21 Ekim 2026, Çarşamba
Güne ve gündeme dair her şey için sadece 9 Dakika diyoruz!
Dokuz Dakika
Bizi takip edin
Kategoriler
Keşfet
Kurumsal

Emir Kusturica’nın gölgesinde kalan senarist: Abdullah Sidran kimdir?

Abdullah Sidran’ın hikâyesi "görünmezlik" meselesinin ilginç örneklerinden biri.

27 Eylül 2026, 12:40 · Fatih Önder
Emir Kusturica’nın gölgesinde kalan senarist: Abdullah Sidran kimdir?

Bir yönetmenin adını herkes bilir, filmin senaristini ise çoğu zaman daha az kişi hatırlar. Abdullah Sidran’ın hikâyesi tam da bu görünmezlik meselesinin ilginç örneklerinden biri. Emir Kusturica’nın dünya sinemasına kazandırdığı iki önemli filmin senaryosunu yazdı ancak filmlerin başarısı çoğunlukla yönetmenin adıyla anıldı. Oysa Sidran yalnızca bir senarist değil, Bosna edebiyatının önemli şairlerinden, yazarlarından ve akademisyenlerinden biriydi.

Sidran, 2 Ekim 1944’te Saraybosna’da doğdu. Saraybosna Üniversitesi’nde Yugoslav edebiyatı eğitimi aldı, öğrencilik yıllarında Naši dani adlı dergide editörlük yaptı. 1960’ların ortalarından itibaren şiirleri yayımlanmaya başladı. Şiirlerinde Saraybosna önemli bir yer tuttu. Şahbaza, Kost i meso, Sarajevska zbirka, Bolest od duše ve Sarajevski tabut yayımladığı başlıca şiir kitapları arasında yer aldı. 2008’de Bosna-Hersek Bilimler ve Sanatlar Akademisi’nin asli üyeliğine seçildi.

Emir Kusturica’nın kariyer filmlerinin senaristi

Fakat Türkiye’de ve dünyanın büyük bölümünde Sidran’ın adı edebiyattan çok Emir Kusturica sinemasıyla birlikte duyuldu. 1981 tarihli Dolly Bell’i Hatırlıyor musun? ve 1985 tarihli Babam İş Gezisinde, onun sinema kariyerinin dönüm noktalarıydı. Her iki filmin senaryosu da Sidran’a aitti ve her iki senaryoyla da Pula Film Festivali’nde Altın Arena kazandı.

Özellikle Babam İş Gezisinde, Sidran’ın hikâyesini dünya sinemasının merkezine taşıdı. Film, 1985 Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye kazandı. Dönemin TIME dergisi de filmin hikâyesini, Sidran’ın Saraybosna’daki Müslüman bir topluluğun 1949-1952 yılları arasındaki deneyimlerinden şekillendirdiğini yazdı.

Neden Sidran’ın adı Kusturica kadar bilinmedi?

Peki, böyle bir başarıya rağmen neden Sidran’ın adı Kusturica kadar bilinmedi?

Bunun ilk cevabı biraz sinemanın doğasında gizli. Yönetmen, filmin yüzüdür; senarist çoğu zaman jeneriğin içinde kalır. Üstelik Kusturica’nın yönetmenlik üslubu o kadar belirgindi ki filmler zamanla “Kusturica filmleri” olarak anılmaya başladı. Sidran’ın yazdığı hikâyeler de doğal olarak bu sinemasal dünyanın içinde eridi. Oysa Dolly Bell’i Hatırlıyor musun? ve Babam İş Gezisinde söz konusu olduğunda, karakterlerin dünyasını ve hikâyelerin temelini kuran isim Sidran’dı. Filmska Enciklopedija da onu, Kusturica ile yaptığı çalışmaların ardından Yugoslavya’nın önde gelen senaristleri arasında değerlendiriyor.

Bir başka neden ise Sidran’ın esas olarak bir şair ve edebiyatçı olmasıydı. Uluslararası sinema dolaşımı, şiire kıyasla senaristlerin görünürlüğünü artırsa da senaryonun yazarı çoğu zaman filmin yönetmeni kadar markalaşmıyor. Sidran’ın Saraybosna merkezli, yerel hafızadan beslenen edebiyatı da büyük ölçüde kendi coğrafyasının tarihsel ve kültürel bağlamı içinde kaldı.

Üstelik Kusturica ile yollarının ayrılması, Sidran’ın sinemadaki görünürlüğünü daha da sınırladı. İkili, 1980’lerde iki önemli film yaptıktan sonra yeniden birlikte çalışmadı. Sidran, yıllar sonra aralarındaki ayrılığın yalnızca kişisel bir mesele olmadığını, yakın tarihin ve özellikle Yugoslavya’nın parçalanma sürecinin yorumlanması konusunda “uzlaşmaz farklılıklar” bulunduğunu söyledi. Kusturica’nın Sidran’ın üçlemesinin son halkası için çalışmayı kabul etmemesi de ortaklıklarının sona ermesindeki kırılma noktalarından biri oldu.

Bir senaristin ötesinde bir yazar

Sidran’ın hikâyesini ilginç kılan da tam olarak burada başlıyor. Dünyaca ünlü iki filmin senaristi olmasına rağmen adı filmlerin yönetmeninin gölgesinde kaldı. Oysa kendi başına da önemli bir edebiyat ve sinema figürüydü. Şiirleri, romanları, oyunları ve senaryolarıyla Bosna’nın savaş öncesi ve sonrası hafızasını kayda geçirdi. 2011’de yayımladığı Otkup sirove kože adlı otobiyografik romanı da bu kişisel ve toplumsal hafızanın uzantısıydı.

Abdullah Sidran, 23 Mart 2024’te Saraybosna’da, 79 yaşında hayatını kaybetti. Ardında yalnızca Kusturica’nın filmlerinin senaristi olarak değil, Saraybosna’yı şiirinin merkezine yerleştiren bir yazar olarak da okunması gereken geniş bir külliyat bıraktı. Belki de Sidran’ın hikâyesinin en ilginç tarafı şu: Dünyanın tanıdığı filmlerin arkasındaki isimlerden biriydi fakat dünya, o filmlerin arkasındaki yazarı yeterince tanımadı.

Etiketler Sidran Abdullah Sidran Emir Kusturica Saraybosna senarist
Haberler

Diğer Haberler

Gece müzeciliğinde ziyaretçi sayısı 1,3 milyonu aştı
19 Ekim 2026, 10:43

Gece müzeciliğinde ziyaretçi sayısı 1,3 milyonu aştı

Gece müzeciliği uygulaması meyvelerini verdi. Ziyaretçi sayısı 1,3 milyondan fazla olarak kaydedildi.

Şeyh Galib’in gençlik döneminde yazdığı Divan dijital erişime açıldı
8 Ekim 2026, 11:40

Şeyh Galib’in gençlik döneminde yazdığı Divan dijital erişime açıldı

Prof. Dr. İsmail Erünsal’ın yıllar boyunca bir araya getirdiği 525 nadir eser, dijital erişime açıldı.

Altın Koza’da büyük ödül “Bir Arada Yalnız”ın
5 Ekim 2026, 09:54

Altın Koza’da büyük ödül “Bir Arada Yalnız”ın

33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nde En İyi Film ödülü “Bir Arada Yalnız”'ın oldu.

Akdeniz’den 2.100 yıllık sofra takımı çıktı
29 Eylül 2026, 14:08

Akdeniz’den 2.100 yıllık sofra takımı çıktı

Adrasan açıklarında kazısı sürdürülen 2 bin 100 yıllık gemi batığı, antik dönemin sofra kültürü ve Akdeniz ticaretine ilişkin yeni bilgiler ortaya çıkarıyor.

Türkiye Sinema Festivali iki günde 777 bin seyirciye ulaştı
29 Eylül 2026, 12:45

Türkiye Sinema Festivali iki günde 777 bin seyirciye ulaştı

Türkiye Sinema Festivali kapsamında, iki gün boyunca, 777 bin seyirci sinema salonlarında buluştu.

2026 MTV Video Müzik Ödülleri sahiplerini buldu
28 Eylül 2026, 15:14

2026 MTV Video Müzik Ödülleri sahiplerini buldu

Los Angeles’taki Peacock Theater’da yapılan 2026 MTV Video Müzik Ödülleri gecesine toplam yedi ödül kazanan Madonna damga vurdu.

Başar Başarır'dan sıra dışı bir roman: Beni Bir Temiz Dövseler
27 Eylül 2026, 09:55

Başar Başarır'dan sıra dışı bir roman: Beni Bir Temiz Dövseler

Başar Başarır, son romanı Beni Bir Temiz Dövseler'de; evliliğe, ilişkilere ve akan zamana dair farklı pencereler açıyor.

Diyarbakır 10. Kitap Fuarı kitapseverlerle buluşuyor
26 Eylül 2026, 14:03

Diyarbakır 10. Kitap Fuarı kitapseverlerle buluşuyor

Diyarbakır Kitap Fuarı, 26 Eylül-4 Ekim 2026 tarihleri arasında Mezopotamya Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi’nde yapılıyor.

Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin yeni durağı İstanbul olacak
26 Eylül 2026, 10:20

Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin yeni durağı İstanbul olacak

Türkiye Kültür Yolu Festivali, 26 Eylül-4 Ekim tarihleri arasında İstanbul'da.

14 Grammy ödüllü sanatçı Taylor Swift, “The Encore”u duyurdu.
25 Eylül 2026, 16:36

14 Grammy ödüllü sanatçı Taylor Swift, “The Encore”u duyurdu.

Taylor Swift, “The Life of a Showgirl” albümünün genişletilmiş versiyonu “The Encore”u piyasaya sundu.

Helen'in saçı ne kadar önemliydi?
18 Eylül 2026, 16:13

Helen'in saçı ne kadar önemliydi?

Christopher Nolan'ın The Odyssey uyarlamasında Truvalı Helen'i Lupita Nyong'o'nun canlandıracağı kesinleştiğinde, tepki bir gecede ve küresel ölçekte geldi.

Sanat, aktivizm ve dik duruş: Macklemore
18 Eylül 2026, 15:51

Sanat, aktivizm ve dik duruş: Macklemore

Macklemore, küresel üne kavuştuğu ilk günden itibaren kendi ezberlerini bozmayı seçti.

Bültenlere Abone Ol

E-posta adresinizi girin ve ilgilendiğiniz bültenleri seçin.

Aboneliğiniz Tamamlandı!

E-posta adresinize onay mesajı gönderildi. Seçtiğiniz bültenler artık gelen kutunuzda olacak.