Yapay Zekâ Bilgisayara Yerleşiyor, Teknoloji Yarışı Yeni Bir Aşamaya Geçiyor
Bu Sayıda
Teknoloji dünyasında Ekim ayının ikinci haftası yapay zekânın nerede ve nasıl çalışacağına ilişkin önemli gelişmelere sahne oldu.
Microsoft ve Nvidia, yapay zekâ modellerini doğrudan bilgisayarda çalıştırmayı hedefleyen yeni ürünlerini tanıttı.
Avrupa'dan Mistral yeni modeliyle rekabete katılırken Google, internete bağlanmadan toplantı notları hazırlayabilen bir uygulama sundu.
Gelişmeler yapay zekâ altyapısındaki dönüşümle de bağlantılı.
Çip üretiminde yeni ortaklıklar kuruluyor, farklı üreticilerin işlemcilerini aynı veri merkezinde çalıştıran sistemler geliştiriliyor ve enerji ihtiyacını karşılamak için büyük anlaşmalar yapılıyor.
Türkiye'de ise eğitim teknolojileri, erişilebilirlik ve yapay zekânın kurumsal kullanımı gündemde.
Bu sayıda 6-12 Ekim haftasının dikkat çeken teknoloji haberlerini derliyor, yeni ürünlerin kullanım alanlarına ve sektörün karşı karşıya olduğu teknik ve ekonomik sorulara bakıyoruz.
Teknoloji gündeminden öne çıkanlar, dokuzdakika.com'da.
İyi okumalar.
💻 Microsoft ve Nvidia'dan yeni nesil yapay zekâ bilgisayarı

Microsoft ve Nvidia, 7 Ekim'de San Francisco'da düzenlenen etkinlikte yapay zekâ odaklı kişisel bilgisayarların geleceğine ilişkin yeni ürün ve teknolojilerini tanıttı.
Etkinliğin dikkat çeken ürünü, Nvidia'nın RTX Spark işlemcilerini kullanan Surface Laptop Ultra oldu. Yeni bilgisayar, güçlü yapay zekâ modellerini bulut bağlantısına ihtiyaç duymadan yerel olarak çalıştırmayı hedefliyor.
Microsoft ayrıca yapay zekâ ajanlarının bilgisayardaki verilere erişimini sınırlandırmak amacıyla Microsoft Execution Containers (MXC) teknolojisini duyurdu. Sistem, ajanların hangi dosyalara ve uygulamalara erişebileceğini kontrol eden güvenlik ortamları oluşturuyor.
Yeni yaklaşımda Copilot, görevlerin niteliğine göre bulut sistemlerinden veya bilgisayarın kendi işlem gücünden yararlanabilecek. Böylece kullanıcı verilerinin cihaz dışına gönderilmeden işlenmesi gereken durumlarda yerel modeller devreye girebilecek.
Surface Laptop Ultra'nın 2.599 ile 5.899 dolar arasında değişen fiyatı ise güçlü yerel yapay zekâ sistemlerinin şimdilik üst segment bilgisayarlarda konumlandığını gösteriyor.
🚨 Mistral, Large 4 modelini tanıttı
Fransız yapay zekâ şirketi Mistral, 6 Ekim'de yeni modeli Mistral Large 4'ü duyurdu. Şirket, modelin özellikle siber güvenlik alanında bazı Çinli rakiplerinden daha yüksek performans gösterdiğini belirtiyor.
Large 4; yazılım geliştirme, finansal analiz, coğrafi veri işleme ve çip tasarımı gibi alanlara odaklanıyor. Modelin ağırlıklarının indirilebilir olması, şirketlerin sistemi kendi donanımları üzerinde çalıştırabilmesine olanak sağlayacak.
Mistral, modeli 27 Ekim'de genel erişime açmayı planlıyor. İlk aşamada ise siber güvenlik uzmanlarına erken erişim sağlanacak.
Yeni model Avrupa'nın yapay zekâ yarışındaki konumu açısından da önemli. ABD merkezli şirketlerin kapalı modelleri karşısında Mistral, indirilebilir model ağırlıkları ve kurumsal kullanım seçenekleriyle farklılaşmaya çalışıyor.
⚡ Anthropic'ten hızlı ve ekonomik Claude Haiku 5.5
Anthropic, 8 Ekim'de Claude ailesinin yeni üyesi Haiku 5.5'i tanıttı. Model, daha düşük maliyet ve hızlı yanıt süresi gerektiren uygulamalar için geliştirildi.
Haiku serisi, özellikle yüksek hacimli müşteri hizmetleri, otomasyon ve uygulama içi yapay zekâ özelliklerinde kullanılabilecek modellerden oluşuyor.
Yeni sürümün duyurulması, yapay zekâ şirketlerinin yalnızca en güçlü modeller üzerinden rekabet etmediğini gösteriyor. Daha küçük ve ekonomik modeller, her kullanıcı isteği için büyük işlem kaynaklarına ihtiyaç duymadan hizmet sunmak isteyen şirketler açısından önem kazanıyor.
Kurumsal kullanımda milyonlarca isteğin işlenmesi gerektiğinde modelin yanıt süresi ve işlem başına maliyeti, performansı kadar belirleyici olabiliyor.
🤖 Google'dan kod yazmadan oyun geliştirme platformu
Google, 8 Ekim'de Playground adlı deneysel platformunu tanıttı. Sistem, kullanıcıların kodlama bilgisine ihtiyaç duymadan yapay zekâ yardımıyla oyun geliştirmesine odaklanıyor.
Kullanıcılar hazırlamak istedikleri oyunun temel özelliklerini doğal dilde tarif ederek geliştirme sürecini başlatabiliyor.
Playground, üretken yapay zekânın yazılım geliştirmeyi daha geniş bir kullanıcı kitlesine açma potansiyelinin yeni örneklerinden biri. Bununla birlikte ortaya çıkan oyunların kalitesi, özelleştirme seçenekleri ve karmaşık projelerdeki performansı, teknolojinin profesyonel geliştirme araçlarına ne ölçüde alternatif olabileceğini belirleyecek.
🎓 Türk Telekom'un TahtApp uygulaması 300 okula ulaştı

Türk Telekom, az gören çocukların eğitim süreçlerini desteklemek amacıyla geliştirdiği TahtApp uygulamasının 40 ilde 300 okula ulaştığını açıkladı.
Uygulama, sınıftaki akıllı tahtada yer alan içeriklerin öğrencilerin tabletlerine aktarılmasını sağlıyor. Böylece öğrenciler ders materyallerini kendi görme ihtiyaçlarına uygun biçimde takip edebiliyor.
TahtApp, teknolojinin eğitimde erişilebilirliği artırmaya yönelik kullanımına somut bir örnek sunuyor. Özellikle görme güçlüğü yaşayan öğrencilerin derslere katılımını destekleyen dijital çözümler, kapsayıcı eğitim uygulamalarının yaygınlaşması açısından önem taşıyor.
🏠 Hisense Türkiye pazarına giriş yaptı
Küresel tüketici elektroniği üreticisi Hisense, 9 Ekim'de İstanbul'da düzenlediği lansmanla Türkiye operasyonlarını başlattı.
Şirket ilk aşamada televizyon ve klima ürünlerine odaklanacak. İlerleyen dönemde ürün yelpazesinin genişletilmesi planlanıyor.
Hisense'in Türkiye pazarına doğrudan giriş yapması, tüketici elektroniğinde rekabetin gelişimi açısından dikkat çekiyor. Akıllı televizyonlar, görüntü teknolojileri ve bağlantılı ev cihazları, küresel üreticilerin rekabet ettiği başlıca ürün kategorileri arasında bulunuyor.
🎓 Turnitin'in yapay zekâ tespiti Türkçeye geldi

Eğitim teknolojileri şirketi Turnitin, 6 Ekim'de yapay zekâ tarafından oluşturulmuş metinleri tespit etmeye yönelik özelliğinin dil kapsamını genişletti.
Türkçe, Almanca ve Hollandaca yeni desteklenen diller arasında yer aldı.
Bu gelişmeyle Türkçe akademik metinlerde de yapay zekâ kullanımına ilişkin otomatik değerlendirme yapılabilecek. Ancak AI tespit sistemlerinin sonuçları kesin kanıt olarak değerlendirilmemeli. Yanlış pozitif sonuçlar, yani insan tarafından yazılan metinlerin yapay zekâ üretimi olarak işaretlenmesi, eğitim kurumları açısından önemli bir risk oluşturuyor.
Yeni özellik, üniversitelerde yapay zekâ kullanımının nasıl değerlendirileceğine ilişkin tartışmaları da yeniden gündeme taşıyabilir.
🤖 Türkiye Yapay Zekâ Zirvesi'nin teması: Ajanlar Aramızda
Türkiye Yapay Zekâ İnisiyatifi tarafından düzenlenen Türkiye Yapay Zekâ Zirvesi'nin bu yılki teması “Ajanlar Aramızda” olarak açıklandı.
11–12 Kasım'da gerçekleştirilecek etkinlik, yapay zekâ ajanlarının iş dünyasındaki kullanımına ve bu teknolojilerin kurumsal süreçlere etkisine odaklanacak.
Tema, küresel teknoloji gündemindeki dönüşümle de örtüşüyor. Şirketler artık yapay zekâyı yalnızca içerik üretimi ve bilgiye erişim için değil, çok adımlı görevleri yürüten sistemler geliştirmek amacıyla da kullanıyor.
💻 Farklı AI çiplerini aynı veri merkezinde buluşturan sistem

Nvidia destekli Upscale AI, 8 Ekim'de Token Fabric adlı yeni platformunu tanıttı.
Sistem, farklı üreticilerin yapay zekâ işlemcilerinin aynı veri merkezi altyapısında birlikte çalışmasını kolaylaştırmayı amaçlıyor.
Token Fabric donanım ve yazılım bileşenlerini bir araya getirerek farklı işlemci türleri için ayrı ağ sistemleri kurulması ihtiyacını azaltmayı hedefliyor.
Bu yaklaşım, veri merkezi işletmecilerinin tek bir çip üreticisine bağımlılığını azaltabilecek teknolojiler arasında değerlendiriliyor.
🤖 AI çipleri için 2 milyar dolarlık üretim anlaşması
GlobalFoundries, 8 Ekim'de TSMC ile 2 milyar dolarlık bir üretim anlaşması yaptığını duyurdu.
Beş yıllık anlaşma kapsamında yapay zekâ işlemcileriyle bellek birimleri arasındaki yüksek hızlı iletişimi sağlayan silikon ara bağlantı bileşenleri üretilecek.
Üretim, GlobalFoundries'in New York eyaletindeki tesisinde gerçekleştirilecek. Seri üretimin 2028'in ilk yarısında artırılması planlanıyor.
Anlaşma, yapay zekâ çiplerinde performansın yalnızca işlemci tasarımına bağlı olmadığını gösteriyor. Bellek ve işlemci arasındaki veri aktarımı ile gelişmiş paketleme teknolojileri de üretimin önemli bileşenleri arasında.
🔋 Google'dan 3,6 gigavatlık enerji anlaşması

Google, veri merkezlerinin artan elektrik ihtiyacını karşılamak amacıyla Constellation Energy ile 3,6 gigavat kapasiteyi kapsayan bir enerji anlaşması yaptı.
Anlaşma, yapay zekâ altyapısının enerji sektöründeki etkisini gösteren önemli gelişmelerden biri.
Yeni veri merkezlerinin kurulması, yalnızca işlemci ve sunucu yatırımlarını değil, uzun vadeli enerji tedariki planlamasını da gerektiriyor.
Bu nedenle büyük teknoloji şirketleri, veri merkezi kapasitelerini artırırken enerji üreticileriyle daha kapsamlı anlaşmalar yapmaya yöneliyor.
👥 Apple, Huxe'un ekibini ve teknolojisini bünyesine katıyor
Apple'ın, yapay zekâ destekli ses ve podcast teknolojileri geliştiren Huxe'un ekibini ve teknolojisini bünyesine katmak üzere anlaşmaya vardığı bildirildi.
Huxe, kullanıcıların ilgi alanlarına göre kişiselleştirilmiş sesli içerikler oluşturulmasına odaklanıyor.
Gelişme, yapay zekânın sesli asistanlar ve içerik tüketimi alanındaki kullanımını genişletebilecek bir hamle olarak değerlendiriliyor. Apple'ın teknolojiyi hangi ürünlerinde kullanacağı ise henüz netleşmiş değil.
💻 Apple'dan 13 Ekim için akıllı ev etkinliği
Apple, 13 Ekim'de New York'ta akıllı ev teknolojilerine odaklanan bir etkinlik düzenleyeceğini duyurdu.
Etkinliğin ayrıntıları henüz açıklanmadı. Şirketin bağlantılı ev cihazları ve bu cihazların yazılım altyapısına ilişkin yenilikler sunması bekleniyor.
Akıllı ev sistemleri, yapay zekâ asistanlarının günlük yaşamla daha doğrudan bağlantı kurabileceği alanlar arasında yer alıyor.
⚠️ Güney Kore ve Japonya'da siber saldırı endişesi büyüyor

Güney Kore ve Japonya'da son dönemde yaşanan siber güvenlik olayları, yapay zekânın saldırı süreçlerini nasıl değiştirebileceğine ilişkin tartışmaları artırdı.
Reuters'ın 9 Ekim tarihli haberine göre Güney Kore'de dokuz banka ve iki büyük dinî kuruluş, yapay zekâ araçlarının kullanılmış olabileceği saldırıları inceliyor.
Japonya'da da finans, telekomünikasyon ve perakende şirketlerini etkileyen siber güvenlik olayları gündemde.
Uzmanlar, yapay zekânın güvenlik açığı taraması ve kimlik avı mesajlarının hazırlanması gibi işlemleri hızlandırarak saldırıların maliyetini azaltabileceğine dikkat çekiyor.
Bununla birlikte söz konusu olayların tamamında yapay zekâ kullanıldığı henüz doğrulanmış değil. İncelemeler sürüyor.
📌 Avrupa Birliği: Mevcut AI yasası yeni riskleri kapsıyor
Avrupa Komisyonu'nun teknoloji politikalarından sorumlu üst düzey yöneticisi Henna Virkkunen, 9 Ekim'de yaptığı açıklamada Avrupa Birliği'nin yapay zekâ mevzuatının kontrol dışı hareket eden AI ajanlarının risklerini ele almak için yeterli bir çerçeve sunduğunu belirtti.
AB Yapay Zekâ Yasası, sistemleri risk düzeylerine göre sınıflandırıyor ve belirli uygulamalara yönelik denetim yükümlülükleri getiriyor.
Avrupa Komisyonu'nun dünya genelinde 30'dan fazla yapay zekâ şirketinden güvenlik ve mevzuata uyum konusunda bilgi talep ettiği bildiriliyor.
Yeni tartışmanın merkezinde, giderek daha bağımsız hareket edebilen yapay zekâ sistemlerinin geliştirme ve kullanım süreçlerinin nasıl denetleneceği bulunuyor.
🏥 İngiltere'den AI tabanlı tıbbi cihazlara sürekli denetim
İngiltere, 6 Ekim'de yapay zekâ destekli tıbbi cihazların güvenliğine yönelik yeni yaklaşımını açıkladı.
Düzenleyici kurumlar, bu cihazların yalnızca piyasaya sürülmeden önce değil, kullanım süresi boyunca da izlenmesi gerektiğini vurguluyor.
Bunun nedeni bazı yapay zekâ sistemlerinin kullanım sırasında güncellenebilmesi ve davranışlarının zaman içinde değişebilmesi.
İngiltere hükümeti, konuyla ilgili hazırlanan rapordaki 44 önerinin tamamını kabul edeceğini duyurdu. Ayrıntılı uygulama planının 2027 ilkbaharında yayımlanması hedefleniyor.
🚨 FBI çalışanlarının hassas bilgileri sızdırıldı

ABD Federal Soruşturma Bürosu (FBI), binlerce çalışanının kişisel bilgilerinin açığa çıktığı bir siber saldırının ardından kurumun sistemlerinde görev yapan bir Accenture yüklenicisinin erişimini sonlandırdı. 6 Ekim'de gündeme gelen olayda saldırganların, Oracle'ın PeopleSoft platformundaki daha önce duyurulmuş bir güvenlik açığından yararlandığı belirtildi.
ShinyHunters adlı hacker grubuyla ilişkilendirilen saldırıda çalışanların adresleri, sağlık kayıtları ve bazı istihbarat personeline ilişkin hassas bilgilerin ele geçirildiği bildirildi. Oracle'ın söz konusu açık için daha önce güvenlik uyarısı yayımlamış olması, yazılım güncellemelerinin zamanında uygulanmasının önemini yeniden gündeme taşıdı.
Olay, kamu kurumlarının siber güvenliğinin yalnızca kendi sistemlerine değil, hizmet aldıkları üçüncü taraf şirketlerin güvenlik uygulamalarına da bağlı olduğunu gösteriyor.
❗Japonya'da fidye yazılımı saldırısı 495 kuruluşu etkiledi
Japonya'nın önemli bulut altyapısı sağlayıcılarından IDC Frontier, IDCF Cloud hizmetinin 7 Ekim'de bir fidye yazılımı saldırısına uğradığını açıkladı. SoftBank Group bünyesinde faaliyet gösteren şirket, saldırının ülkenin doğusundaki bir veri merkezi bölgesinde hizmet kesintisine yol açtığını bildirdi.
8 Ekim'de paylaşılan bilgilere göre saldırıdan, aralarında yerel yönetimlerin de bulunduğu 495 kuruluş etkilendi. Şirket, saldırının tespit edilmesinin ardından ilgili ağ ve sistemleri kapatarak inceleme başlattı. Kesintinin kapsamı ve saldırganların sistemlere nasıl eriştiği araştırılıyor.
Olay, bulut hizmetlerinde yaşanan bir güvenlik ihlalinin çok sayıda kurumu aynı anda etkileyebileceğini gösteriyor. Özellikle kamu hizmetleri ve kritik iş süreçlerinde bulut altyapısına bağımlılığın artması, yedekleme, hizmet sürekliliği ve saldırı sonrası kurtarma planlarının önemini artırıyor.
Yapay zekânın yeni adresi: Kişisel bilgisayarlar

Yapay zekâ hizmetlerinin büyük bölümü bugüne kadar bulut altyapısına dayanıyordu. Kullanıcının gönderdiği istekler uzak veri merkezlerinde işleniyor ve sonuçlar internet üzerinden cihaza aktarılıyordu.
Bu model güçlü sistemlerin geniş kullanıcı kitlelerine ulaşmasını sağladı. Ancak veri gizliliği, bağlantı ihtiyacı, işlem maliyeti ve gecikme gibi sorunları da beraberinde getirdi.
Microsoft ve Nvidia'nın bu hafta tanıttığı yeni bilgisayarlar, farklı bir kullanım biçimini öne çıkarıyor. Yapay zekâ modellerinin doğrudan kullanıcının cihazında çalışması.
Yerel yapay zekâ, özellikle kişisel dosyaların analiz edilmesi, toplantı notlarının hazırlanması ve belirli kurumsal görevlerin gerçekleştirilmesi gibi alanlarda avantaj sağlayabilir.
Google'ın çevrimdışı çalışabilen AI Edge Foresight uygulaması da aynı yönelimin daha erişilebilir bir örneği.
Bununla birlikte her yapay zekâ modelinin kişisel bilgisayarlarda çalıştırılması mümkün değil. Büyük modeller yüksek bellek kapasitesi, güçlü işlemciler ve önemli miktarda enerji gerektiriyor.
Bu nedenle yakın gelecekte bulut sistemlerinin tamamen ortadan kalkması beklenmiyor. Daha olası senaryo, görevlerin bir bölümünün cihazda, daha karmaşık işlemlerin ise veri merkezlerinde gerçekleştirilmesi.
Kullanıcı açısından temel değişim, yapay zekânın yalnızca internet üzerinden erişilen bir hizmet olmaktan çıkıp bilgisayarın işletim sistemine ve günlük çalışma biçimine daha fazla yerleşmesi olacak.
Yapay zekâ yarışının görünmeyen cephesi: Çip, enerji ve veri merkezi

Yeni modellerin tanıtıldığı haftalarda gündemin odağında genellikle yazılım şirketleri bulunuyor. Ancak yapay zekâ sistemlerinin gelişimini belirleyen önemli unsurlardan biri de bu modellerin çalışmasını sağlayan fiziksel altyapı.
Bu hafta açıklanan üç gelişme, altyapı yarışının farklı boyutlarını ortaya koyuyor.
Upscale AI'ın Token Fabric platformu, farklı üreticilerin işlemcilerini aynı veri merkezinde çalıştırma sorununa odaklanıyor.
GlobalFoundries ile TSMC arasındaki 2 milyar dolarlık anlaşma, işlemci ve bellek arasındaki bağlantıyı sağlayan gelişmiş paketleme teknolojilerinin önemini gösteriyor.
Google'ın 3,6 gigavatlık enerji anlaşması ise yapay zekâ sistemlerinin büyümesinin elektrik üretimi ve enerji altyapısıyla ne kadar yakından bağlantılı olduğunu hatırlatıyor.
Bu gelişmelerin ortak noktası, yapay zekâ performansının artık yalnızca modelin yazılım özellikleriyle açıklanamaması.
İşlemcilerin birlikte çalışabilmesi, verinin yeterince hızlı aktarılması, sistemlerin soğutulması ve kesintisiz elektrik sağlanması da rekabetin önemli parçaları.
Önümüzdeki dönemde daha güçlü yapay zekâ modellerinin geliştirilmesi kadar, bu modellerin ekonomik ve sürdürülebilir biçimde çalıştırılması da teknoloji şirketlerinin karşı karşıya olduğu temel sorunlardan biri olacak.
Önümüzdeki hafta yapay zekâ modellerinin kişisel cihazlara entegrasyonunu, yeni ürün tanıtımlarını ve akıllı ev teknolojilerindeki gelişmeleri takip edeceğiz.
Apple'ın 13 Ekim etkinliğinden gelecek açıklamalar, tüketici teknolojileri açısından gündemin önemli başlıklarından biri olabilir.
Yapay zekâ tarafında Mistral'ın yeni modeline ilişkin erken değerlendirmeler, ekonomik modeller arasındaki rekabet ve kurumsal kullanımda güvenlik çözümleri radarımızda olacak.
Türkiye'de ise erişilebilirlik, eğitim teknolojileri, yapay zekâ uygulamaları ve yerli teknoloji şirketlerinin yeni ürünlerini izlemeyi sürdüreceğiz.
Bir sonraki sayıda teknoloji dünyasının yeni gündemiyle yeniden buradayız.