Daha Fazla Sermaye, Daha Seçici Yatırımcılar
Merhabalar
Girişimcilik ekosisteminde haftanın gündemi, Türkiye’den çıkan girişimlerin küresel ölçekte büyüme hedeflerini güçlendirdiği gelişmelerle şekilleniyor.
İzmir’de kurulan HubX’in 1 milyar 275 milyon dolar değere ulaşarak Türkiye’nin yeni unicornu olması haftanın öne çıkan gelişmelerinden biri olurken, yapay zekâyı oyun geliştirme süreçlerinin merkezine alan Surge Games’in 3 milyon dolarlık yatırım alması da dikkat çekiyor.
Türkiye’de girişimlerin yalnızca yatırım alması değil, farklı pazarlara açılması da ekosistemin önemli gündemlerinden biri olmaya devam ediyor. Girişimlerin yeni pazarlara ulaşmasını sağlayan programlar, yatırım ve mentorluk mekanizmaları bu dönüşümün önemli parçaları arasında yer alıyor.
Dünyada ise yatırımcıların odağında yapay zekâ ve bu teknolojinin büyümesini mümkün kılan altyapılar bulunuyor. Avrupa’da 2026’nın ilk yarısında yapay zekâ girişimlerine yönelen yatırımın 6 milyar euro seviyesine ulaşması, sermayenin teknoloji dünyasında hangi alanlara ağırlık verdiğini ortaya koyuyor.
Bu haftaki bültende Türkiye’nin yatırım gündeminden küresel teknoloji trendlerine, yapay zekânın girişimcilik ekosistemindeki yükselişinden yatırımcıların değişen beklentilerine ve girişimcilerin takip edebileceği fırsatlara kadar ekosistemin öne çıkan başlıklarını birlikte ele alıyoruz.
Girişimcilik Ekosistemine hızlıca bir bakış için Dokuz Dakikada Gündem diyoruz; dokuzdakika.com
Türkiye’nin yeni unicornu: HubX, 75 milyon dolarlık yatırımla 1,275 milyar dolar değere ulaştı
Türkiye girişimcilik ekosisteminin haftadaki en dikkat çekici gelişmelerinden biri, İzmir merkezli teknoloji şirketi HubX’in unicorn statüsüne ulaşması oldu. Şirketin ulaştığı değerleme, Türkiye’den küresel teknoloji şirketleri çıkarma potansiyeli açısından da önemli bir gösterge olarak öne çıktı.
Yapay zekâ odaklı mobil ve web ürünleri geliştiren HubX, Point72 Private Investments’tan 75 milyon dolara kadar yatırım aldı. Yatırımın ardından şirketin değeri 1 milyar 275 milyon dolara yükseldi. Böylece HubX, Türkiye’nin mobil uygulama alanındaki ilk unicornu olarak girişimcilik ekosisteminde önemli bir eşiği aşmış oldu.
2022 yılında İzmir’de kurulan şirket, bugüne kadar dış finansman kullanmadan büyüdü. HubX bugün 40’tan fazla mobil ve web ürününe, 190’dan fazla ülkede 600 milyonu aşkın kullanıcıya ve 370’in üzerinde çalışana sahip küresel bir teknoloji şirketi olarak faaliyet gösteriyor.
Şirket, yeni yatırımla mevcut ürünlerini büyütmenin yanı sıra yapay zekâ ve teknoloji altyapısını güçlendirmeyi planlıyor. HubX ayrıca başarılı mobil ürünleri ve ekipleri bünyesine katarak büyümesini hızlandırmayı hedefliyor. Böylece şirketin stratejisi, yeni ürün geliştirmeyle birlikte küresel ölçekte başarı potansiyeli taşıyan teknoloji girişimlerini kendi ekosistemine dahil etmeye dayanıyor.
Ne Anlamalıyız?
HubX’in hikâyesi, Türkiye’den çıkan teknoloji girişimlerinin küresel pazarlarda büyük ölçeğe ulaşabileceğini gösteren önemli örneklerden biri.
Özellikle şirketin dış yatırım almadan unicorn seviyesine ulaşması, sürdürülebilir bir ürün ve gelir modelinin girişimler açısından ne kadar kritik olduğunu ortaya koyuyor. Yatırımın daha sonraki bir aşamada gelmesi ise sermayenin her zaman büyümenin başlangıç noktası olmak zorunda olmadığını; doğru ürün, pazar ve iş modelinin oluşturulmasının yatırım sürecinde güçlü bir avantaj sağlayabileceğini gösteriyor.
Ticaret Bakanlığı da HubX’in E-TURQUALITY® Programı kapsamında desteklendiğini ve şirketin unicorn statüsüne ulaşmasını, Türkiye’nin yüksek katma değerli bilişim hizmetleri ihracatı ve küresel teknoloji markaları oluşturma hedefleri açısından önemli bir gelişme olarak değerlendiriyor.
Yapay zekâ destekli oyun stüdyosu Surge Games’e 3 milyon dolar yatırım
Türkiye’nin oyun ekosisteminde yapay zekâ odaklı yeni bir girişim de yatırım aldı. İstanbul merkezli Surge Games, büyüme ve küresel pazarlara açılma hedefleri doğrultusunda 3 milyon dolarlık yatırım turunu tamamladı. Tura Simya VC, Play Ventures ve Drilo Ventures katılarak girişimin büyüme sürecine destek verdi.
2026 yılında kurulan girişim, kolay öğrenilebilen ve kısa süreli oynanış deneyimi sunan bulmaca oyunları geliştiriyor. Surge Games’i öne çıkaran noktalardan biri ise yapay zekâyı yalnızca oyunlarda kullanılan bir teknoloji olarak değil, oyun geliştirme, tasarım, test ve üretim süreçlerinin merkezindeki araçlardan biri olarak konumlandırması.
Girişim, oyuncu davranışlarından elde edilen verileri analiz ederek yeni oyun mekaniklerini daha hızlı geliştirmeyi, test etmeyi ve kullanıcı beklentilerine göre optimize etmeyi hedefliyor. Alınan yatırımın ise ekibin büyütülmesi, kullanıcı edinme çalışmalarının güçlendirilmesi ve geliştirilen oyunların uluslararası pazarlara taşınarak küresel ölçekte büyütülmesi için kullanılması planlanıyor.
Ne Anlamalıyız?
Surge Games örneği, yapay zekânın oyun sektöründe yalnızca ürünün bir parçası değil, üretim sürecini hızlandıran bir altyapı haline geldiğini gösteriyor.
Bir oyun stüdyosu için yeni fikir geliştirmek kadar, bu fikirleri hızlı biçimde test edebilmek ve oyuncu davranışlarından elde edilen verilerle ürünü geliştirmek de kritik. Yapay zekâ burada ekiplerin daha kısa sürede daha fazla alternatif üretmesine ve başarılı olabilecek fikirleri daha erken aşamada belirlemesine yardımcı olabilir.
Türkiye’nin güçlü oyun geliştirme ekosistemi düşünüldüğünde, yapay zekâ ile birleşen bu yeni üretim modelleri, önümüzdeki dönemde hem yeni girişimlerin ortaya çıkmasını hem de mevcut stüdyoların küresel pazarlarda daha hızlı ölçeklenmesini destekleyebilir.
Haftanın Turları

Avrupa’da yapay zekâ yatırımları hızlandı: İlk yarıda 6 milyar euro
Avrupa girişimcilik ekosisteminde yapay zekâ yatırımlarındaki yükseliş devam ediyor. 2026’nın ilk yarısında Avrupa merkezli 149 yapay zekâ girişimi toplam 6 milyar euro yatırım aldı. Bu rakam, 2025’in aynı dönemine göre yüzde 177,3’lük bir artış anlamına geliyor. Böylece yapay zekâ, Avrupa’da yatırım alan sektörler arasında ilk sıraya yerleşti.
Yatırımların önemli bir bölümü büyük ölçekli turlarda yoğunlaşırken, 100 milyon euro ve üzerindeki 11 yatırım turu toplam sermayenin önemli bir kısmını oluşturdu. Birleşik Krallık ise Avrupa’daki yapay zekâ yatırımlarında sermaye miktarı açısından lider konumda yer aldı.
Avrupa genelindeki teknoloji yatırımlarının üçüncü çeyrekteki seyri de yapay zekânın yanı sıra teknoloji altyapısına yönelik ilginin sürdüğünü gösteriyor. 2 Eylül itibarıyla Avrupa teknoloji girişimleri 451 yatırım turunda toplam 15 milyar euro sermaye topladı. Bulut teknolojileri 3,4 milyar euro ile en fazla yatırım alan sektör olurken, Birleşik Krallık 7,5 milyar euro ile toplam sermayenin yaklaşık yarısını çekti.
Ne Anlamalıyız?
Yapay zekâ yatırımlarındaki artış artık yalnızca birkaç büyük teknoloji şirketinin hikâyesi değil. Avrupa'da sermaye; yapay zekâ uygulamalarının yanında bulut, veri altyapısı ve ileri teknoloji gibi alanlara da yayılıyor.
Bu durum girişimcilik ekosisteminde önemli bir değişime işaret ediyor. Yapay zekâ tabanlı ürünler geliştiren girişimler kadar, bu ürünlerin çalışması için gereken veri, bulut ve teknoloji altyapısını sağlayan şirketler de yatırımcıların radarında.
Dolayısıyla AI ekosistemindeki büyümeyi yalnızca son kullanıcıya sunulan uygulamalar üzerinden okumamak gerekiyor. Teknolojinin arkasındaki altyapı da yeni girişimler ve yatırım fırsatları için giderek daha önemli bir alan haline geliyor.
Socure, 156 milyon dolarlık yatırımla değerlemesini 5,2 milyar dolara çıkardı
ABD merkezli kimlik doğrulama ve dolandırıcılık önleme girişimi Socure, 156 milyon dolarlık yeni yatırım turunda 5,2 milyar dolar değerlemeye ulaştı. Yatırım turuna Summit Partners liderlik ederken Goldman Sachs Alternatives, Wells Fargo ve DocuSign gibi önemli yatırımcılar da tura katıldı. Yeni kaynak, şirketin büyüme ve teknoloji yatırımlarını hızlandıracak.
Socure aynı zamanda yapay zekâ destekli operasyon platformu Fravity’yi satın aldığını açıkladı. Fravity’nin teknolojisi, Socure’un RiskOS platformuna entegre edilerek dolandırıcılık, risk ve uyumluluk süreçlerinin yapay zekâ destekli otomasyonla daha hızlı ve verimli yürütülmesini sağlayacak.
3 binden fazla müşteriye hizmet veren ve 190’dan fazla ülkede faaliyet gösteren Socure’un yeni yatırımı, yapay zekânın finansal güvenlik, kimlik doğrulama ve risk yönetimi alanlarındaki kullanımının küresel ölçekte hızla büyüdüğünü ortaya koyuyor.
Ne Anlamalıyız?
Yapay zekâ ekosisteminde yatırımcıların ilgisi artık yalnızca yeni modeller geliştiren şirketlerle sınırlı değil. AI’ın gerçek dünyadaki sorunları çözme ve mevcut iş süreçlerini dönüştürme kapasitesi de önemli bir yatırım alanına dönüşüyor.
Socure örneğinde yatırım ve satın alma aynı stratejinin parçası olarak ilerliyor. Şirket, yapay zekâyı mevcut ürününe entegre ederek operasyonları otomatikleştirmeyi ve dijital dolandırıcılık gibi giderek karmaşıklaşan sorunlara karşı daha hızlı çözümler geliştirmeyi hedefliyor.
Bu yaklaşım, girişimler açısından da önemli bir mesaj taşıyor: Yapay zekâyı kullanmak tek başına yeterli değil; asıl değer, teknolojinin gerçek bir probleme ne kadar etkili ve ölçülebilir bir çözüm sunduğunda ortaya çıkıyor.
Girişimcilikte yeni denklem: Daha fazla sermaye, daha seçici yatırımcılar
2026’nın girişimcilik ekosistemine dair en dikkat çekici göstergelerinden biri, yatırım miktarları ile yatırım alan girişimlerin sayısı arasındaki farkın giderek belirginleşmesi. Avrupa’da yılın ilk yarısında teknoloji girişimlerine akan sermaye güçlü bir toparlanma gösterirken, yatırım turu sayısının daha düşük seviyelerde kalması yatırımcıların daha seçici davrandığını gösteriyor.
Başka bir ifadeyle piyasada sermaye bulunuyor; ancak bu sermaye daha az sayıda ve daha yüksek büyüme potansiyeli taşıyan girişime yöneliyor.
Yapay zekâ ise bu seçiciliğin merkezinde yer alıyor. Avrupa’da 2026’nın ilk yarısında 149 yapay zekâ girişiminin toplam 6 milyar euro yatırım alması, yatırımcıların AI tabanlı iş modellerine yönelik ilgisinin ne kadar güçlü olduğunu ortaya koyuyor.
Ancak sermayenin büyümesi, girişimcilerin finansmana erişiminin otomatik olarak kolaylaştığı anlamına gelmiyor. Özellikle erken aşamadaki girişimler için yatırımcıya ulaşmak, ürün-pazar uyumunu göstermek ve sürdürülebilir bir gelir modeli ortaya koymak önemini koruyor.
Bu tablo, girişimciler açısından yatırım dönemlerinin yalnızca sermaye arayışı olarak görülmemesi gerektiğini de gösteriyor. Yatırımcıların beklentilerini anlamak, doğru zamanda doğru kaynaklara ulaşmak ve girişimin büyüme hikâyesini net biçimde ortaya koymak, rekabetin yoğun olduğu bu dönemde girişimlerin öne çıkmasına yardımcı olabilir.
Türkiye tarafında da finansmana erişim ve ekonomik belirsizlik girişimcilerin önündeki temel başlıklar arasında yer alıyor. Bu ortamda yatırımcıların yalnızca fikre değil, fikrin nasıl bir ürüne dönüştüğüne ve bu ürünün nasıl büyüyebileceğine odaklanması bekleniyor.
Peki girişimciler için bunun anlamı ne?
Yeni dönemde yalnızca “iyi fikir” yatırım almak için yeterli olmayacak.
Girişimlerin ölçeklenebilir bir ürün, güçlü bir gelir modeli, ölçülebilir büyüme ve net bir teknoloji avantajı ortaya koyması giderek daha önemli hale geliyor. Özellikle yapay zekâ alanında faaliyet gösteren şirketler için teknolojinin kendisi kadar, bu teknolojinin hangi problemi çözdüğü ve müşteriye nasıl bir değer sunduğu da belirleyici.
Bu haftaki HubX örneği burada anlam kazanıyor. Şirketin dış yatırım almadan büyüyerek unicorn seviyesine ulaşması, güçlü bir ürün ve iş modelinin uzun vadeli değer yaratabileceğini gösteriyor. Surge Games tarafında ise yapay zekânın üretim sürecine entegre edilmesi, girişimlerin daha az kaynakla daha hızlı ürün geliştirme arayışının yeni bir örneğini sunuyor.
Dolayısıyla girişimcilik ekosisteminde önümüzdeki dönemin sorusu yalnızca “Ne kadar yatırım var?” olmayacak.
Asıl soru şu:
“Bu sermaye hangi girişimlere, hangi teknolojiye ve hangi büyüme potansiyeline gidiyor?”
2026’nın yatırım ortamı, bu sorunun cevabının giderek daha seçici hale geldiğini gösteriyor.
Bu noktada girişimciler için yatırım sürecine hazırlık da en az ürün geliştirmek kadar önem kazanıyor. Yatırımcı görüşmelerinde yalnızca pazar büyüklüğünü anlatmak yerine; elde edilen müşteri verileri, kullanıcı büyümesi, gelir performansı, müşteri edinme maliyeti ve ölçeklenme potansiyeli gibi somut göstergeleri ortaya koymak gerekiyor. Özellikle erken aşamadaki girişimler için ölçülebilir ilerleme, yatırımcıya gelecekteki büyüme potansiyelini gösterebilmenin en güçlü yollarından biri.
Bu hafta girişimcilerin radarında ne var?
Girişimcilik ekosisteminde yeni bağlantılar kurmak, yatırım fırsatlarını takip etmek ve girişimini farklı pazarlara taşımak isteyenler için eylül ayı hareketli başlıyor. Özellikle başvuru tarihleri yaklaşan programlar, girişimcilerin önümüzdeki haftalarda takip etmesi gereken fırsatlar arasında.
Hasat’26 için başvurular devam ediyor
Teknopark İstanbul tarafından düzenlenen Hasat’26, teknoloji tabanlı fikir, prototip ve girişimleri yatırım ve destek mekanizmalarıyla buluşturuyor. Savunma sanayii, fintek, biyoteknoloji, yapay zekâ, yazılım, oyun ve sağlık teknolojileri gibi farklı alanlarda faaliyet gösteren girişimler programa başvurabiliyor. Programa katılım için şirket kuruluşu şartı aranmaması, fikir ve prototip aşamasındaki girişimcilerin de sürece dahil olmasını sağlıyor.
Seçilen girişimler final sürecinde yatırım, hibe, ofis, patent, şirketleşme, mentorluk ve büyüme desteklerinden oluşan 100 milyon TL’ye varan destek havuzuna erişme fırsatı yakalayacak. Program böylece girişimlerin hem finansmana hem de gelişimlerini hızlandırabilecek farklı kaynaklara ulaşmasını hedefliyor. Başvurular 21 Eylül 2026 tarihine kadar devam ediyor.
Kimler takip etmeli?
Fikrini henüz şirket aşamasına taşımamış girişimcilerden teknoloji tabanlı ürün geliştiren erken aşama girişimlere kadar geniş bir başvuru kitlesi için önemli bir fırsat sunuyor.
Uzay girişimleri için Beyond Orbit çağrısı
Uzay teknolojileri alanında faaliyet gösteren girişimler için önemli bir uluslararası fırsat da Beyond Orbit programı. Program, 5-9 Ekim 2026 tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek Uluslararası Uzay Kongresi kapsamında girişimleri yatırımcılar, sanayi kuruluşları, kamu kurumları ve uluslararası paydaşlarla buluşturmayı hedefliyor.
MVP veya büyüme aşamasındaki uzay teknolojisi girişimleri programa başvurabiliyor. Seçilen girişimlere Future Space alanında yer, IAC 2026’ya ücretsiz katılım ve yatırımcılarla B2B görüşme imkânı sağlanacak. Başvurular için son tarih 11 Eylül 2026.
Kimler takip etmeli? Uzay teknolojileri geliştiren, ürününü uluslararası pazarlara taşımak ve yatırımcılarla doğrudan bağlantı kurmak isteyen girişimler için öne çıkan fırsatlardan biri.
Global5 ile Web Summit Lisbon’a açılma fırsatı
Global pazarlara açılmak isteyen girişimler için bir diğer fırsat ise Global5 programı. Program kapsamında seçilecek 5 girişim, 9-12 Kasım 2026 tarihlerinde Lizbon’da düzenlenecek Web Summit Lisbon 2026'ya katılacak.
Seçilen girişimler etkinlikte uluslararası yatırımcılar, kurumsal şirketler ve potansiyel müşterilerle doğrudan görüşme fırsatı yakalayacak. Program için başvurular 7 Eylül 2026 tarihine kadar devam ediyor.
Kimler takip etmeli?
Uluslararası müşteri ve yatırımcı ağı oluşturmak, girişimini farklı pazarlarda tanıtmak ve global görünürlüğünü artırmak isteyen girişimler için önemli bir fırsat.
Haftanın notu
Eylül ayı, girişimciler açısından yalnızca yeni bir iş döneminin başlangıcı değil; başvuru, network ve görünürlük fırsatlarının yoğunlaştığı bir dönem olarak öne çıkıyor.
Bu nedenle girişimciler için yalnızca yatırım haberlerini takip etmek değil, ekosistemdeki programları, etkinlikleri ve uluslararası bağlantı fırsatlarını da düzenli olarak izlemek önemli. Doğru zamanda yapılan bir başvuru, kurulan yeni bir bağlantı ya da alınan bir mentorluk desteği, girişimin bir sonraki büyüme aşamasına geçişinde önemli bir rol oynayabilir.
Bunun yanında girişimcilerin yalnızca başvuru tarihlerini değil, programların sunduğu bağlantı imkanlarını da değerlendirmesi önemli. Bir programa seçilmek, doğrudan yatırım anlamına gelmese de doğru mentorlarla tanışmak, potansiyel müşterilere ulaşmak ve girişimi farklı pazarlarda görünür kılmak açısından önemli bir başlangıç sağlayabilir. Bu nedenle eylül ayındaki fırsatları yalnızca finansman odağında değil, uzun vadeli iş geliştirme perspektifiyle değerlendirmek gerekiyor.
HASAT’26
📅 21 Eylül 2026
💰 100 milyon TL’ye varan destek
BEYOND ORBIT
📅 11 Eylül 2026 başvuru
🚀 Uzay teknolojileri
https://tubitak.gov.tr/en/node/19211?utm_source=
GLOBAL5
📅 7 Eylül 2026 başvuru
🌍 Web Summit Lisbon