Girişimcilik Ekosistemi Bülteni
Bu Sayıda
Merhabalar,
17 Eylül 2026 tarihli Dokuz Dakikada Girişimcilik bülteni ile karşınızdayız.
Girişimcilik ekosisteminde bu hafta yapay zekâ yatırımlarının farklı sektörlere ve teknoloji katmanlarına yayılması dikkat çekiyor. Türkiye’de erken aşama girişimlerin finansmana erişimini destekleyen programlar gündemdeki yerini korurken, mobil oyun ve teknoloji girişimleri yeni yatırımlarla büyüme yolculuklarını sürdürüyor.
Küresel tarafta ise yatırımcıların ilgisi yalnızca yapay zekâ modelleri geliştiren şirketlerle sınırlı kalmıyor. Yapay zekâ ajanları, çip teknolojileri, veri merkezi altyapısı ve robotik gibi alanlarda faaliyet gösteren girişimler de büyük yatırım turları gerçekleştiriyor. Bu durum, yapay zekânın tek başına bir teknoloji kategorisi olmaktan çıkarak farklı sektörlerin altyapısına yerleştiğini gösteriyor.
Türkiye’de ise girişimlerin yatırım alma süreçlerinin yanı sıra uluslararası bağlantılara erişimi de önem kazanıyor. İstanbul’da düzenlenen teknoloji ve girişimcilik etkinliklerinin artması, yerli girişimlerin yatırımcılarla ve küresel teknoloji şirketleriyle buluşması için yeni kanallar oluşturuyor.
Bu hafta Türkiye’nin girişimcilik gündeminden küresel yatırım turlarına, yapay zekâ ekosisteminin dönüşümünden girişimcilerin takip edebileceği etkinlik ve destek programlarına kadar öne çıkan başlıkları bir araya getirdik.
Bültenimizi aynı zamanda web sitemizde yer alan bülten sayfamızdan da takip edebilirsiniz.
Girişimcilik ekosistemine hızlıca bir bakış için Dokuz Dakikada Girişimcilik diyoruz.
İyi okumalar!
Arcustin Games 500 bin dolar yatırım aldı
İstanbul merkezli mobil oyun stüdyosu Arcustin Games, Webrazzi GSYF’den 10 milyon dolar değerleme üzerinden 500 bin dolar tohum öncesi yatırım aldı. 2025 yılında kurulan girişim, hibrit casual puzzle türünde mobil oyunlar geliştiriyor.
Arcustin Games’in yatırım turu, Türkiye’de oyun sektörünün erken aşama girişimler için yatırım almaya devam eden alanlardan biri olduğunu gösteriyor. Girişim, oyun geliştirme süreçlerinde yapay zekâ destekli araçlardan yararlanarak daha hızlı ve yalın bir üretim modeli oluşturmayı hedefliyor.
Yeni yatırımın ekip büyütme, ilk oyunun geliştirilmesi ve kullanıcı edinme çalışmalarında kullanılması planlanıyor. Böylece şirket yalnızca tek bir oyun geliştirmeye değil, farklı oyun projelerine uygulanabilecek bir stüdyo modeli oluşturmaya odaklanıyor.
Mobil oyun sektörünün küresel kullanıcıya doğrudan erişim sağlayabilmesi, Türkiye’deki girişimler açısından da önemli bir avantaj yaratıyor. Yerli ekipler, ürünlerini Türkiye pazarıyla sınırlı kalmadan dünyanın farklı bölgelerindeki kullanıcılara sunabiliyor.
Arcustin Games örneği aynı zamanda yapay zekâ ile oyun geliştirme süreçlerinin kesişiminin yeni bir girişimcilik alanı oluşturduğunu ortaya koyuyor.
TÜBİTAK BiGG Yatırım Programı’nın yeni çağrısı
TÜBİTAK BiGG Yatırım Programı’nın 2026 yılı ikinci çağrısı 11 Eylül’de açıldı. Program kapsamında gerekli değerlendirmeleri geçen ve Mükemmeliyet Mührü almaya hak kazanan girişimlere yüzde 3 hisse karşılığında 1 milyon 350 bin TL yatırım yapılabiliyor.
Girişimler izleme sürecinde 1 milyon 350 bin TL’ye kadar devam yatırımı da talep edebiliyor. Temiz teknolojiler alanındaki girişimler için ise Birleşmiş Milletler Sınai Kalkınma Teşkilatı iş birliğiyle ayrı bir destek mekanizması bulunuyor.
2026 yılı ikinci çağrısında Aşama 2 başvuruları 31 Ağustos ile 30 Eylül tarihleri arasında gerçekleştiriliyor. Erken aşamadaki teknoloji girişimleri açısından program, ürün geliştirme ve ticarileşme süreçlerinde kullanılabilecek önemli finansman kanallarından biri olarak öne çıkıyor.
Programın girişimciler açısından bir diğer önemli yönü ise yatırımın yanı sıra girişimlerin büyüme sürecine hazırlanmasına katkı sağlaması. Özellikle teknoloji tabanlı iş fikirlerinin prototipten pazara taşınması, ekiplerin geliştirilmesi ve ticarileşme süreçlerinin hızlandırılması açısından sağlanan finansman, erken aşamadaki girişimlerin yatırım yolculuğunda önemli bir kaynak oluşturuyor.
İstanbul’da girişimcilik etkinlikleri hızlanıyor
Türkiye’de girişimcilik ekosisteminin uluslararası bağlantıları da güçleniyor. İstanbul, girişimciler, yatırımcılar ve teknoloji şirketleri için önemli buluşma noktalarından biri olmayı sürdürüyor.
Önümüzdeki dönemde düzenlenecek ISTANBUL Ignited by Slush’D de bu hareketliliğin önemli etkinliklerinden biri olacak. 12 14 Ekim tarihlerinde düzenlenecek etkinlikte 1.400’den fazla girişim ve 600’den fazla yatırımcının bir araya gelmesi planlanıyor.
Yapay zekâ, fintech, B2B SaaS, iklim teknolojileri, deeptech ve tüketici teknolojileri etkinliğin öne çıkan alanları arasında bulunuyor.
Etkinlik, girişimlerin yalnızca yatırımcılarla tanışması açısından değil, potansiyel iş ortaklıkları ve uluslararası pazarlara erişim açısından da önem taşıyor. Farklı ülkelerden yatırımcı ve girişimcilerin İstanbul’da bir araya gelmesi, yerli girişimlerin ürünlerini küresel ölçekte tanıtabilmeleri ve yeni bağlantılar kurabilmeleri için bir alan oluşturuyor.
Factory’nin değerlemesi 5 milyar dolara ulaştı
Yapay zekâ destekli yazılım geliştirme alanında faaliyet gösteren ABD merkezli Factory, yeni yatırım turunda 200 milyon dolar topladı. Yatırım sonrasında şirketin değerlemesi 5 milyar dolara yükseldi.
Factory, yazılım ekiplerinin kod oluşturma, test etme ve bakım süreçlerinde görev alabilen yapay zekâ ajanları geliştiriyor. Şirketin yaklaşımı, yapay zekânın yalnızca geliştiriciye öneriler sunması yerine yazılım geliştirme sürecinin belirli aşamalarını doğrudan üstlenmesine dayanıyor.
Bu model, son dönemde hızla büyüyen agentic AI alanının örneklerinden biri. Yapay zekâ ajanları, kullanıcı tarafından verilen görevleri birden fazla aşamaya ayırarak planlayabilen ve belirli işlemleri insan müdahalesi olmadan gerçekleştirebilen sistemler olarak öne çıkıyor.
Factory’nin aldığı yatırım, kurumsal şirketlerin yapay zekâyı günlük iş süreçlerine entegre etmesine yönelik yatırımcı ilgisinin sürdüğünü gösteriyor.
Şirketin yeni yatırımla birlikte ürün geliştirme ve araştırma çalışmalarını genişletmesi, daha fazla kurumsal müşteriye ulaşması ve yapay zekâ ajanlarının kullanım alanlarını artırması bekleniyor. Bu gelişme, yazılım geliştirme süreçlerinde insan ve yapay zekâ iş birliğinin daha kapsamlı hale geldiği bir dönemde, girişimlerin kurumsal ihtiyaçlara yönelik uzmanlaşmasının da önem kazandığını ortaya koyuyor.
Delos Data’dan 100 milyon dolarlık yatırım
Yapay zekâ veri merkezlerinde çipler arasındaki veri hareketini hızlandırmaya yönelik çip ve yazılımlar geliştiren Delos Data, 100 milyon dolar yatırım aldı. Intel’in eski çalışanları tarafından kurulan girişim, yapay zekâ sistemlerinin ihtiyaç duyduğu yüksek hızlı veri transferi ve ağ altyapısına odaklanıyor.
Yapay zekâ modellerinin büyümesiyle birlikte yalnızca işlem gücüne değil, farklı çiplerin birbirleriyle ne kadar hızlı iletişim kurabildiğine de duyulan ihtiyaç artıyor. Özellikle büyük dil modelleri ve diğer yüksek hesaplama gerektiren yapay zekâ sistemleri, aynı anda çok sayıda işlemcinin birlikte çalışmasını gerektiriyor. Bu süreçte verinin çipler arasında yeterince hızlı taşınamaması, sistemlerin toplam performansını sınırlayabiliyor.
Delos Data’nın geliştirdiği teknoloji bu noktada devreye giriyor. Girişim, yapay zekâ veri merkezlerinde kullanılan işlemciler arasındaki iletişimi hızlandırarak hesaplama kaynaklarının daha verimli kullanılmasına katkı sağlamayı hedefliyor. Böylece yapay zekâ uygulamalarının ihtiyaç duyduğu yüksek performanslı hesaplama altyapısının geliştirilmesine odaklanıyor.
Şirketin aldığı 100 milyon dolarlık yatırım, yapay zekâ ekonomisinde sermayenin yalnızca son kullanıcıya yönelik uygulamalara değil, bu uygulamaların çalışmasını sağlayan temel altyapıya da yöneldiğini gösteriyor. Yapay zekâ kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte veri merkezlerinin kapasitesinin artırılması, daha gelişmiş çiplerin kullanılması ve bu sistemlerin birbirleriyle daha hızlı iletişim kurması gerekiyor.
Bu nedenle AI altyapısı, girişimcilik ekosisteminde başlı başına bir yatırım alanına dönüşüyor. Veri merkezleri, ağ teknolojileri, çipler, soğutma sistemleri ve enerji verimliliği gibi alanlar yapay zekâ büyümesinin doğrudan desteklediği sektörler arasında bulunuyor. Delos Data’nın yatırım turu da bu dönüşümün yalnızca büyük teknoloji şirketleri için değil, belirli bir altyapı problemine odaklanan girişimler için de yeni fırsatlar oluşturduğunu ortaya koyuyor.
DeepSeek halka arz hazırlığında
Çin merkezli yapay zekâ şirketi DeepSeek, olası halka arz süreci için çalışmalarını sürdürüyor. Reuters’ın aktardığı bilgilere göre şirket, Şanghay’ın STAR Market’inde gerçekleşebilecek bir halka arz için hazırlık yapıyor.
DeepSeek’in olası halka arzı, büyük yapay zekâ şirketlerinin finansman modellerindeki dönüşüm açısından dikkat çekiyor. Özel yatırım turlarında yüksek değerlemelere ulaşan AI girişimleri, büyümelerinin yeni aşamasında kamu piyasalarından da sermaye toplamaya hazırlanıyor.
Şirketin halka arz hazırlığı, yapay zekâ sektöründe artan altyapı ve araştırma geliştirme maliyetleriyle de yakından ilişkili. Büyük AI modellerinin geliştirilmesi için yüksek miktarda işlem gücü ve veri merkezi kapasitesi gerekiyor. Bu nedenle DeepSeek gibi şirketler için uzun vadeli ve güçlü finansman kaynaklarına erişim, küresel rekabette büyümeyi sürdürebilmek açısından önem taşıyor.
Şirketin küresel yapay zekâ rekabetindeki konumu da halka arz sürecini yakından takip edilen gelişmelerden biri haline getiriyor.
Axelera AI’dan Avrupa’nın çip yarışına yeni katkı
Hollanda merkezli çip girişimi Axelera AI, ikinci nesil çipi Europa’yı tanıtırken farklı yapay zekâ fabrikalarıyla tedarik anlaşmaları açıkladı.
Şirketin çiplerinin Dell ve Supermicro ürünlerinde kullanılması planlanıyor. Axelera AI bugüne kadar 450 milyon doların üzerinde yatırım aldı.
Yeni nesil çiplerin özellikle yapay zekâ çıkarım süreçlerinde daha yüksek performans ve enerji verimliliği sağlaması hedefleniyor. Bu alandaki gelişmeler, yapay zekâ uygulamalarının yaygınlaşmasıyla birlikte daha az enerji tüketen ve daha yüksek işlem kapasitesi sunan donanımlara duyulan ihtiyacın arttığını ortaya koyuyor.
Gelişme, Avrupa’nın yapay zekâ yarışında yalnızca yazılım ve model geliştirme alanında değil, çip ve donanım tarafında da konumlanmaya çalıştığını gösteriyor.
Sermaye yapay zekânın farklı katmanlarına yayılıyor
Son haftalardaki yatırım haberleri, yapay zekâ girişimciliğinin tek bir alandan oluşmadığını ortaya koyuyor.
Factory yazılım geliştirme süreçlerine, Delos Data veri merkezi altyapısına, Axelera AI ise çip teknolojilerine odaklanıyor. Bu şirketlerin ortak noktası, yapay zekânın farklı bir ihtiyacına çözüm geliştirmeleri.
Bu tablo yatırımcıların ilgisinin yalnızca yeni modeller geliştiren şirketlerde yoğunlaşmadığını gösteriyor. Yapay zekânın gerçek dünyada kullanılmasını sağlayan altyapılar da giderek daha fazla sermaye çekiyor.
Bu dönüşüm girişimciler açısından yeni fırsat alanları yaratıyor. Bir şirket doğrudan yapay zekâ modeli geliştirmek yerine sağlık, finans, lojistik, üretim veya oyun gibi belirli bir sektörde yapay zekâ destekli dikey bir çözüm geliştirebiliyor.
Türkiye açısından da benzer fırsatlar bulunuyor. Yerli girişimlerin yalnızca tüketiciye yönelik yapay zekâ uygulamalarına değil, şirketlerin operasyonlarında karşılaştığı somut problemlere odaklanması yeni büyüme alanları oluşturabilir.
Yatırımcılar açısından da girişimin yalnızca teknoloji kapasitesi değil, gerçek müşteriye sunduğu değer ve ölçeklenebilirliği önem kazanıyor.
Yapay zekâ araçlarına erişimin kolaylaşması, teknoloji geliştirme maliyetlerini bazı alanlarda düşürürken rekabeti de artırıyor. Bu nedenle önümüzdeki dönemde girişimlerin farklılaşmasında teknoloji kadar ürünün çözdüğü problemin niteliği ve iş modelinin sürdürülebilirliği de belirleyici olacak.
Yapay zekâ ve robotik aynı ekosistemde buluşuyor
Yapay zekânın fiziksel dünyaya taşınması da girişimcilik ekosisteminin önemli başlıklarından biri.
Robotik girişimleri, yapay zekâ modellerini gerçek dünyadaki makinelerin karar alma ve hareket kabiliyetleriyle birleştirmeye çalışıyor. Depolar, fabrikalar, sağlık hizmetleri ve lojistik operasyonları bu teknolojilerin uygulanabileceği alanlar arasında.
Bu alandaki gelişmeler, yapay zekânın yalnızca bilgisayar ekranında çalışan bir yazılım olmaktan çıkıp fiziksel operasyonların parçası haline geldiğini gösteriyor. Özellikle insansı robotlar ve otonom sistemlerde, makinelerin çevreyi algılayabilmesi ve gerçek zamanlı karar verebilmesi için yapay zekâ modellerinin fiziksel dünyaya uyarlanması gerekiyor.
Bu dönüşüm, robotların yalnızca donanım olarak geliştirilmesinden daha kapsamlı bir ekosistemin ortaya çıkmasına neden oluyor. Robotların eğitilmesi için kullanılacak veri, hareket modelleri ve simülasyon teknolojileri de girişimler için yeni çalışma alanları oluşturuyor.
Girişimciler için burada önemli olan nokta ise teknolojinin gerçek operasyonlara ne kadar kolay entegre edilebildiği. Önümüzdeki dönemde yapay zekâ ve robotik kesişiminde yeni girişim modellerinin ortaya çıkması bekleniyor.
Robotları eğitecek verinin peşinde yeni girişimler
Robotik alanında dikkat çeken yeni girişimlerden biri de Mecka AI oldu. İnsan hareketlerinden elde edilen verileri toplayıp analiz ederek insansı robotların ve diğer robotik sistemlerin eğitilmesine yönelik çalışmalar yapan şirket, yeni bir yatırım turunda yaklaşık 500 milyon dolar değerlemeye ulaşmaya hazırlanıyor.
Mecka AI’ın yaklaşımı, fiziksel yapay zekâ sistemlerinde verinin önemini ortaya koyuyor. Bir robotun yalnızca fiziksel olarak hareket edebilmesi yeterli değil; farklı nesneleri nasıl tutacağını, insan hareketlerini nasıl yorumlayacağını ve belirli görevleri hangi sırayla gerçekleştireceğini öğrenmesi gerekiyor. Bu nedenle gerçek dünyadan toplanan hareket verileri, robotların eğitiminde önemli bir kaynak haline geliyor.
Şirketin yeni yatırım görüşmeleri, robotik sektöründe sermayenin yalnızca robot üreticilerine değil, bu robotların daha yetenekli hale gelmesini sağlayan veri ve yazılım katmanlarına da yöneldiğini gösteriyor. Böylece fiziksel AI ekosistemi, donanım, yazılım ve veri teknolojilerinin birlikte geliştiği daha geniş bir girişimcilik alanına dönüşüyor.
| Tarih | Etkinlik / Program | Alan |
|---|---|---|
| 21 Eylül | HASAT’26 | Yapay zekâ, fintech, biyoteknoloji, oyun, sağlık, deeptech |
| 28 Eylül | Founder Meet & Greet Istanbul | Girişimcilik, AI, networking |
| 30 Eylül | TÜBİTAK BiGG Yatırım 2026 2. Çağrı | Teknoloji girişimleri |
| 5-9 Ekim | Beyond Orbit / IAC 2026 | Uzay teknolojileri |
| 12-14 Ekim | ISTANBUL Ignited by Slush’D | Girişimcilik, yatırım, teknoloji |
HASAT’26
Teknopark İstanbul tarafından düzenlenen HASAT’26, teknoloji tabanlı girişimleri yatırım ve destek mekanizmalarıyla buluşturmayı hedefliyor.
Yapay zekâ, fintech, biyoteknoloji, oyun, sağlık teknolojileri ve deeptech gibi alanlardan girişimler programa başvurabiliyor.
Erken aşamadaki girişimlerin de dahil olabildiği program, henüz şirketleşmemiş fikir ve prototip aşamasındaki girişimler açısından takip edilebilir.
Son başvuru tarihi: 21 Eylül 2026
Founder Meet & Greet Istanbul
Founder Institute tarafından düzenlenen Founder Meet & Greet Istanbul, girişimcileri ve girişimcilik ekosisteminin farklı aktörlerini bir araya getirmeyi amaçlıyor.
28 Eylül’de İstanbul’da düzenlenecek etkinlikte girişimcilerin fikirlerini paylaşması, geri bildirim alması ve yeni bağlantılar kurması hedefleniyor.
TÜBİTAK BiGG Yatırım
TÜBİTAK BiGG Yatırım Programı’nın 2026 yılı ikinci çağrısında başvurular 30 Eylül’de sona eriyor.
Erken aşamadaki teknoloji girişimlerine yönelik program kapsamında yatırım desteği sağlanıyor. Ürününü geliştirme ve ticarileşme aşamasına geçme hedefi bulunan girişimler için takip edilmesi gereken programlardan biri.
Beyond Orbit
Uzay teknolojileri alanında faaliyet gösteren girişimleri yatırımcılar, sanayi kuruluşları ve kamu kurumlarıyla buluşturmayı hedefleyen Beyond Orbit, 5 9 Ekim tarihleri arasında Antalya’da düzenlenecek IAC 2026 kapsamında gerçekleştirilecek.
MVP veya büyüme aşamasındaki girişimlere yatırımcı görüşmeleri ve B2B bağlantılar açısından fırsatlar sunulması planlanıyor.
ISTANBUL Ignited by Slush’D
12 14 Ekim tarihlerinde İstanbul’da düzenlenecek ISTANBUL Ignited by Slush’D, Türkiye’nin uluslararası girişimcilik takvimindeki önemli etkinliklerden biri olacak.
Etkinlik kapsamında 1.400’den fazla girişim ve 600’den fazla yatırımcının bir araya gelmesi planlanıyor. Yapay zekâ, fintech, B2B SaaS, iklim teknolojileri, deeptech ve tüketici teknolojileri öne çıkan alanlar arasında.
Yapay zekâ artık tek başına bir sektör değil
Bu haftanın yatırım gündeminde ortaya çıkan tablo, yapay zekânın girişimcilik ekosistemindeki rolünün değiştiğini gösteriyor.
Artık yalnızca yapay zekâ modeli geliştiren şirketler değil, bu modellerin kullanılmasını sağlayan yazılımlar, çipler, veri merkezleri, robotlar ve sektörel uygulamalar da yatırım çekiyor.
Bu durum girişimciler için yeni fırsatlar yaratırken rekabetin kapsamını da genişletiyor.
Türkiye’de erken aşama girişimlere yönelik BiGG gibi destek mekanizmaları ve İstanbul’da düzenlenen uluslararası etkinlikler, girişimlerin finansmana ve küresel bağlantılara erişiminde önemli kanallar oluşturuyor.
Küresel tarafta ise yatırımcıların yapay zekânın altyapısına ve gerçek dünyadaki kullanım alanlarına yönelmesi, önümüzdeki dönemde girişimcilik ekosisteminin hangi alanlarda büyüyebileceğine dair önemli ipuçları veriyor.
Önümüzdeki sayıda Türkiye ve dünyadaki yeni yatırım turlarını, girişimcilik ekosistemindeki iş birliklerini ve yapay zekâ, deeptech, oyun, fintech ve robotik alanlarındaki gelişmeleri takip etmeye devam edeceğiz.
Türkiye’de girişimlerin küresel pazarlara açılma süreçlerinden yeni finansman fırsatlarına, dünyada ise yapay zekâ yatırımlarının değişen yönüne kadar ekosistemin gündemini izlemeyi sürdüreceğiz.
Girişimcilik Ekosistemi Bülteni; Fikrin girişime, girişimin etkiye dönüşen yolculuğunda.