdeki dönemin en zor sorularından biri ortaya çıkmış durumda: Teknolojik ilerleme ne kadar hızlı olmalı ve bu hızı kim belirlemeli?

türkiye'den 3 DK 30 SN

İstanbul, yapay zekâ dünyasının yeni buluşma noktalarından biri oldu

Türkiye, bu hafta uluslararası teknoloji gündeminde İstanbul merkezli önemli bir etkinlikle öne çıktı. GITEX Ai Türkiye, 9-10 Eylül tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde ilk kez düzenlendi. Girişimleri, yatırımcıları, teknoloji şirketlerini ve kamu temsilcilerini bir araya getiren etkinliğin merkezinde yapay zekâ, yatırım, dijital dönüşüm ve yeni nesil altyapılar vardı.

GITEX Ai Türkiye, Dubai merkezli GITEX ekosisteminin Türkiye'deki ilk büyük etkinliği olarak konumlandı. Etkinlikte fiziksel yapay zekâ, AI-native üretim, yapay zekâ ajanları, veri merkezleri, enerji altyapısı ve girişim yatırımları gibi başlıklar ele alındı. Google Cloud, Huawei, Dell Technologies, SAP ve NVIDIA gibi küresel teknoloji şirketleri de etkinlikte yer aldı.

Etkinliğin dikkat çekici taraflarından biri, yapay zekânın yalnızca bir yazılım teknolojisi olarak ele alınmamasıydı. Veri merkezleri, enerji ve işlem gücü de tartışmanın önemli parçalarıydı. Bu yaklaşım, küresel teknoloji gündemindeki değişimle de paralel ilerliyor.

Çünkü artık yapay zekâ geliştirmek için yalnızca iyi yazılımcılara ve verilere sahip olmak yeterli değil. Büyük modellerin çalıştırılması için yüksek işlem gücüne, gelişmiş çiplere ve sürekli enerji sağlayabilecek veri merkezlerine ihtiyaç duyuluyor.

Türkiye açısından GITEX Ai Türkiye'nin bir başka önemi de İstanbul’un bölgesel teknoloji merkezi olma hedefini güçlendirmesi. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi, Türkiye'de 2025'in üçüncü çeyreği itibarıyla 1.059 aktif yapay zekâ girişimi bulunduğunu ve 106 Teknoloji Geliştirme Bölgesi’nde yaklaşık 12 bin şirketin faaliyet gösterdiğini açıklamıştı.

Etkinliğin ardından ortaya çıkan tablo, Türkiye'nin yapay zekâ konusunda yalnızca kullanıcı veya tüketici olmak yerine üretici ve yatırım alan bir ekosistem oluşturma hedefini daha görünür hâle getirdi.

Türkiye’nin yapay zekâ ekosistemi büyürken yatırımın yönü değişiyor

Türkiye startup ekosisteminde yapay zekâ yatırımları da giderek daha fazla öne çıkıyor. 2026’nın ikinci çeyreğinde Türkiye’de 40 girişim yatırım işlemi gerçekleşirken toplam yatırım hacmi 559 milyon dolar seviyesine ulaştı.

Bu rakam bir önceki yılın aynı döneminden düşük olsa da 2025 karşılaştırmasını doğrudan yapmak yanıltıcı olabilir. Geçen yıl Uber’in Trendyol Go’nun yüzde 85’ini satın alması gibi büyük ölçekli işlemler toplam yatırım hacmini önemli ölçüde yükseltmişti.

Daha dikkat çekici olan ise yapay zekânın farklı sektörlerdeki girişimlerin temel teknolojilerinden biri hâline gelmesi.

Fintech, hukuk teknolojileri, lojistik, perakende ve kurumsal yazılım gibi alanlarda geliştirilen ürünler artık yapay zekâyı sonradan eklenen bir özellik olarak değil, ürünün merkezindeki teknoloji olarak kullanıyor.

Bu durum Türkiye’de girişimcilik açısından da yeni bir fırsat yaratıyor. Ancak asıl sınav, yerli girişimlerin yalnızca Türkiye pazarında büyümekle kalmayıp küresel pazarlara açılabilmesi olacak.

dünyadan 5 DK 22 SN

Apple katlanabilir iPhone dönemini başlattı

Apple, 9 Eylül’de gerçekleştirdiği lansmanda uzun süredir beklenen katlanabilir iPhone’u tanıttı. iPhone Duo, şirketin ilk katlanabilir telefonu olurken Apple’ın yıllardır uzak durduğu yeni bir cihaz kategorisine girişini de temsil ediyor.

Duo açıldığında 7,6 inçlik bir iç ekrana sahip. Kapatıldığında ise 5,4 inçlik dış ekran kullanılabiliyor. Apple, cihazı A20 Pro çipiyle güçlendirirken katlanabilir yapının getirdiği ısınma sorununu çözmek için özel bir termal yönetim sistemi ve buhar odası kullandığını açıklıyor.

Cihazın dikkat çeken taraflarından biri ise yazılım. iOS 27, Duo'nun katlanabilir yapısına göre yeniden tasarlanırken Split View ile iPhone'da ilk kez iki uygulama yan yana kullanılabiliyor. Apple ayrıca Siri AI'ın kullanıcının ekranındaki içeriği anlayarak işlem yapabilmesine ve kişisel bağlamdan yararlanabilmesine vurgu yapıyor.

iPhone Duo'nun ABD başlangıç fiyatı 1.999 dolar. Ön siparişler 16 Ekim’de başlayacak, cihaz 23 Ekim’de satışa çıkacak. Türkiye de ilk satış dalgasındaki ülkeler arasında bulunuyor.

Apple’ın katlanabilir pazara geç girmesi bu nedenle önemli. Samsung, Huawei, Honor ve diğer üreticiler yıllardır bu kategoride ürün geliştirirken Apple’ın ekosistemi, yazılım entegrasyonu ve marka gücü katlanabilir telefonların daha geniş bir kitleye ulaşmasını sağlayabilir.

Siri artık sadece cevap vermeyecek

Apple’ın bu haftaki donanım lansmanının arkasındaki daha büyük hikâye ise yapay zekâ.

Şirket, iPhone Duo ile birlikte Apple Intelligence ve Siri AI'ı cihaz deneyiminin merkezine yerleştiriyor. Yeni Siri, kullanıcının mesajları, e-postaları ve fotoğrafları gibi kişisel bağlamları anlayabiliyor; ekrandaki içeriği yorumlayarak buna göre işlem yapabiliyor ve farklı uygulamalarda kullanıcının talebini gerçekleştirebiliyor.

Siri AI, iOS 27 ile birlikte beta olarak kullanıma açıldı. Apple, yapay zekâ özelliklerinde cihaz üzerinde işlemeyi ve Private Cloud Compute altyapısını kullanarak gizliliği korumayı öne çıkarıyor.

Bu değişim önemli çünkü Apple, yapay zekâyı ayrı bir chatbot olarak değil, işletim sisteminin doğal bir parçası olarak konumlandırıyor.

Böylece kullanıcıların “Yapay zekâ uygulamasını açıp soru sorması” yerine, yapay zekânın telefonun kendisiyle birlikte çalıştığı bir dönem başlıyor.

ASML’nin yeni makineleri yapay zekâ çipleri için yarışın merkezinde

Yapay zekâ yarışının arka planında, çoğu kullanıcının hiç görmediği devasa bir çip üretim endüstrisi bulunuyor. Bu zincirin en kritik şirketlerinden biri ise Hollandalı ASML.

Şirket, yapay zekâ çiplerine yönelik talep nedeniyle yeni nesil High NA EUV litografi makinelerinde güçlü bir sipariş akışıyla karşı karşıya. Mevcut EUV makinelerinin 2027’ye kadar kapasitesinin büyük ölçüde dolduğu, yeni nesil High NA sistemlerinin ise TSMC, Samsung, SK Hynix ve Intel gibi dev üreticiler tarafından değerlendirildiği belirtiliyor.

High NA teknolojisi, çiplerin üzerinde daha küçük ve daha yoğun devrelerin üretilmesini mümkün kılıyor. Bu da özellikle daha güçlü ve enerji verimli yapay zekâ işlemcileri için önem taşıyor.

Yeni makinelerin fiyatı yaklaşık 400 milyon dolar seviyesine çıkabiliyor. Buna rağmen yapay zekâ çiplerine yönelik talep, üreticileri bu teknolojiyi benimsemeye itiyor. TSMC’nin de High NA'yı 2030'a doğru kullanmaya hazırlanması bekleniyor.

ASML, 8 Eylül’de Hollanda’da yapay zekâ kaynaklı talebi karşılamak için yeni üretim tesisinin temelini de attı. 2029'da tamamlanması planlanan tesis, şirketin üretim kapasitesini büyütmesini ve 20 bine kadar çalışana alan sağlamasını hedefliyor.

Yani yapay zekânın geleceği yalnızca OpenAI, Google veya Anthropic'in geliştirdiği modellerde değil; o modelleri çalıştıracak çiplerin üretildiği fabrikalarda da şekilleniyor.

Amazon ve Qualcomm’dan 60 milyar dolarlık yapay zekâ çipi anlaşması

Yapay zekâ çiplerindeki rekabetin bir diğer cephesi de Amazon ve Qualcomm arasında kuruldu.

Qualcomm, Amazon Web Services için özel yapay zekâ çipleri geliştirecek. Anlaşma kapsamında Amazon’un önümüzdeki yıllarda 60 milyar dolara kadar Qualcomm ürünü satın alma hakkı bulunuyor. Amazon ayrıca Qualcomm hisselerinden yaklaşık 4 milyar dolar değerinde satın alma hakkı sağlayan bir warrant aldı.

Anlaşmanın önemli taraflarından biri, çiplerin özellikle yapay zekâ inference işlemlerine odaklanması. Yani model eğitmekten ziyade, eğitilmiş modellerin kullanıcıların taleplerine cevap verirken çalıştırılması hedefleniyor.

Bu alanın önemi yapay zekâ kullanımı arttıkça daha da büyüyor. Milyonlarca kişinin aynı anda bir yapay zekâ modelini kullanması, şirketler açısından ciddi bir hesaplama maliyeti oluşturuyor.

Amazon, Microsoft ve Meta gibi teknoloji devlerinin kendi ihtiyaçlarına uygun özel çipler geliştirmeye yönelmesi de Nvidia’nın hâkim olduğu pazarda yeni bir rekabet alanı yaratıyor.

Nvidia hâlâ yapay zekâ eğitiminde çok güçlü bir konuma sahip. Ancak sektör büyüdükçe tek bir şirketin tüm işlem ihtiyacını karşılaması yerine, farklı görevler için farklı çiplerin kullanıldığı daha parçalı bir ekosistem oluşabilir.

mini analiz 1 DK 37 SN

Yapay zekâ yarışının yeni cephesi: En güçlü değil, en verimli

Yapay zekâ sektöründe rekabet uzun süre “en büyük ve en güçlü modeli kim geliştirecek?” sorusu etrafında şekillendi. Ancak modeller milyonlarca kullanıcıya ulaştıkça, performans kadar maliyet ve enerji verimliliği de önem kazanmaya başladı.

Özellikle yapay zekâ ajanlarının yaygınlaşmasıyla bu konu daha da kritik hâle geliyor. Bir chatbotun tek bir soruya cevap vermesiyle bir ajanın saatler boyunca araştırma yapması, kod yazması veya farklı uygulamalarda işlem gerçekleştirmesi aynı hesaplama yükünü yaratmıyor. Kullanım arttıkça bu hesaplama maliyetleri şirketlerin bütçelerinde de önemli bir kalem hâline geliyor.

Amazon ve Qualcomm arasındaki yeni anlaşma da bu değişimin bir örneği. Veri merkezlerinde kullanılmak üzere geliştirilen özel AI çipleri, yapay zekâ modellerinin kullanım sırasında daha düşük maliyet ve enerjiyle çalıştırılmasını hedefliyor. Benzer yatırımlar, teknoloji şirketlerinin Nvidia gibi büyük üreticilere olan bağımlılığını azaltma ve kendi ihtiyaçlarına uygun işlemciler geliştirme arayışını da hızlandırıyor.

Dolayısıyla yapay zekâ yarışının yeni aşamasında kazananı yalnızca en akıllı model değil, aynı zamanda en verimli model belirleyebilir. Önümüzdeki dönemde daha az enerjiyle daha fazla işlem yapabilen ve daha düşük maliyetle ölçeklenebilen modeller, şirketler için önemli bir rekabet avantajı sağlayacak.

aktüel bakış 1 DK 31 SN

Yapay zekâ artık bizim yerimize harekete geçiyor

Yapay zekânın ilk döneminde temel ilişki oldukça basitti: Kullanıcı soruyor, yapay zekâ cevaplıyordu. Şimdi ise yeni nesil AI ajanları internette araştırma yapabiliyor, bilgisayar kullanabiliyor, dosyaları inceleyebiliyor ve farklı uygulamalarda işlem gerçekleştirebiliyor. Böylece yapay zekâ, yalnızca bilgi sağlayan bir araç olmaktan çıkıp verilen görevi baştan sona tamamlayabilen bir yardımcıya dönüşüyor.

Bu dönüşüm iş dünyasında önemli bir potansiyel taşıyor. Örneğin bir çalışan yalnızca “satış raporunu hazırla” dediğinde, gelecekte yapay zekânın verileri bulması, analiz etmesi, raporu oluşturması ve ilgili kişiye göndermesi mümkün olacak. Benzer şekilde müşteri hizmetlerinden yazılım geliştirmeye, araştırmadan günlük ofis işlerine kadar pek çok süreçte yapay zekâ doğrudan görev üstlenebilecek.

Ancak yapay zekâya verilen yetki arttıkça hata riskinin etkisi de büyüyor. Yanlış bir cevap vermekle yanlış bir işlemi kendi başına gerçekleştirmek arasında önemli bir fark var. Bir ajanın hassas verilere erişebilmesi veya kullanıcı adına geri alınması zor bir işlem yapabilmesi, güvenlik ve denetim konularını da teknolojinin merkezine taşıyor.

Bu nedenle yapay zekâ ajanlarının geleceğinde en önemli soru yalnızca ne kadar akıllı oldukları değil, ne kadar bağımsız hareket edebilecekleri olacak.

gelecek sayıda 24 SN

Bir Sonraki Sayıda Görüşmek Üzere

Teknoloji dünyasında değişim hız kesmeden devam ediyor. Yapay zekâdan çiplere, yeni nesil cihazlardan dijital dünyadaki dönüşümlere kadar önümüzdeki hafta da konuşacak çok şeyimiz olacak.

Yeni gelişmeler, yeni teknolojiler ve geleceğe dair yeni sorularla bir sonraki sayıda görüşmek üzere.

Paylaş
1,931 kelime

İlgili Yazılar

Tüm sayılar →
20 Eki 2026

Yapay Zekâ Artık Sadece Yanıt Vermiyor: Tarayıcıdan Otomobile Tek...

13 Eki 2026

Yapay Zekâ Bilgisayara Yerleşiyor, Teknoloji Yarışı Yeni Bir Aşam...

6 Eki 2026

Yapay Zekâ İçin Güvenlik Sınavı Başlıyor, AI Ajanlarına Yeni Güve...

GÜNDEM TÜRKİYE'DEN DÜNYADAN MİNİ ANALİZ AKTÜEL BAKIŞ GELECEK SAYIDA
1 GÜNDEM 2 TÜRKİYE'DEN 3 DÜNYADAN 4 MİNİ ANALİZ 5 AKTÜEL BAKIŞ 6 GELECEK SAYIDA
Dokuz Dakika

Gündem, İş Dünyası, Çevre ve Enerji, Girişimcilik, Teknoloji ve Kültür - Sanat: ihtiyacınız olan tüm bilgiyi Dokuz Dakikalık özetlerle her sabah e-posta kutunuza getiriyoruz.

Kurumsal

Hakkımızda Künye Reklam & İş Birliği Kariyer İletişim

Keşfet

Bültenler Haberler Yazarlar Tüm sayılar Yayın takvimi Tavsiye Edin Abone ol Giriş yap

Kategoriler

Gündem İş Dünyası Çevre ve Enerji Girişimcilik Teknoloji Kültür - Sanat

Yasal

Kullanım Koşulları Gizlilik Politikası Çerez Politikası KVKK Aydınlatma KVKK Veri İşleme
© 2026 - Dokuz Dakika . Tüm hakları saklıdır.
Wave Medya Dijital Yayıncılık

Bültenlere Abone Ol

E-posta adresinizi girin ve ilgilendiğiniz bültenleri seçin.

Diğer bültenleri de gör →

Aboneliğiniz Tamamlandı!

E-posta adresinize onay mesajı gönderildi. Seçtiğiniz bültenler artık gelen kutunuzda olacak.

Çerez tercihleriniz

Sitenin çalışması için zorunlu çerezleri ve ziyaret istatistikleri için analitik çerezleri kullanıyoruz. Pazarlama çerezleri yalnızca siz onay verirseniz çalışır. Ayrıntılar için Çerez Politikası ve KVKK Aydınlatma Metni.