Girişimcilikte Yeni Sermaye Haritası: Modelden > Altyapıya
Bu Sayıda
24 Eylül 2026 Girişimcilik bülteninden Merhaba,
Girişimcilik ekosisteminde sermaye hareketliliği devam ederken yatırımcıların odağında yapay zekâ, veri altyapısı, siber güvenlik, sağlık teknolojileri ve fiziksel dünya ile bağlantılı teknoloji alanları bulunuyor. Büyük yatırım turları özellikle yapay zekâ çevresinde yoğunlaşırken yatırımcıların yalnızca model geliştiren değil, AI ekosisteminin ihtiyaç duyduğu veri, güvenlik ve altyapıyı sağlayan girişimlere de yöneldiği görülüyor.
Türkiye'de ise erken aşama girişimlerin finansmana erişimini artırmaya yönelik kamu destekleri ve uluslararası yatırımcılarla bağlantı kurma çalışmaları gündemde. Bu sayıda Türkiye ve dünyadaki yatırım hareketlerinin yanı sıra ekosistemin yeni yönelimlerine de bakıyoruz.
Bu hafta Türkiye'nin girişimcilik ekosistemindeki yatırım ve destek gündeminden küresel yatırım turlarına, yapay zekâ girişimlerine yönelen sermayeden yeni nesil girişimlerin büyüme alanlarına kadar öne çıkan başlıkları bir araya getirdik. Türkiye'deki girişimlerin global pazarlara açılma çalışmalarından yeni yatırım fırsatlarına ve girişimcilerin takip edebileceği programlara kadar ekosistemdeki hareketliliğe yakından baktık.
Bültenimizi aynı zamanda web sitemizde yer alan bülten sayfamızdan da takip edebilirsiniz.
Girişimcilik ekosistemine hızlıca bir bakış için Dokuz Dakikada Girişimcilik diyoruz.
İyi okumalar!

TÜBİTAK BiGG Yatırım Programı'nın yeni çağrısı açıldı
TÜBİTAK'ın 1812 Yatırım Tabanlı Girişimcilik Destek Programı kapsamında 2026'nın ikinci tohum öncesi yatırım çağrısı açıldı. Programa, uygulayıcı kuruluşların yürüttüğü birinci aşama faaliyetlerini tamamlayarak ikinci aşamaya geçmeye hak kazanan girişimciler başvurabiliyor. Mükemmeliyet Mührü almaya hak kazanan girişimcilere TÜBİTAK BiGG Fonu tarafından yüzde 3 hisse karşılığında 1 milyon 350 bin TL yatırım yapılacak. Girişimlerin izleme sürecinde aynı tutara kadar devam yatırımı talep etmesi de mümkün olacak. Çağrının ikinci aşama başvuruları 31 Ağustos ile 30 Eylül arasında gerçekleştirilecek. Destek almaya hak kazanan girişimcilerin sonuçları kasım ayında açıklanacak ve şirket kuruluşları yıl sonuna kadar tamamlanacak.
Türkiye'de girişimcilik ekosistemine güven artıyor
EY Türkiye'nin 2026 Girişimcilik Barometresi, Türkiye'deki girişimcilik ekosistemine yönelik olumlu değerlendirmelerin yıllık bazda yükseldiğini ortaya koydu.
Araştırmaya göre ekosisteme ilişkin olumlu değerlendirmelerin oranı yüzde 34'e yükselirken, olumsuz değerlendirmeler yüzde 51'den yüzde 25'e geriledi. Buna karşın finansmana erişim ve ekonomik belirsizlik girişimcilerin önündeki temel sorunlar arasında bulunuyor.
Türkiye'deki girişimcilerin yüzde 76'sı yapay zekâ ve makine öğrenimi kullandığını belirtirken, bilişim teknolojileri ve otomasyon yatırımları da öne çıkıyor. Araştırma, girişimcilik iştahının devam ettiğini ancak sermaye maliyetleri ve finansmana erişimin büyüme kararlarında belirleyici olmaya devam ettiğini gösteriyor.
Teknoloji girişimlerinde kamu destekleri çeşitleniyor
Türkiye'de girişimcilik destekleri yalnızca doğrudan finansman sağlayan programlarla sınırlı kalmıyor. TÜBİTAK'ın BiGG programının yanı sıra temiz teknolojiler, yapay zekâ, siber güvenlik ve ileri teknoloji alanlarında farklı destek mekanizmaları oluşturuluyor.
2026'nın ikinci BiGG çağrısında temiz teknoloji alanında faaliyet gösteren ve belirlenen kriterleri karşılayan üç girişime toplam 2 milyon 250 bin TL yatırım yapılabilmesi de bu yaklaşımın örneklerinden biri. Girişimlerin erken aşamada finansmana erişiminin kolaylaştırılması, teknoloji tabanlı iş fikirlerinin ürün ve şirket aşamasına taşınması açısından önem taşıyor. Özellikle üniversite ve araştırma merkezlerinden çıkan teknoloji odaklı fikirlerin ticarileştirilmesi, ekosistemin büyümesinde önemli bir başlık olarak öne çıkıyor.
Türkiye'de yapay zekâ kullanan girişimlerin sayısı artıyor
EY'nin araştırması, Türkiye'deki girişimlerin yapay zekâ ve makine öğrenimi kullanımının oldukça yaygınlaştığını gösteriyor. Araştırmaya katılan girişimcilerin yüzde 76'sı bu teknolojileri kullandığını belirtirken, şirketlerin yatırım planlarında bilişim teknolojileri ve otomasyon önemli yer tutuyor. Bu tablo, yapay zekânın yalnızca teknoloji girişimleri tarafından geliştirilen bir ürün olmaktan çıkarak farklı sektörlerdeki şirketlerin operasyonel süreçlerine de yerleştiğini gösteriyor. Özellikle otomasyon, veri analizi ve yazılım süreçlerinde AI kullanımı girişimlerin daha az kaynakla daha fazla iş üretme arayışını destekliyor. Önümüzdeki dönemde yatırımcıların teknoloji geliştiren girişimlerin yanı sıra farklı sektörlerde yapay zekâyı somut iş sonuçlarına dönüştüren şirketlere de daha fazla odaklanması bekleniyor.
Girişimlerin yatırım kararlarında temkinli dönem sürüyor
Türkiye'deki girişimcilik ekosisteminde yatırım iştahı devam ederken şirketlerin sermaye kullanımı konusunda daha seçici davrandığı görülüyor. EY verilerine göre Türkiye'deki şirketlerin yüzde 50'si bilişim teknolojilerine, yüzde 45'i otomasyona ve yüzde 36'sı ekipman yatırımlarına kaynak ayırmayı planlıyor. Yeni tesis yatırımı planlayanların oranı ise yüzde 13 seviyesinde kalıyor. Yatırımların önündeki başlıca engeller arasında ekonomik risk ve piyasa belirsizliği, finansman yetersizliği ve yüksek faiz oranları bulunuyor. Şirketlerin yatırım kararlarında öz kaynaklar yüzde 61 ile öne çıkarken kredi kullanımı yüzde 20, teşvik ve hibeler ise yüzde 14 seviyesinde. Bu tablo, girişimlerin büyüme için dış sermayeye ihtiyaç duymasına rağmen finansman maliyetlerini yakından takip ettiğini gösteriyor.
Türkiye'nin girişimcilik ekosisteminde uluslararası bağlantılar güçleniyor
Türkiye'deki girişimlerin küresel yatırımcılarla ve teknoloji şirketleriyle bağlantısını artırmaya yönelik etkinlikler ekosemin gündeminde kalmaya devam ediyor. Eylül ayında İstanbul'da düzenlenen GITEX Ai Türkiye, girişimleri, yatırımcıları, teknoloji şirketlerini ve kamu temsilcilerini bir araya getirdi. Türkiye'deki teknoparklarda 13 binden fazla girişimin faaliyet gösterdiği ve ülkede 1.700'ün üzerinde AR GE ve tasarım merkezi bulunduğu etkinlik kapsamında paylaşıldı. 2026'nın ilk çeyreğinde Türkiye'deki girişimlerin 559 milyon dolar yatırım aldığı da aktarıldı. Uluslararası etkinlikler, özellikle erken ve büyüme aşamasındaki girişimlerin yalnızca sermayeye değil, yeni pazarlara ve stratejik iş birliklerine ulaşması açısından önem taşıyor.

Snorkel AI 350 milyon dolar yatırım aldı
Yapay zekâ şirketleri için eğitim verileri ve simülasyon ortamları geliştiren Snorkel AI, 350 milyon dolarlık Seri E yatırım turunu tamamladı. Insight Partners ve S32'nin liderlik ettiği tur sonrasında şirketin değerlemesi 3,5 milyar dolara ulaştı. Snorkel AI, başlangıçta veri etiketleme süreçlerini otomatikleştiren yazılımlar geliştirirken daha sonra doğrudan kullanılabilir veri setleri ve pekiştirmeli öğrenme ortamları sunmaya başladı. Şirketin yıllıklandırılmış gelirinin son 12 ayda 20 milyon dolardan 375 milyon dolara yükseldiği açıklandı. Yeni yatırımın şirketin ekip büyütme, kurumsal ve kamu müşterilerine yönelik faaliyetlerini genişletme ve yeni veri türlerine yatırım yapma planlarında kullanılması bekleniyor. Gelişme, yapay zekâ modellerinin gelişmesiyle birlikte kaliteli eğitim verisine yönelik talebin de büyüdüğünü gösteriyor.
Mantic, yapay zekâ ile tahmin teknolojisine 25 milyon dolar yatırım çekti
Londra merkezli Mantic, yapay zekâ sistemlerinin ekonomik, politik ve kültürel olaylara ilişkin tahmin yeteneğini geliştirmek amacıyla 25 milyon dolar yatırım aldı. Tohum yatırım turuna Radical Ventures liderlik ederken Microsoft'un M12 fonu, Thinking Machines Lab ve Balderton Capital de yatırımcılar arasında yer aldı. Mantic'in sistemi, geçmiş verilerden yararlanarak yapay zekâ modellerinin tahminlerini geliştirmeyi hedefliyor. Şirketin 2026 Metaculus Cup yarışmasında insan katılımcıları geride bırakmasının yatırım turunda dikkat çeken unsurlardan biri olduğu aktarıldı. Girişim, teknolojisinin özellikle finans, ticaret ve risk analizi gibi tahmin doğruluğunun önemli olduğu alanlarda kullanılabileceğini belirtiyor.
DeepMind araştırmacılarının yeni girişimi 3,7 milyar dolar değerlemeye yaklaşıyor
Google DeepMind'dan ayrılan araştırmacılar tarafından kurulan İngiltere merkezli Emulate, kuruluşundan yalnızca bir ay sonra 700 milyon dolara kadar yatırım toplamaya hazırlanıyor. Şirketin yaklaşık 3,7 milyar dolar değerlemeye ulaşması bekleniyor. Emulate, fiziksel dünyayı simüle edebilen dünya modelleri üzerinde çalışıyor. Girişimin kurucuları daha önce Google DeepMind bünyesinde fiziksel ortamları ve üç boyutlu dünyaları modellemeye yönelik Genie projesinde görev aldı. Gelişme, büyük teknoloji şirketlerinde çalışan yapay zekâ araştırmacılarının yeni girişimler kurmasının yatırımcılar açısından da önemli bir fırsat alanına dönüştüğünü gösteriyor. Özellikle güçlü araştırma geçmişine sahip ekiplerin henüz erken aşamada yüksek değerlemelere ulaşması, AI girişimlerine yönelik sermaye iştahının boyutunu ortaya koyuyor.
Impulse Space 808 milyon dolarlık yatırım turuna ulaştı
Uzay teknolojisi girişimi Impulse Space, Seri D yatırım turuna ek olarak 308 milyon dolar daha yatırım aldı ve toplam tur büyüklüğü 808 milyon dolara ulaştı. Şirketin değerlemesi 5,4 milyar dolara yükseldi. Eski SpaceX yöneticilerinden Tom Mueller tarafından kurulan Impulse Space, uyduların ve diğer yüklerin uzaya taşınması için uzay araçları geliştiriyor. Şirketin ticari ve kamu sözleşmelerinden oluşan sipariş portföyünün büyüdüğü ve 2028'de gerçekleştirilmesi planlanan bazı görevlerin şimdiden tamamen dolduğu açıklandı. Yeni yatırımın üretim kapasitesinin artırılması ve ekip büyütülmesi için kullanılması planlanıyor. Girişim, yatırımcıların yapay zekânın yanında uzay teknolojileri gibi yüksek sermaye gerektiren derin teknoloji alanlarına da büyük kaynak ayırdığını gösteriyor.
AI güvenlik girişimi AIUC 40 milyon dolar topladı
Yapay zekâ ajanlarının kontrolü ve güvenliği üzerine çalışan AIUC, 40 milyon dolarlık Seri A yatırım aldı. Ribbit Capital liderliğindeki tur, yapay zekâ ajanlarının şirketlerde daha fazla kullanılmaya başlamasıyla birlikte yeni bir girişimcilik alanının oluştuğunu gösteriyor. AIUC, şirketlerin yapay zekâ sistemlerinin davranışlarını izleyebilmesi, riskleri belirleyebilmesi ve beklenmeyen işlemleri sınırlandırabilmesi için teknolojiler geliştiriyor. Yapay zekâ ajanlarının yalnızca bilgi üretmek yerine e posta göndermek, sistemlerde işlem yapmak veya farklı yazılımları kullanmak gibi görevler üstlenmesi, güvenlik ihtiyacını da artırıyor. Bu nedenle AI güvenliği, önümüzdeki dönemde yatırımcıların odaklandığı yeni altyapı kategorilerinden biri haline geliyor.
Profound'un değerlemesi 1,8 milyar dolara ulaştı
Yapay zekâ aramalarında markaların görünürlüğünü artırmaya yönelik çözümler geliştiren Profound, 180 milyon dolar yatırım aldı. Seri D turu sonrasında şirketin değerlemesi 1,8 milyar dolara yükseldi. Profound, şirketlerin ürünlerinin ChatGPT benzeri yapay zekâ sistemleri tarafından oluşturulan cevaplarda nasıl göründüğünü analiz ediyor ve markalara bu görünürlüğü artırmak için araçlar sunuyor. Şirketin müşteri sayısının 1.000'i aştığı ve gelirinin son altı ayda üç kat arttığı açıklandı. Girişimin büyümesi, klasik SEO pazarının yanında yapay zekâ cevaplarında görünürlük elde etmeye yönelik yeni bir girişimcilik kategorisinin oluştuğunu gösteriyor.
Yatırımcıların odağında AI verisi ve altyapısı var
Eylül ayındaki yatırım hareketleri, yapay zekâ ekosisteminde sermayenin yalnızca büyük model geliştiricilerine gitmediğini gösteriyor. Eğitim verisi, AI güvenliği, veri merkezi altyapısı, çipler, robotların eğitimi ve yapay zekâ destekli kurumsal yazılımlar da önemli yatırım alanları arasında bulunuyor. Snorkel AI'ın 350 milyon dolarlık turu ve AIUC'nin 40 milyon dolarlık yatırımı bu eğilimin farklı örnekleri. Yatırımcılar giderek AI modellerinin etrafında oluşan altyapıyı ve bu modellerin şirketlere entegrasyonunu kolaylaştıran girişimleri de destekliyor. Bu durum, girişimciler açısından yapay zekânın yalnızca bir ürün fikri değil, başlı başına geniş bir ekosistem oluşturduğunu ortaya koyuyor.
Spott, yapay zekâ destekli işe alım platformu için 21 milyon dolar aldı
Belçika merkezli girişim Spott, işe alım ajanslarına yönelik yapay zekâ destekli platformunu geliştirmek ve uluslararası büyümesini hızlandırmak için 21 milyon dolar yatırım aldı. Seri A turunda yatırım alan şirket, aday takip sistemi ve müşteri ilişkileri yönetimi araçlarını tek bir AI tabanlı platformda bir araya getiriyor. Spott'un geliştirdiği sistem, işe alım süreçlerinde adayların değerlendirilmesi, müşteri yönetimi ve operasyonel işlerin otomatikleştirilmesine odaklanıyor. Yeni yatırımın şirketin uluslararası pazarlara açılmasını, kurumsal müşterilere yönelik ürünlerini geliştirmesini ve yapay zekâ ajanı özelliklerini genişletmesini desteklemesi planlanıyor. Girişimin aldığı yatırım, yapay zekânın yalnızca genel amaçlı yazılımlarda değil, belirli sektörlerin iş süreçlerine göre geliştirilen dikey çözümlerde de yatırımcı ilgisi gördüğünü gösteriyor.
|
Girişim |
Ülke |
Alan |
Yatırım |
|
Snorkel AI |
ABD |
AI veri altyapısı |
350 milyon $ |
|
Impulse Space |
ABD |
Uzay teknolojileri |
808 milyon $ |
|
Mantic |
İngiltere |
AI tahmin teknolojisi |
25 milyon $ |
|
AIUC |
ABD |
AI güvenliği |
40 milyon $ |
|
Profound |
ABD |
AI arama ve pazarlama |
180 milyon $ |
|
Emulate |
İngiltere |
Dünya modelleri |
700 milyon $'a kadar |

Girişimcilikte yeni sermaye haritası: Modelden altyapıya
2026'nın girişimcilik gündeminde yapay zekâ hâlâ en güçlü yatırım başlıklarından biri. Ancak son dönemde dikkat çeken gelişmeler, yatırımcıların yalnızca doğrudan tüketiciye sunulan AI ürünlerine değil, bu ürünlerin çalışmasını sağlayan altyapıya da yöneldiğini gösteriyor.
Eğitim verisi bunun en belirgin örneklerinden biri. Snorkel AI'ın kısa süre içinde değerlemesini yaklaşık üç katına çıkararak 3,5 milyar dolara ulaşması, yüksek kaliteli veri ihtiyacının yeni bir pazar oluşturduğunu gösteriyor. Yapay zekâ modellerinin yetenekleri arttıkça yalnızca daha fazla veri değil, uzmanlık içeren, güvenilir ve belirli kullanım alanlarına göre hazırlanmış veriler gerekiyor.
Benzer bir hareket AI güvenliği alanında da görülüyor. AIUC'nin yatırım alması, şirketlerin yapay zekâ ajanlarını iş süreçlerine dahil ederken kontrol ve risk yönetimi araçlarına ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Bu alanın büyümesi, AI girişimciliğinin yalnızca model geliştirmekten ibaret olmadığını ortaya koyuyor.
Türkiye açısından bakıldığında ise erken aşama girişimlerin finansmana erişimi hâlâ temel gündemlerden biri. BiGG gibi programların devam etmesi, kamu desteklerinin ekosistemdeki rolünü koruduğunu gösteriyor. EY'nin araştırması da girişimcilerin teknoloji ve otomasyona yatırım yapmaya devam ettiğini ortaya koyuyor.
Önümüzdeki dönemde yatırımcıların daha fazla dikkat edeceği alanlardan biri, yapay zekânın gerçek bir iş problemini ne ölçüde çözdüğü olacak. Sadece AI kullanan ürünlerden ziyade, veri avantajı bulunan, belirli bir sektöre odaklanan ve ölçülebilir sonuç üreten girişimler daha görünür hale gelebilir.

BiGG Yatırım 2026-2 çağrısında son başvuru tarihi yaklaşıyor
TÜBİTAK BiGG Yatırım 2026-2 çağrısında ikinci aşama başvuruları 30 Eylül 2026'da sona erecek. Programa başvurabilmek için uygulayıcı kuruluşların birinci aşama faaliyetlerini tamamlayarak ikinci aşamaya geçiş hakkı kazanmış olmak gerekiyor. Desteklenmeye hak kazanan girişimlere yüzde 3 hisse karşılığında 1 milyon 350 bin TL yatırım yapılacak. Sonuçların 24-27 Kasım arasında açıklanması, şirket kuruluşu ve sözleşme işlemlerinin ise 31 Aralık'a kadar tamamlanması planlanıyor. Desteklerin başlangıç tarihi 1 Ocak 2027 olarak belirlenmiş durumda.
Girişimcilik etkinlikleri yatırımcı ve kurucu buluşmalarını hızlandırıyor
Eylül ve ekim aylarında Türkiye'de girişimcilik, teknoloji ve insan kaynakları odağında çok sayıda etkinlik düzenleniyor. Bu etkinlikler girişimciler açısından yalnızca yeni müşteri veya yatırımcı bulma fırsatı değil, aynı zamanda sektör uzmanlarıyla bağlantı kurma ve yeni iş modellerini takip etme alanı oluşturuyor. İstanbul merkezli etkinliklerin yanı sıra uluslararası teknoloji konferansları da Türk girişimlerin küresel yatırımcılarla bağlantı kurmasını kolaylaştırıyor. Özellikle AI, fintech, SaaS ve deep tech alanlarında faaliyet gösteren girişimler için etkinlik takviminin takip edilmesi önem taşıyor.
Yapay zekâ girişimleri yatırımcıların radarında kalmaya devam ediyor
Eylül ayındaki yatırım turlarının önemli bölümü yapay zekâ etrafında şekilleniyor. Ancak sermayenin dağılımında dikkat çeken nokta, girişimlerin yalnızca büyük dil modelleri geliştirmemesi. AI veri altyapısı, siber güvenlik, kurumsal yazılım, robot eğitimi, tahmin sistemleri ve yapay zekâ destekli arama gibi farklı alanlar da yatırım alıyor. Bu çeşitlilik, girişimciler için AI teknolojisini belirli sektör ihtiyaçlarına uyarlayan yeni iş modellerinin önümüzdeki dönemde de önemini koruyabileceğini gösteriyor.
Girişimcilikte yeni dönemin anahtarı: Gerçek problem
Yapay zekâ yatırımlarının hızlandığı bir dönemde girişimcilik ekosisteminde dikkat çeken bir değişim yaşanıyor. Yatırımcıların ilgisi yalnızca yeni bir teknoloji geliştiren girişimlere değil, teknolojiyi belirli bir problemi çözmek için kullanan şirketlere de yöneliyor.
Son dönemde veri altyapısından siber güvenliğe, yapay zekâ ajanlarından kurumsal yazılımlara kadar farklı alanlarda yatırım alan girişimler bu dönüşümün örneklerini oluşturuyor. Ortak noktaları ise yalnızca yapay zekâ kullanmaları değil, belirli bir sektörün veya iş sürecinin çözülmesi zor bir ihtiyacına odaklanmaları.
Bu tablo, girişimciler açısından da önemli bir mesaj taşıyor. Teknolojinin kendisi giderek daha erişilebilir hale gelirken rekabet avantajı, teknolojiyi hangi probleme ve ne kadar etkili biçimde uygulayabildiğiniz üzerinden şekilleniyor.
Önümüzdeki dönemde yatırımcıların girişim değerlendirmelerinde ürünün teknik kapasitesinin yanında müşteri ihtiyacı, pazar büyüklüğü, gelir modeli ve ölçeklenebilirlik gibi kriterlerin daha fazla öne çıkması beklenebilir.
Yapay zekâ girişimciliğinde asıl soru artık yalnızca “Ne geliştirebiliriz?” değil, “Hangi problemi diğerlerinden daha iyi çözebiliriz?”
Bir sonraki sayıda Türkiye'deki girişim yatırımlarında üçüncü çeyreğin nasıl geçtiğine, öne çıkan yeni fonlara ve yatırım turlarına birlikte bakacağız. Dünyada ise yapay zekâ girişimlerine yönelen yatırımların hangi alanlarda yoğunlaştığını, yeni nesil AI şirketlerinin nasıl büyüdüğünü ve yatırımcıların girişimlerden beklentilerinin nasıl değiştiğini takip edeceğiz.
Bunun yanında Türkiye'deki girişimlerin global pazarlara açılmasını destekleyen yeni programları, hızlandırıcıları ve girişimcilik etkinliklerini de gündemimize alacağız. Kısacası, ekosistemde hareket nerede varsa bir sonraki sayıda oraya bakacağız.